Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
183
 

Bir bombalama ve telef olan 35 can

Bir bombalama ve telef olan 35 can
 

2011 yılının son günleri bile hep sıkıntı ve üzüntülerle geçti. Son haftalarda terörle mücadeleyi iyice hızlandıran Türk Silahlı Kuvvetleri bir hata yaparak terörist olduklarını düşündükleri bir grubu bombaladılar ve otuzbeş can telef oldu. Olaydan hemen sonra Hüseyin Çelik tarafından yapılan açıklama aslında öylesine bir açıklamaydı. Bana göre hükümet de bir şaşkınlık içinde ve ne olduğunu anlayamamış durumdaydı. Ardından da televizyonlarda hemen tartışmalar ve yorumlar başladı.

Efendim, masum köylüler bombalanarak öldürüldü...”

Yok, onlar köylü değildi, kaçakçıydı...”

Sevgili okuyucu, gerçekten de ortada çok önemli bir durum var. Bizler belki burada tam olarak algılayıp hissedemiyoruz, ama terörle mücadelenin yoğun olarak yapıldığı o coğrafyada sanırım sinirler iyice gerilmiş ve bazı şeyler adeta pamuk ipliğine bağlı. Hayatla ölüm arasındaki mesafe çok kısalmış, adeta iç içe olmuşlar.

***

Önce yukarıdaki saçma tartışmaya bir cevap verelim; orada bombalananların köylü ya da kaçakçı olmaları 35 canın telefi için elbette ki bir mazeret değildir. Kaçakçıysa yakalar, yasalarla öngörülmüş cezasını kesersin. Ama bu ceza bombalayarak öldürmek değildir. Ama tartışmaların satır aralarından başka gerçekler de ortaya çıkıyor.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin açıklamasına göre o güzergah masum sivillerin yaşamadığı, teröristlerin Türkiye'ye sızdığı güzergahmış. Terör örgütü militanları o güzergahtan katırlarla silah geçirirlermiş.

O bölgenin köylüleri de Kuzey Irak'tan mazot kaçakçılığı yaparlarmış. Yine o mazotları aynı güzergahtan katırlarla Türkiye'ye geçirirlermiş. İşin ilginç yanı, devlet de bu kaçakçılık işini bilir, ama bir topan ekmek yesinler diye görmezden gelirmiş. İşte birinci sorun burada başlıyor. Devlet hangi gerekçeyle olursa olsun, kanunsuzluğu görmezden gelemez. Gelmemeli. Eğer o bölge insanı gerçekten zor durumdaysa, iaşelerini teminde acze düşüyorlarsa bunun çözümü o insanların yasadışı işlerine göz yummak değildir. Sosyal devlet bu sıkıntılara yasalar çerçevesinde çözüm getirir. Gerekirse istihdam sağlarsın, olmuyorsa sosyal yardımlarla desteklersin. Ama hiçbir zaman “git kaçakçılık yap da ben görmezden geleyim” demezsin. Eğer bu dendiyse, bu insanların bu türlü kaçakçılık faaliyetlerine göz yumularak yurttaşlarımızın canı tehlikeye atıldıysa bu 35 canın birinci dereceden vebali olayı görmezden ve bilmezden gelen devlet görevlilerinindir. Dünyada hiçbir devlet vatandaşını suça teşvik etmez.

***

Bana göre bu olayda ikinci en önemli suçlu medyadır. Özellikle Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı sürekli eleştiriyi demokrasi aşkıyla açıklayan bir kısım gazete ve televizyonlar insansız hava araçları tarafından daha önceleri bu türlü hareketlerin görüntülerinin alınmasına rağmen gereğinin yapılmadığını iddia ederek teröristlerin gerçekleştirmiş olduğu karakol baskınlarında vermiş olduğumuz şehitlerin sorumlusu olarak komuta kademesini göstermişlerdi. O günlerde iddialar gayet açıktı. İnsansız hava araçları terörist görüntülerini iletmiş, ama ordunun komuta kademesi gereğini yapmadığı için karakollarımız baskın yemişti. Bu iddiaların sonunda adeta komutanların bilerek ve isteyerek bu baskınlara göz yumduğu bile ima ediliyordu. Bu türlü ihanet suçlamaları da bu son olayda fevri davranılmasına neden olmuş olabilir. Asker teröristlerle aynı güzergahı kullanan bu insanları baskına hazırlanan terörist olarak değerlendirmiş ve medyanın önceki yüklenmelerinden de etkilenerek aceleci davranmış olabilir.

***

Son söz; 35 can telef olmuştur. Ama görüyorum ki, kasap et derdinde, koyun can derdinde misali. Ölenlerin yakınları büyük bir acı içinde yas tutarken bazıları hemen siyasi rant hesapları içinde ortalığı ayağa kaldırma çabasına girdi. Şimdi herkes herkesi suçlayacak. Başarılara sahip çıkmakta yarışanlar başarısızlıkta ya da kusurda suçu başkalarının üstüne atma yarışına girecek.

Ama ortada bir gerçek var; 35 can yitip gitti.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Milliyet.com.tr sitesinden 87 kez görüntülenmiştir

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 530
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster