Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '08

 
Kategori
Animasyon
Okunma Sayısı
10790
 

Bir çizgi filimler kalmıştı ırzına geçilmedik!

Bir çizgi filimler kalmıştı ırzına geçilmedik!
 

Bildiğiniz gibi youtube.com'da her türlü yaratıcılığa tanık olmak mümkün. Hani "keşfedilmemiş yetenek" sözü de belli bir süre sonra sanıyorum telaffuz edilmeyecek. Öyle ya youtube bu şöhretin nasıl geleceği belli olmaz. Bir bakmışsınız "popo" sallama hüneri size milyonlar sattırmış, tabii Türkiye'de yaşamıyorsanız:) Belki yakın bir zamanda bizler de kendimize dair eserleri, ürünleri, yaratıcılıkları paylaşacağız youtubeda. Elbette bunda bir sakınca yok. Ancak benim dikkat çekmek istediğim nokta, yakın bir zamanda facebook aracılığı ile haberdar olduğum bir youtube linki ve takip eden serisi. Ve "taklitlerinden sakınınız" ibaresi koyanların "iyi iş çıkardıklarına" şüphe yok. Ancak kim açısından iyi tartışmak lazım. Reklamın iyisi kötüsü olmuyor. Bu yazı ile belki arkadaşların tıklanma sayısını artıracağım. Ama tıklayıp, izleyip, güldükten sonra sadece bu yazıdaki noktaları düşünmenizi istiyorum ve ifade etmeliyim ki yazım o linklerden çok daha fazla eleştiriye ve yoruma açık. 

Konu kahramanımız : küfürbaz hayto ve diğerleri
Yaratıcılığa konu malzeme : çocukluğumuzun masum çizgi filimleri
Yaratıcılık : iki kişinin çizgi filimleri tamamen sokak ağzı, karadeniz lehçesi kullanarak en iğrenç küfürlerle konuşturmaları
Yaratıcı çalışmanın bize faydası : link altlarına atılan yorumlardan anlaşıldığına göre sadece "küfür egzersizi". 

Ben niye yazma gereği duydum: Bunlar çizgi filim, çocukluğumuzun çizgi filimleri ve hala seslendirmeleri dahi hafızalarımızda ve ne zaman TV'da yakalasak, o günlere gidiyoruz. İnsan olmayı, bağışlamayı, yardımlaşmayı, kötülük etmemeyi vs. bu çizgi filimlerin de yardımı ile kazıdık zihnimize. Çocukluk, masumiyet, hayal dünyası ve çizgi filimler... Hala etkisinde olduğumuz, çoğunu unutmadığımız, ne zaman çocukluk yıllarımıza gitse muhabbet illa bir örneğini verdiğimiz... 

Ve artık çocuklar da internet kullanıyor, artık çocuklar da internetin pek çok yerine ulaşabiliyor, engelleniyor olsa da teknik olarak, ben bu örnek linki izlerken sadece bunu düşündüm "ya bu link bir şekilde küçük bir çocuğun karşısına çıkarsa ve çocuk bu çizgi filimi bu küfürlü hali ile izlerse!". Mümkün değil diyeceksiniz belki, ama ya izlerse! Ya da komik düşüncesi ile abi ya da ablalar tarafından izletilirse! 

Öyleyse artık çocukların sokağa dahi çıkmalarına göre yok çünkü biz onlara en iğrenç, en kadını aşağılayan, en mide bulandıran ve maalesef tüm toplumun özellikle erkeklerinin diline pelesenk olmuş küfürleri artık "ÇİZGİ FİLİMLER YOLU İLE ÖĞRETECEĞİZ"... Kısacası bir çizgi filimler kalmıştı Türk erkeklerinin ırzına geçmediği sağolsunlar, o geniş hayal dünyaları ile (tek bir eyleme odaklı), başardılar... 

Ne mutlu bize ki; yaratıcılığımızı FAYDALI BİR TÜRK ÇİZGİ FİLİMİ YARATMAK için asla kullanmayacağız, çünkü biz ancak birilerinin "burada yapılmışı var" diyerek önümüze koyduklarını katletmeyi seven bir zihniyete sahibiz. Düşündüm de şöyle beni etkileyen, hafızımda kalan KAÇ TANE TÜRK ÇİZGİ FİLİMİ VAR? 

Sayıp bana söyleyebilir misiniz? Neden ülkemizde çizgi filim yaratımı yok? 

Oysa sayısız çocuk kitabı, masalı yayınlanıyor, her türlü filmi çekenler neden bu konuya eğilmiyorlar? Ve neden birilerinin matraklık, komiklik olsun adı altında yaptığı bu "ÇİZGİ FİLİM KATLİAMI" kimse ses çıkarmıyor? Küfür duymayı bu kadar çok mu seviyoruz? Analı, kadınlı küfürlerle hangi egomuz tatmin oluyor? Bu küfürleri eden, bu küfürleri duymaktan haz alan, yaşamının merkezinde bu küfürler yer alan bir toplumdan "kadına ya da insana dair hangi saygıyı ve sevgiyi bekliyoruz?" 

Ben çok uzun zaman önce vazgeçmiştim beklemekten, sonra "ya haksızlık ettim sanırım" dediğim kısa bir süreç yaşadım ne var ki yanılmadığım en itici haliyle yüzüme çarpıldı. Ben maalesef "ANA AVRAT DÜZ" gitmeyi matah sayan, küfre hayran, hatta, küfürü "iltifat" sayan bir toplumda yaşıyorum. Bu toplumda kadın olarak yaşamaya çalışıyorum. Ve ne kadar gereksiz bir konuya değindim öyle değil mi? Ya ne rahatsız oluyorum ki, ben de küfredeyim rahatlayayım öyle değil mi? Peki bana uygun küfürleriniz var mı? Babanızın...... diye başlasa bir kadın küfretmeye hoşunuza gider mi? Ya da hadi kadınlar da ananınızın diye başlasın ya da ............ her neyse işte.... 

Bu toplumda bütün erkekler, bütün erkeklerin ailesindeki tüm kadınların, daha küçük yaşlarda zihnen ve lafla ırzına geçmeye başlıyorken ve bunu destekleyecek her türlü görsel, yazılı materyali alkışlıyorken; 

biz hangi kadın haklarından bahsediyoruz?
biz hangi kadına saygıdan bahsediyoruz?
biz hangi tür bir eğitimden bahsediyoruz?
biz hangi tür bir ahlaktan bahsediyoruz?
biz hangi tür bir insanlıktan bahsediyoruz? 

İki ayaklı hayvanlarız sadece.... Tek öğrenebildiğimiz şey ise "yürümek" o da olduğumuz yerde dönerek! 

Sanıyorum küfür "açlığı bastıran" bir şey erkekler arasında ya da "kolay orgazma ulaştıran" bir etkisi var...
Aksi halde bu kadar yaygın olmasının, kınanmamasının, kabul görmesinin başka ne tür mantıklı bir nedeni olabilir ki? 

Ha, ama pardon, kız çocukları terbiyeli konuşur, kız çocuğuna o yakışmayan şeylerden sadece biridir küfür etmek...
erkeğin bildiğiyse ana avrat düz gitmek... younuz açık olsun! 

"Cennet anaların ayakları altındadır" sahteliğinize, ikiyüzlülüğünüze ise hiç mi hiç prim vermiyorum ama siz yine de buluyorsunuz bir yolunu kadınları hem ....(bip!).......... hem de ....(bip!)........ yolunu. Küfretmedim, boşluğu sen doldur okuyucu! 

Yazıya konu link :
http://www.youtube.com/watch?v=G8ZK3ctbdXM

 

"Sokağa daha çok karışasım geliyor, daha çok yazabilmek için"

Naile DUMAN 

www.naileduman.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne desen haklısın. çok güzel yazı. en sevdiğim çizgi filmler clementine,les mondes engloutis, candy ve niels ve uçan kaz. hala gözümün önündeler. bir başka dünyadır bu çizgi filmler. trt yeninden gösterse, ne kadar inandırıcı olur, kanalın kendi açısından, ya da ne etki bırakır bilmiyorum ama keşke yeniden gösterilseler

cic 
 26.06.2008 11:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 1913
Kayıt tarihi
: 10.06.06
 
 

1976 Nazilli doğumludur. İlk şiir kitabı "Farkındasız İntihar" 2009 yılında Kadın Yayınevi'nden y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster