Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
11618
 

Bir bilene sordum!.. (2)

Bir bilene sordum!.. (2)
 

Mânevî yanmanın maddî yanmaya nisbetle daha uzun sürmesindeki sebeb nasıl izah edilebilir?....................................................


"Bir Bilene Sordum!"başlığı altındaki yazım, İnternette ICQ programında sorduğum suallerle ilgiliydi...

Henüz İnternet denilen o harika şey hayatlarına girmemiş okuyucular ne yapacaktı. Bazı bilgilerden mahrum mu kalacaklardı... Buna gönlüm razı olamazdı.

Evet! ..

Devamını da sizlere arz ediyorum. Değerlendirmek ve yoruma girmek sizlerin elinde...

Mânevî yanmanın maddî yanmaya nisbetle daha uzun sürmesindeki sebeb nasıl izah edilebilir?..

Maddi yanma hücre yenilenmesiyle geçer; evladını kaybeden annenin yanması neyle ve ne kadar zamanda geçer?..

Allah'ın iki elinin olmasını, bir anlamda enfüsî ve âfâki boyutlar şeklinde kabul edebilir miyiz?..

İki el, İLİM ve KUDRET sıfatlarıdır... İLMİ, bâtın; KUDRET'i de zâhir -açığa çıkış- olarak değerlendirebilirsin belki; ama tam anlamıyla kapsamaz!..

Peygamberlerde bulûğ çağından önce görülen olağanüstü haller nasıl açıklanabilir?

Fıtrî istidat gereği melekî kuvvetlerin açığa çıkışı...

Varlığın "tek" oluşu dikkate alındığında Vahiy, Kudsî Hadis ve Hadis arasındaki farkları açıklar mısınız?..

AFY'ye... Bu konuyu "Tek"lik ifadesi kullanarak sorduğuna göre, tekten çoka bakış açısıyla çözmek gerekir. Vahiy melekî boyutun beşerî boyuta müdahalesidir. Kudsi hadiste ise, melekî boyuttan algılananın beşeri veri tabanına dayalı bir şekilde açığa çıkmasıdır... Hadis ise, İlahi ilim ve sistem muvahecesinde insanlara içinde bulundukları şartlara göre, onlar düzeyinden açıklamalardır...

İnsanın kendi hissettiği, idrak ettiği şeyleri, klasik anlam dışında bir tesbih ve dua şeklinde kabul edebilir miyiz?

İnsanın tesbih ve duasının bir kaç boyutu vardır... Bazen bir boyutta yaptığın tesbih ve dua diğer boyuttakine ters düşer... Bu yüzden de en içteki boyutta yaptığın tesbih ve duanın sonucu senin için oluşur daima... Ve sen ben şöyle dua ettim, tesbih çektim ama neticesini göremedim, dersin..

Bu sebepledir ki, kişinin, dilindeki dua ve tesbihinden öte; düşüncesindeki ve halindeki dua ve tesbihi daha önemli ve geçerlidir... Tıpkı şeytanın la havle çekmesi, euzü çekmesi gibi... o da dua ve tesbih etmektedir... daha öncesi sohbetleri izleyenler bunu anlayacaklardır...

Neden "Lâilâhe illallah" denir de; "Lâ ilâhe iller rahman" veya "Lâ ilâhe iller rahim" denmez?..

Rahman veya rahim ismi belli sıfatlara işaret eden isimdir.. Oysa "ALLAH" ismi orijin varlığa işaret eden isimdir... Benim pek çok vasfımdan, sıfatımdan birine işaret eden isim ile, bana işaret eden arasıdaki fark neyse, "Allah" ile "Rahim" arasındaki fark da, sanki öyle gibidir...

Ehli beyt, Kur'an'a tamamen ayna olma vasfını taşıyor mu?

Ehli beyt, fıtratları kadarıyla Kur'an'dan aksettirirler...

Herhangi bir şeyi değerlendirme, beyindeki genetik özelliklerin ve astrolojik etkilerin tesiri ile şekil alır. Bu boyut yaşadığımız düzeyi oluşturur. Ahiret hayatında aynı astrolojik etkiler devam edeceğine, ruhta da dünya üzerinde mevcut genetik kayıt olduğuna göre, ahiret boyutunda başkalaşım yavaşlatılmış bir şekilde mi olacaktır. Belirtildiği gibi dünya hayatındaki değerler ahiret yaşantısında hükmünü yitirmekte midir?

Evet!..

* Efendimiz (a.s.) halifelerinin cuma namazlarında yaptıkları hutbelerin farz oluşunun altında yatan espiri neye dayanmaktadır?..

* Cemaatin, yöneticisinden haberdar olması ve onu dinlemelerinin farziyetine işaret eder... Bu dediğim, şeriattaki farziyet anlamında değil, gereklilik anlamındadır...

* Bir hadiste Efendimiz (a.s.): "Ümmetimin ihtilâfı rahmettir" demektedir. İhtilafın rahmet oluşu ne demektir? Hz. Musa'nın ümmetini 12 fırkaya, Efendimiz'in (a.s.) ümmetini 72 fırkaya ayırması ile bir bağlantısı Var mıdır?..

* Hayır ... ayrı konulardır... Birincide bahsedilen ihtilaf, araştırmayı teşvik anlamında kullanılmıştır. İkinci de ise, işin hakikatından sapmalar anlamında...

* Hz. Ali, söylediği görmediğim bir Rabbe kulluk etmem nüktesi ile neyi anlatmak istiyordu?

* Kendisindeki enfüsi ve âfâki müşâhadenin tam oluşunu... Dolayısıyla Aynel Yakin müşahade sahibi oluşunu!..

* İlham meleği ile vahiy meleği arasında ne gibi fark vardır?

* Aynıdır... Fark yoktur... Gelen kişiye göre biz ilham veya vahiy diye ayırırız... Gelen kişi Rasül veya Nebi ise vahiy deriz; velî ise ilham... Sâdık olması şartıyla... Sezgi ile ilhamı karıştırmamak gerekir...

*Tasavvufta geçen Hullet makamı Hz. İbrahim'e mi aittir?

* O'nda sembolize olan fakat daha sonraki insan-ı kâmillerde de açığa çıkan bir tecellidir... Asaleten O'na; veraseten de O'ndan sonra gelmiş olanlara aittir...

* Hakikatı Ahmediyet makamını izhar eden bir birimin ilmi ne yönlüdür?

* Hakikatı Ahmediye izhar edilmez!.. Edilemez!..

* Hz. Rasululla'in "İnsanın Kâbe'ye gözü değdiği vakit; Allah'tan ne dilerse olur." hadisine göre gerçek "dua" mı kastedilmektedir?.. Şayet bu şekilde ise bu fonksiyon bir insanda nasıl meydana gelir?..

* Gözden (nazar=bakış) murat, Kâbe'nin hakikatına yönelen şuurdur...Öyle olursa, sonucu da oluşur!.. Kâbe'nin hakikatına nazar edebilenin edeceği istek de oluşur zaten!..

* Bir rivayete göre; Beyazıd-ı Bestami ve İsa (a.s) İsrafil'in kalbindedir, denmektedir... Bu hadiste İsa (a.s) ile Beyazıd-ı Bestami'nin müşterek olan yönleri nedir? açıklar mısınız?. .

* Teşbih hakikatının fıtratlarında ağırlık kazanmış olması...

* Efendimiz bir hadisinde "Şâban ayının ortasında oruca başlamayın." demektedir. Açıklar mısınız?..

* Bu Ramazan'ı onbeş gün öncesinden başlatanlara söylenmiş bir sözdür... Ramazan tam bir aydır bu sürenin bu adetle uzama tehlikesine binaen o gün için yapılan bir uyarıdır...

* Efendimiz (s.a.v) Cennette yenen ilk yemeğin balık ciğeri olduğunu söylüyor, kastettiği acaba nedir?..

* Onu cennete gidersem anlayacağım...

* Vahdet-i Şuhûd ile Şuhûdu Zat arasında ne fark vardır?..

* Vahdet-i Şuhûd ile Şuhûdu Zat arasındaki farkı anlatabilecek bir mertebede olmam için benim Şuhudu Zat mertebesinde, yani Zamanın İnsanı Kâmili olmam gerekir.. Oysa ben bir garibim!..

* Beni İsrail Nebileri Hz. İsmail'in mi yoksa Hz. İshak'ın soyundan mı geliyor?...

* İncelemediğim bir konu... Beni fazla ilgilendirmediği için... Bilmiyorum...

* * *

Değerli okuyucular!..

İlki yayınlanan "Bir Bilene Sordum!.." başlıklı yazının bir bölümü; "Bugün de biz Hz. Muhammed (a.s)'i, getirdiklerini tasdik ve kabul ediyor, ama müslümanlığı kabul etmiyoruz." şeklinde idi...

Bu cümle bazı okurlar tarafından tenkide maruz bırakılmıştır. Anlatılmak istenen cümlede; "Hz. Resülullah'ın (a.s.) getirdiklerini kabul ediyoruz fakat, uygulamada aynı hassasiyeti gösteremiyoruz." denmek istenmiştir. Allah muin'imiz olsun.

 

Ahmed F. Yüksel

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 580
Toplam yorum
: 1826
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10701
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Akşam Gazetesi, Radikal Gazetesi, Piyasalar Dergisi, Yedi İklim, Türk Edebiyatı, Yeni Dünya, Popü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster