Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '13

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
239
 

Bir çocuğun gözünden 1 Mayıs

Bir çocuğun gözünden 1 Mayıs
 

01 Mayıs 1977


1 Mayıs 1977 sabahı neşeyle ve heyecanla uyandım. Annem bayram yerine gideceğimizden bahsetmişti. Dokuz yaşın o güzel aklıyla içeceğim gazozların ve yiyeceğim yemişlerin hesabını yaparken, sevinçle yola koyulduk. Karaköy'e vardığımızda manzaranın hiç de benim düşlediğim gibi olmadığının ayrımına vardım ve mızıklanma ya başladım. Annem beni teselli etmeye çalışırken şaşkındı.

Kendi kortejimize girmeyi başaramayınca DİSK'in içine sızı verdik. Meydana doğru yürümeye başladık. Bizim evin siyasisi annemdi, babamla birlikte ait olmadığımız kortejin sloganlarını attığımız için annemden sık sık uyarı alarak Taksim Meyda'nına vardık. Kürsüden 100-200 metre uzakta, hayal kırıklığına uğramış, ayakları yürümekten acımış bir çocuk olarak, Marmara Etap'ın o günkü Shreton otelindeki Türk bayrağını seyretmeye başladım. Küçücük yaşıma rağmen tam bir Atatürkçü ve vatan severdim, bayrağımın göklerde dalgalandığını görmek hep bana gurur, sevinç en önemlisi de güven verirdi. Biraz korkuyordum ve bayrağımıza ihtiyacım vardı. Tam o sırada sesler ve bir arbede meydana geldi, ne olduğunu anlayamadan ait olmadığımız gruptan dört -beş abi annem hepsi üstüme atladı, kürsüdeki Kemal Türkler'in yanağından kan sızıyordu ya da bu benim hayal gücümün eseriydi. Bir on dakika sonra silah sesleri kesildi fakat büyük bir arbede başladı. Annem eline bir afiş sopası almış, slogan atıp sallayıp duruyordu, kendini kaybetmişti. Oradaki abiler neyse ki onu sakinleştirdiler. Askerler süngülerle kalabalığı kazancı yokuşundan aşağı doğru itiyorlardı, arbede de babamı kaybetmiştik. Anneme Taksim'in ara sokaklarına kaçmayı önerdim, annem " sürüden ayrılanı kurt kapar" dedi. Bir an önce oradan uzaklaşmayı istiyordum. Her gördüğümde karşısında selam durduğum, çok sevdiğim Türk askeri bizi süngüyle itiyordu. Güvendiğim dağlarıma kar yağmıştı, çok korkmuştum. Sıranın ortasında olmama rağmen sanki, süngülerin acısını sırtımda hissediyordum. Beşiktaş Meydana vardığımızda ortalık arap saçı gibiydi. Annem elleri ayakları titreyerek tanımadığı bir adamdan sigara istedi, çantası çıkan arbedede kaybolmuştu, her tarafta panzerler vardı. Çanta kaybolunca karşıya, eve gidecek paramızı da hiç tanımadığımız birinden istemek zorunda kaldık.

Annemler o zaman 3 yaşındaki kardeşimin deyimi ile "macuncu" denen gruba dahildiler, annem grubunun meydana giremeyeceğini anlayınca DİSK'in içine girip meydana gitmiştik. Taksim Meydanı'na maocu gruplar hiç giremedi, giremediği içinde bir çatışma söz konusu olmadı. Silahlar binaların tepesinden hedefsiz olarak atıldı. aslında hedef kürsü ve civarıydı. Ölenler meydanda öldü, birde ara sokaklara kaçanlardan öldürülenler oldu. Bir provokasyon havası sezen sol gruplar 1 mayıs 1977 miting öncesi "herkesin yanında çocuklarını getirmesi" için çağrıda bulundular. Bende o çocuklardan biriydim ama katılmam ölümlerin önüne geçemedi.

Miting sonrası bir hafta kustum ve ateşler içinde yattım, çok korkmuştum. O yıllardan sonra futbol maçı dahil herhangi bir kalabalık gruba katılsam bacaklarım titrer.

Kanlı 1 Mayıs'ı 1 Mayıs 19977'yi "Maocu- Leninci diye ikiye ayrılan komünist grupların çatışması" olarak olarak tarihe geçirmek istediler, bazılarımız böyle değerlendirdiler. 1 mayıs 1977'yi böyle değerlendirenler;

Yürekleriniz rahatlatmak isterdim ama ne yazık ki öyle olmadı. 1980'e, özgürlüklerimiz elimizden alacak olan, seninde özgürlüklerini elinden alacak olan 1980 ihtilaline, hazırlığın ayak sesleriydi, duyduklarınız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 750
Kayıt tarihi
: 19.07.12
 
 

1990'lı yıllar bir reklam satış elmanı için  hala pikajla montajın yapıldığı, dergi bağlanana kad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster