Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '19

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
161
 

Bir Bloğun Anımsattıkları

Yıl 1993, henüz askerden yeni gelmişim.

Bir on veya yirmi sene sonra nerede görmek istediğimi sordum önce kendime.

Zira ortaokuldan bu yana hem okuyan hem de çalışan biri olarak ticaretin çok karlı ama aynı zamanda çok riskli taraflarının da olduğunu gayet iyi biliyordum.

“Aldığım eğitim doğrultusunda kapağı kamuya atayım” sonucu kesinleşmişti kafamda.

İki yükseköğretim kurumu, İl Sağlık, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve o zamanların KİT (Kamu İktisadi Teşekkülü) kuruluşunun da aralarında bulunduğu yedi ayrı kamu kurumunun sınavına başvurdum.

Sınavlar peş peşe idi. Altısında ilk on da olmak üzere yedisinin de yazılı sınavını kazanmıştım. Sıra mülakatlara gelmişti...

Merhum Kemal Sunal’ın bir filmi vardı. Hatta yanılmıyorsam adı da “Bekçiler Kralı” hani kuyruklarda birbirleriyle tanışıp, evlenip, yine kuyruğun birinde elinde bir bebek ile Bekçiler Kralı'na gelip "bir oğlum oldu" diyordu ya adam…

İşte o hesap, bu sınav kuyruklarından tanıdığımız iki arkadaş tanışıp, bir başka sınav kuyruğunda tanışıklıklarını ilerletmiş, mülakatlar falan derken evlenip yuva kurmuşlardı. Gülmeyin ama “olur muymuş hiç diye?” Oldu işte ve ben şahidim. Çok da değil yani, sene 1993…

Neyse efendim, konuyu dağıtmadan gelelim mülakat mevzusuna, yedi ayrı kurumun yedi ayrı mülakatında beş ayrı (ikisinde hiçbir sıkıntı yoktu) macera yaşadım.

En enteresan olanını klavyem döndüğünce sizlere aktaracağım. Bu KİT kuruluşunun mülakatına da diğer mülakatlarda olduğu gibi verilen saatten 15 dakika önce mülakat yerine varmıştım. Bir hizmetli arkadaş elindeki listeye göre üçer üçer bizi içeriye alıyor sonrasında da ismi okunan mülakat odasına giriyordu.

Adım okundu, tabii bende gram heyecan yok, zira bu benim beşinci mülakatım bir nevi şerbetlenmişiz yani…

Girdim içeriye, üç masa yan yana birleştirilerek konmuş, üzerlerinde bordo renkli masa örtüleri ve masanın üstünde envai çeşit içecekler. Vatandaşlar sanırsınız temmuz sıcağında tarlada çapa sallıyorlar da susuzluktan yanmışlar gibi…

Neyse, ad, soyad, nerelisin vs. soruları başladı. Tabii amaç konuşturmak ve iletişim vb. gibi kıstasları ölçmek diye düşünüyorken, içlerinden biri sırıtarak “Söyle bakalım eşekte kaç vites vardır” deyiverdi. Demekle kalmadı “ben seninle dalga geçiyorum haa!” cümlesini de jest, mimik ve vücut diliyle de ekleyiverdi.

Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. En az bi on beş, yirmi saniye sustum, yutkundum ve sonra “Ben insan cinsindenim, eşek cinsine çok yabancıyım, bilmiyorum. Bu sorunun cevabı siz de olsa gerek zira aynı cinse benziyorsunuz” dedim ve dönüp kapıdan çıktım.

Tabii bahçede mülakat için bekleyenler, içeriden çıkan herkese merak içinde soruyorlardı “Ne sordular?” falan diye.  Benim binadan öyle bir çıkışım vardı ki sormayın. Kızgınlığım suratıma nasıl yansımışsa hiç kimse bir şey sormaya cesaret bile edememişti.

O zamanlar Reha Muhtar’ın Show Tv’de akşam haberleri çok meşhurdu. “Acı var mı, acı?” sloganları havada uçuşuyor, nerede torpil, pahalılık, kaza, hastane rezaleti vs. gibi haberler varsa peş peşe ekranda yerine alıyordu...

Ertesi gün Reha Muhtar’a etraflıca bir mektup yazıp APS (Acele Posta Servisi) ile gönderdim. O zamanlar böyle internet falan yoktu varsaydı da henüz biz halka inmemişti :))

Tabii bu mektup içeriği haberlere yansımadı. Taa ki aynı kurumun, yaklaşık  dört sene sonra 170 işçi alımındaki mülakatta da aynı soruyu sorana dek! Bu sefer nasıl olduysa olmuş basına yansımış hatta Reha Muhtar’ın akşam haberlerinde de başköşeyi kapmıştı :))

Aslında bende yaşanmış birkaç garip mülakat anısı daha var ama konuyu uzatmayacağım. Kerim (Korkut) arkadaşımızın “Mülakat Sistemi Merak Konusu” başlıklı bloğunu okuyunca debreşen mülakat anılarımdan birini yazmak istedim.

Evet, mülakat sistemi de içinde insanın var olduğu diğer pek çok sistem gibi suistimale açıktır ve bugünlerde bu mülakat başlığı çeşitli nedenlerle torpil mekanizmasının ciddi bir aracı haline gelmiştir.

Tıpkı 1993 yılında olduğu gibi.

Adalet Bakanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünün mülakatında sıramızı beklerken ismimizi okuyup bizi içeri alan görevlinin “Cebinde CHP il yönetiminden veya ADD’den kartı olmayan boşuna heveslenmesin” dediğini dün gibi hatırlıyorum…

İşi ehline verin” buyuran peygamberin nasihatini bile tut(a)mayan ümmetiyiz işte!

Yanlış, her zaman yanlıştır ama mülakatsız alımlarda da ciddi sıkıntılar bulunmaktadır.  Yine Kerim arkadaşımızın bloğuna yazdığım yorumda da belirttim, burada tekrar etmeyeceğim.

Şu asla unutulmamalıdır ki; “Kişi torpille girdiği işten aldığı her bir kuruşta kul hakkı vardır” ve Rabbim bizlere “Bana kul hakkıyla gelmeyin” buyurmaktadır…

Merak edenler için Kerim Korkut'un "Mülakat Sistemi Merak Konusu" isimli bloğu...

 

Madem sene 1993 dedik, Sezen Aksu'nun 93'de çıkardığı "Deli Kızın Türküsü" albümünden "Tenna" gelsin. Tıklayınız efendim...

 

Dr Atanur Yıldız bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mülakatlara bir standart getirilmesi ve hakkaniyetle yapılması lazım. Kalemine ve yüreğine sağlık.

Dr Atanur Yıldız 
 08.11.2019 8:24
Cevap :
Eyvallah Kıymetli Doktorum. Lakin ben mülakatlardan ziyade insanlara bir standart getirilmesi taraftarıyım :)) Şaka bir yana ahlaklı insanlardan oluşacak bir toplumun her şeyi düzgün olacaktır ve İnşaallah bir gün bu da olacaktır. Ümit mi? Ümitsiz olmuyor doktorum… Sağlıcakla Kalın İnşaallah…   08.11.2019 16:28
 

Maalesef ki,ülkemizde durumlar böyle ve aslında da hep böyleydi.Sadece bu kadar alenen yapılmıyordu eskiden.Belki de iletişim araçları şimdiki kadar çok olmadığından,biz duymuyorduk,kim bilir?Yalnız,soruya verdiğiniz cevabı takdir ettim.Herkesin verebileceği bir cevap değil gerçekten.Saygılar ve selamlar efendim...

fisun gökduman kökcü 
 06.11.2019 9:36
Cevap :
Selamlar Fisun Hanım. Evet "Aslında hep böyleydi" ben artık bilginin hapsedilemediğinden dolayı pek çok konuda oldugu gibi bu konunun da daha görünür olduğu kanaatinize katılıyorum. Şimdi bile düşündüğümde edep dairesi içinde verilebilecek en iyi cevapmış gibi geliyor.:)) Sağlıcakla ve Huzurla Kalın İnşaallah...   06.11.2019 11:53
 

Nüfus kimliğime göre doğum günümde yazılmış bu yazı, tesadüf benimle de ilgili. Teşekkür ederim. Mülakatla ilgili bir diğer yazım http://blog.milliyet.com.tr/ise-girislerde-mulakat-yapilmasi-birilerini-torpille-ise-almak-icindir/Blog/?BlogNo=395955

Kerim Korkut 
 05.11.2019 22:19
Cevap :
Selamlar Kerim bey. Tevafuk, belirtmiştim bu minvalde bir blog yazacağımı ama doğum gününüze rastlaması enteresan olmuş. Nice huzurlu, sağlıklı ve hayırlı ömürler diliyorum size sevdiklerinizle birlikte olması temennisiyle... Sağlıcakla Kalın...  06.11.2019 11:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 371
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2248
Kayıt tarihi
: 05.04.08
 
 

1972 Haziranında  Eskişehir'de doğdum. Edirne'de ikamet ediyorum. Duygu ve düşüncelerimi yazıya d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster