Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '15

 
Kategori
Ekolojik Yaşam
Okunma Sayısı
5172
 

Bir Çamur Sıva Yolculuğu

Bir Çamur Sıva Yolculuğu
 

Geleneksel yapılara duyduğum ilgi, bu yapıların insan doğasına ve evrenin doğasına uyumlu olmasından kaynaklanıyor. Bunun fark ettiğimde, yani bir taş yapının ya da kerpiç bir evin, bir mağaranın ya da ağaç dallarından yapılmış bir korunağın bana hissettirdiklerini sevmeye, daha çok sevmeye başladım. Beton bir yapıda uyumanın, uyanmanın velhasılıkelam yaşamanın insanda bıraktığı etki ise çok daha farklı; kelimenin tam anlamı ile 'yapay', 'soğuk' ve 'bloke edici'. İtiraf edeyim içinde olmak istemediğim türden...
 
Hal böyle olunca duvarları çamurla sıvanmış, ocağında ateş yakabileceğim, soba ile ısınabileceğim, dumanı tüten bir evde yaşamak düşüncesi ile artık içinde yaşanılmayan ve yıpranmış bir köy evi edindik. Ve başladık aslına uygun onarmaya...
 
İşimiz kolay değildi. İşin içine girdikçe bir zamanlar burada yaşamış insanların ne düşündükleri, neyi nasıl yaptıkları önümüze bir bir dökülmeye başladı. Farklı düşündüğümüz noktalar da çıkıyordu çıkmasına ama eski haline sadık kalarak onarmaya devam ettik.
 
Evimiz, geleneksel ahşap iskeletli bir yapıydı. Vakti zamanında üzerine yapılan çamur sıvalar dökülmüştü. Yatay ahşap taşıyıcılar üzerine atılan çaprazlardan sonra 'dizeme' olarak anılan dikey olarak yan yana yerleştirilen tahta aralıkların çamur sıva ile doldurulması gerekiyordu. Önce fazlaca yıpranmış, içi boşalmış, tahta kurtları tarafından istila edilmiş olanları değiştirdik. Bu hem adına 'öz' denilen ana yatay taşıyıcıları hem de kimi dizemeleri değiştirmemiz anlamına geliyordu. Bu etap düşündüğümüzden daha zorlu oldu. Zira yatay taşıyıcıları değiştirmek o kadar da kolay değildi. 
 
Bu işlem tamamlanınca çamur sıva hazırlıklarına başladık. Çamur sıva geleneksel bir 'yol'. Hemen hemen Anadolu'nun tüm köylerinde var olan, eski zamanlardan günümüze kadar varlığını korumuş olan bir bilgi. Uygulamada ise usta bulmakta zorlandığımız bir konuya dönüştü maalesef!
 
Bizim edindiğimiz köy evi, 85 yaşında olmasına rağmen, büyük bir kısmı dökülmüş olsa da üzerinde çamur sıvası hala duruyordu. Ki araştırdığımız kadarıyla gerçekten kil oranı uygun, iyice karılmış ve beklemiş, saman ve toprağı ideal karışan bir çamur sıvanın ömrü çok daha uzundu. Mesele bir usta bulabilmekti. Köyden, kentten konu hakkında bilgisi olan olmayan pekçok insan kolaylıkla çamur karabileceğimizi ve sıva yapabileceğimizi söyledi ama doğrusu biz işin bir püf noktası olduğunu düşünüyor ve onu anlamaya çalışıyorduk. Mevzu, zor ya da kolay olması değildi 'doğru' yapılmasıydı ve o doğruyu arayıp bulmamız gerekiyordu. Uygulamada işin işine girince neyin doğru olduğunu keşfettik ama yapılan bazı hatalara da engel olamadık!
 
Nihayetinde bir usta bulduk ve işe koyulduk. Kil oranı % 25 civarında köye yakın bir yerden toprak aldık. Köyün hemen hemen tüm evlerinin çamur sıvasının alındığı bir topraktı bu. Evin büyüklüğü sebebiyle 4 traktör toprak geldi. 4 traktör toprağa 45 harar'ı aşkın saman ilave edildi. İki kere çamur karıldı. İlk önce dış sıvadan başlanılacağı için bu toprak ve samanın içine kireç katıldı. Bir traktöre 7 torba kireç katılmasını uygun gören ustalara bunun sebebini sorduk. Kireç katılmasının gerekli olup olmadığını, ne işe yaradığını ve bu oranı neye göre belirlediklerini...
 
Ustaların bu konudaki açıklaması, çamura katılan kirecin yağmurdan etkilenmeyeceği ve dökülme yapmayacağı yönündeydi. Kafamız zaten yeterince karışmıştı. Aldığımız cevaptan da tatmin olmamıştık. Normal şartlarda işin nasıl yapılacağını onlara bırakmanın daha uygun olacağını düşünüyorduk. Ancak karşılıklı birbirimize bilgi vermek almak akışında maalesef sorun yaşıyorduk. Sözü uzatmayalım, kireçle ilgili kafamızda soru işaretleri olmasına rağmen müdahale etmedik ama 7 torbayı 5 torbaya indirdik. 
 
Sıva öncesi binaya rabis teli çakılıp çakılmaması kafamızı kurcalayan bir diğer konu oldu. Daha önce çamur sıva yapmış kimi dostların görüşünü aldık. Tele gerek yok dediler. Çamur sıva organik bir malzeme idi ve her iki taraftan birbirine yapışmalı, birbirine kenetlenmeliydi. Tel bunu engelleyecekti büyük oranda. Sonra dizemelerin arasının biraz aralıklı olması iyiydi, çamurun aralara bolca girebilmesi için. Ne var ki ustalar aralıkları iyice doldurmak gerektiği, telin çamuru blok halinde tutacağı ve dolayısıyla dökülme yapmayacağı yönünde ısrar ediyorlardı. Aradaki fikir farklılıkları kafamızı bulandırdı. 'Doğru' her ne ise onu yapmak istiyorduk. Ama 'doğru' kişiden kişiye değişiyordu. Nihayetinde çamur sıva ustalarının isteğine uyduk ve her yöne tel çakıldı.
 
Benim düşünceme göre; tele gerek yoktu ve çamurun her iki yandan buluşması iyiydi, sağlıklıydı, 'doğru' yöntem buydu. Sanırım iş böyle daha uzun sürüyor. Ustaların işi daha kısa sürede bitirmek istemeleri, kendi çıkarları doğrultusunda bizi yönlendirmelerine neden oldu. Nitekim Antalya/Elmalı bölgesinde bir çamur sıva ustasının yaptığı bir işe denk geldim sonradan. Çamura kesinlikle kireç katmıyorlar. Toprak, saman ve su ideal karışım için yeterli. Sıvayı bitirdikten sonra, kireci samanla karıştırıp çamur sıvanın üzerine sıvıyorlar ve buna 'kıtık sıva' diyorlar. Bu sonradan yapılan sıva, çamur sıvanın çok daha uzun ömürlü olmasını sağlıyor. Rabis telini ise beton sıva yapmak istedikleri yer için eskiden sağlam kalmış çamur veya beton sıvayı(traşlanmış, düzeltilmiş, dökülenlerin dökülmesine izin verilmiş) onarmak için kullanıyorlar. Telin üzerine beton sıva uygulaması yapılıyor. Yani rabis teli çamur sıva yapmak için kullanılmıyor!
 
Dönelim çamur sıva hazırlanışına; 3 gün boyunca kireç, saman ve toprak bol su ile ıslatılarak ve çiğnenerek küreklerle tek tek diğer yöne aktarıldı. Aktarılan ve karışan çamurun üstüne saman serpildi, güneşten etkilenmemesi ve kurumaması için. Çamurun demlenmesi ve özleşmesi için 3 gün daha beklenildi. 3 gün boyunca sabah ve akşam çamurun üstü sulandı. Ve nihayetinde ufak ufak su ile çiğnenerek sıva teknelerindeki yerini aldı. Ustaların biri çamuru sıvarken diğeri taşıdı. Bu işlem 18 gün boyunca sürdü. 18 günde sadece dış sıva tamamlandı. Ev iki katlı olduğu için, iskele kurulması, tel çakılması, süreci sanırım uzattı. Ustalarla anlaştığımız günlük ücret, götürü anlaşmadığımız için bizi zorlamaya başladı. Evin içini kendimiz sıvamayı düşünmeye başladık.
 
Derken hazırlanan çamur sadece dış sıva için yeterli geldi. Hatta bir bölüme yetmedi. Tekrar çamur hazırlama işine koyulundu. Bu sefer içine kireç katılmadı. Daha çok saman koyuldu. 5 gün bekletildi. Ve bu kez çamur daha güzel oldu. Kireç katılan çamurun rengi kurudukça iyiden iyiye açılırken, kireç katılmayan çamur daha koyu bir renk aldı. İçine kireç katılan çamur yapışmıyor ve hatta toz halinde dökülüyordu. Çamurun üstüne badana yaptığımızda anladık bunu. İkinci kere karılan çamur ise çok iyi yapışıyor ve dökülmüyordu. Ustalara bunun sebebini sorduğumuzda soruyu geçiştirdiklerini, suçu toprağın cinsine attıklarını gördük. Aslında sonradan anlayacağımız üzre sorun; toprak ve samanın içine kireç katılmasından kaynaklanmıştı!
 
İyi bir çamurun püf noktası; çamura bol saman katılması, daha çok aktarılması, çiğnenmesi, yeterince bekletilmesi ile ilgili. 
 
Çamur sıva işine girişeceklere tavsiyem odur ki uygulamada bunu yapmış insanlarla birebir görüşmeleri hatta bir yerlerde yapılıyorsa yardım ederek ve birebir deneyimleyerek öğrenmeleridir. Biz çamur sıva yaparken bir çağrı yaptık. Konu hakkında 'deneyim ve bilgi sahibi olmak isteyen herkese kapımız açık' dedik ancak ilgi duyan insanlarla yeterince denk gelemedik! 
 
Ustalar ile yolumuz ayrıldıktan sonra evin iç duvarları için hazırlanan çamur sıva bize kaldı. Bir taraftan çamuru hazırlıyor, diğer yandan taşıyor ve bazen mala ile bazen de elle sıvıyorduk. Çamuru hazırlarken her seferinde çok cıvık ya da fazla katı olmayacak şekilde az bir su ile-yeteri kadar- çiğnemek, tekrar tekrar çiğnemek gerekiyordu. Taşıması gerçekten daha zor. Hiç kolay değil. Çamurla birebir uğraşırken hiç ara vermeden çalışan ustaların emeğine yine de teşekkür ediyoruz. Yorucu bir işlem gerçekten de. Bizim bir tek duvarı sıvamamız bir günümüzü aldı. Yardım eden arkadaşlara rağmen evin içini sıvamak havaların kışa döndüğü bu günlerde süreci daha da uzattı. Çamurun yavaş yavaş daha sağlıklı kuruması için ilkbahar ve yaz mevsimi daha uygun aslında. Biz biraz ideal olmayan bir zamana kaldık. Yine de süreçte bize yardım eden, destek olan, çağrımızı karşılıksız bırakmayan dostlara buradan bir kez daha teşekkür etmek istiyoruz. 
 
Çamur sıva kesinlikle doğal yollardan ev yapmak isteyen insanlar için tercih edilmeli. Doğanın bize mükemmel iç yapısı ile hazır olarak sunduğu bu harika malzeme hem çok sağlıklı hem de çok ekonomik. Toprak Anamıza para vermedik. Samanı köy samanlığından aldık. Sadece işçilik ücreti oldu ödediğimiz. Toprak Ana'ya, samana, geleneksel yollara duyduğumuz sevgi ve saygıyı buradan tekrar yinelemek istiyorum.
 
Çok yorulduk, çok terledik ama kendi emeğimiz, kullandığımız doğal çözümlerle birleştiğinde harika bir bilgiyi uygulamalı olarak deneyimledik. Ve bu deneyimi aktarmak istedik.
 
Deneyimleri paylaşmak adına ve inancıyla...
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 480
Kayıt tarihi
: 07.10.13
 
 

İnsanın kendinden bahsetmesi meselesi benim için zor konuların başında gelir. Bu anlamda söyleneb..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster