Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '07

 
Kategori
Trafik
Okunma Sayısı
1630
 

Bir bilinmeyenli denklem!

Bir bilinmeyenli denklem!
 

Tarihi tam olarak hatırlayamıyorum bir trafik hikayesidir anlatacağım. Bir hikaye aslında ama herzaman bir soru olarak kalıyor aklımda.

Günlerden birgün saat akşam üzeri 6 civarı. Kağıthane'den çıktım ve kestirme olduğunu umduğum bir yoldan Akmerkez'e gidicem. Akmerkez'e gidişim de bir kaç dakikalığınada olsa sevgilimi görmek sebepli. Geç saate kadar çalışacağından gün içerisinde göreyim dedim. Neyse efendim çıktık yola gayet normal seyrimizde gidiyoruz. Tam köşeyi dönüp levent yol ayrımına gelecekken ki burası yeni açılan "yaşam merkezi" miz Kanyon'un alt sokağı oluyor. Ne zaman ki orda frene bastım 45 dakika boyunca olduğum yerden kıpırdayamadım.

Şimdi hadi canım 45 dakika değildir sen uyduruyorsun diyebilirsiniz tabi ki. Ancak şöyle bir durum var, frene bastığım andan itibaren nasılsa trafik var diyerek taktığım mp3 cd sinde bulunan şarkıların en az 3 dk olduğunu hesaplar ve benimde şarkıları sonuna kadar dinlediğimi de hesaba katarsak, tam 13 şarkı dinlemiş olduğumu farkettiğimden eminim bu dakikadan. Tabi ortalaması bu bazı şarkıların daha uzun sürdüğüde kayda değer bir kanıt olsa gerek.

Neyse frenden ayağımı çekip gaza bastığım andan itibaren 5 dakikada Akmerkez'e ulaştım. Şimdi soracaksınız e tamam gitmişsin sorun ne diye. Sorun şu, ilerlemeye başladığımda ileride ne bir kaza, ne bir ışık nede sağa çekip 4'lülerini yakmış bir araba nede trafiğin bu kadar tıkanmasını sağlayacak birşey olmayışıydı. Yani herkes oturdu biraz dinlenelim mi dedi ara sokakta bunu anlayamıyorum ben. Yani tüm yol açıkken 5-10 araba genişliğinde ki yolun kilit halini almasını anlayamıyorum. Bu bir sorun mu yoksa İstanbul'da trafik oluşuna alıştığımızdan mı sesimiz çıkmıyor bilmiyorum ama ben bu olaya bir mana veremiyorum. Yani bir insan için en değerli şey olan zamanın böyle anlamı bulunamayan bir şey yüzünden ziyan olması beynimi meşgul ediyor.

Tamam İstanbul, tamam trafik evet bunlar zaten yıllardır kabul edilmeye başlanan sorunlar ama, bir anlamı olmalı diye düşünüyorum. Sonuçta 45 dakika orada bekleyen ben değil hamile ve sancısı olan bir kadın olabilirdi ve o ara sokakta ikinci bir arabanın geçmesine asla müsade edecek bir genişlik yok. Ya da bu yetişmeye çalışan bir yaralı olsaydıda hani o gelemeyen ambulanslara inat arabasıyla götürüyor olsaydı insanlar o hastayı? Denklem haline gelmiş trafik hakkında yazmak çok mu saçma acaba artık?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

istanbulun her cm karesini sevdiğinden? bir daha düşün bence:) selamlar.

Başak ALTIN 
 08.02.2007 20:20
Cevap :
Ya evet sorduğunuzda tekrar düşündümde seviorum gerçekten.Nefret ediyorum desem bile içimde bir sevgi besliyorum herzaman :)Hoşgeldiniz :)  08.02.2007 23:18
 

gerçekten günümüzün en önemli konusuna değinmişsin,sadece bu anlattıklarına sebep olan trafik yüzünden bazen insan memleketinden nefret bile edebiliyor,toplu taşıma konusunda da son zmnlarda yol aldığımız görüoruz ama hala trafikde sorun azda olsa ilerlemiyor,bence özellikle köprü konusuna çözümler bulunmalı,mesela ulaşımı daha fazla denize taşımalılar,otobüs minübüsler azalmalı,trafiği bunlarda çok etkiliyor.

Sinem1903 
 08.02.2007 15:07
Cevap :
Nefret etme yinede memleketten.Trafik flnda olsa genede yaşanmaya değecek bir çok özelliğide yok değil!  08.02.2007 18:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 42
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 963
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Yoktur hakkımızda söylenecek söz... Hakkımız da yoktur, hakkımızda birşey söylemeye zaten... Bir eli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster