Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
121
 

Bir Buçuk, Tembel, Koltuk

Normal şartlarda bir insan bir yerde sürekli yatabilir veya oturabilir ve bunun birçok nedeni olabilir gerçek nedenini bilmeden yorum yapmak doğru değildir.

Yatakta sürekli yatan birisi eğer cinsi farklı bir türse kış uykusuna yatmış olabilir, irsî olabilir, öyle öğrenmiştir, doğrusunun öyle olduğunu sanabilir veya kavun karpuz misali de olabilir.

Eskilerden rivayet edilir; Padişahın biri tembellerin tembellik derecelerini öğrenmek için onları büyük bir binaya toplamış ve emir buyurmuş, bu adamlar ne isterlerse verin, yesinler, içsinler, çünkü bunlar tembel olduklarından bunların ihtiyaçları emrim gereği beytü’l maldan karşılansın. Tüm tembeller toplanmışlar ekmek elden su gölden, ancak tembellerin sayısı Hacı Bayram Veli’nin müritleri gibi arttıkça artıyor, padişah tüm tembellerin binada toplandığından emin olduktan sonra emir buyurmuş; binayı ateşe verin! Tembeller fareler gibi kaçışmaya başlamışlar, ta ki iki tane tembel kalmış içerde.

-Tembelin biri sigarasını yakacak ama sigarayı ağzında tutmuş tavana bakıyor vaziyette gören tembel arkadaşına sormuş.

-Ne bekliyorsun öyle? Diğer tembel çatıdaki yanan parçayı göstererek;

-Şu yanan ağacı görüyor musun?

-Evet görüyorum.

-İşte o ağaç parçası yanınca birazdan aşağı düşecek.

-Eee

-İşte o parça aşağı düşünce ben de onunla sigaramı yakacağım.

Duruma tanık olan padişah görevlilere yangını söndürmelerini emretmiş. Ve inanmış ki bu adamlar gerçekten tembeldirler, yani umutsuz vakalar, diğerlerinin bundan sonra iş bulup çalışmasını kalan iki tembelin de bakımının üstlenilmesini buyurmuş. Öyle ya adamlar tembellikte cayır cayır yanan binadan dışarı çıkmadıkları gibi çatıdan düşen korun adamlara yakın bir yere düşmesini ve onunla sigara yakmayı ummak ancak ancak ileri derecede tembellerin işi olsa gerek diye düşünmüş olmalı.

Hacı Bayram Veli’nin konuyla ne alakası var diye düşünülecektir. Hacı Bayram Veli malum önemli bir ermiş ve bir sürü de müridi var. Padişah Hacı Bayram Veli’nin kendisine saygıdan müritlerine vergiden muaf olduğunu ve askerlik hizmetine alınmalarına gerek olmadığını duyan hemen herkes Hacı Bayram Veli’nin müridi oluyor. Ancak bir yandan da gerçek müritlerin sayısının bilinmesi gerekiyor. Hacı Bayram Veliye zamanın padişahınca mektup yazılıyor, mürit sayısı nedir? Kaç tane müridi vardır bildirilmesi isteniyor.

Yer, yine Ankara. Tarih, 14. asrın sonları. Bundan altı asır kadar evvel. Vergiden ve askerlikten muaf tutulan Hacı Bayram Veli Hazretlerinin müritleri, günden güne çoğalmaktadır. Devrin padişahı Sultan II. Murad, bu durumdan kuşkulanır. Bir ferman hazırlatıp gönderir. Hacı Bayram'a, sadık müritlerinin sayısını bildirmesini emreder.

Hacı Bayram ise, gelen hükümet görevlilerine "Benim sadece bir buçuk müridim var" diyerek, bir imtihan zemini teşkil eder: Sırf imtihan maksadıyla, kendisine halis mürit olanları Allah için kurban edip keseceğini söyler.

Neticede, bütün müritler dağılıp gider. Sadece bir kadınla bir erkek "Canımız şeyhimize fedâ olsun" diyerek kalır.

İşte, yüz binlerce müridi olduğu tahmin edilen ve zamanın hükümetini endişeye sevk eden Hacı Bayram’ın gerçek mürit sayısı budur: Bir buçuk mürit!

Koltuklar çok değerlidir, o yüzden tahtlar oldukça fazla süslenmiştir. Geçi bazı ülkelerde kafada bulunan taçlar da oldukça gösterişlidir. Belki oturulan tahtlarda taşınan bir zamanların kral ve kraliçeleri statüleri gereği sadece koltukları değil elbette koltuğun konforunu da sağlamakla mükellef olan ciddi bir çoğunluk vardır.

Yine bazı kimseler tıpkı yukarıda tembeller hikâyesinde olduğu gibi koltuk için de değerli şeyler söylemişlerdir. Kıskançlık sebebiyle de söyleniyor olabilir ancak sürekli oturanlarla ilgili de birçok hikâye anlatılabilir. Belki ayakları yoktur, yürüyemez, ya da uzunca bir süre yürümediği için yürümeyi unutmuştur malum sağırların konuşamamalarının en önemli nedeni duyamamaktır veya daha başka nedenler de olabilir ki; saymakla bitmez. Gerçek nedenlerini öğrenmeden hiç kimse ve hiç kimsenin eylemleri hakkında tam ve doğru bir kanıya nasıl varabiliriz?

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1000
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 215
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster