Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '13

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
1306
 

Bir dahiye dair

Bir dahiye dair
 

Nikola Tesla'nın Tuhaf Hikayesi


Nikola Tesla her ne kadar dış görünüşünde çılgın bir dahiyi anımsatmasa da aslında en çılgınından daha çılgın denebilecek bir hayat yaşamış, dahiliği  çoğu kez mantığının önüne geçmiş, gerçek bir dahidir. Onun hayata bakış açısını ve dahiliğinin evrelerini iyice anlayabilmek için öncelikle çocukluğundan başlayarak hayatının aşamalarını incelemek gerekir. 10 Temmuz 1856'da dünyaya gelmiş olan Sırp asıllı mucit, papaz olan babasının ısrarlarına karşı çıkarak dönemin en garanti mesleği olan papazlığı elinin tersiyle itmiş ve mühendis olmakta karar kılmıştır.
 
Hayat hikayesinin bu noktasına kadar her şey gayet normal ve oldukça sıradan görünse de Tesla'nın psikolojik çöküntüsü bu devrelerde başlamıştır. Abisi Daniel, Nikola henüz 12 yaşındayken ölmüştür. Bu ölüm Nikola'nın hayatında asla unutamayacağı bir yara açmıştır. Bunun en büyük sebebi abisinin ölümüne dolaylı yoldan Nikola'nın sebep olmasıdır. Daniel bir at kazasında ölmüştür ve atı Nikola'nın korkutmasının, abisinin ölümüne yol açtığı söylenmektedir. Abisini kaybetmesi Nikola'da adeta bir takıntıya dönüşmüştür. Bu takıntı zamanla Tesla'da şizofreniye yakın belirtiler görülmesine sebep olmuştur. Öyle ki bu takıntıları ve asosyelliği Graz Politeknik'i 3. sınıfın ilk döneminde bırakmasına yol açmıştır. Eğitimini bırakan Tesla, bu dönemde ailesiyle de ilişkisini kesmiş ve floresan lamba, neon ışık, elektron mikroskobu ve mikrodalga fırını gibi birçok icat yapmıştır. Okuma yazma bilmeyen ama ev araç gereçleri icat eden bir annenin oğlu olan Tesla'da icat yapma aşkı çok önceden köklenmeye başlamıştı.  1884'te büyük dahilerin bize saçma gelebilecek kararlarından birini alarak elektrik mühendisliğini bırakır Tesla.
 
Cebinde 4 sent ile New York'a iner. Aç kalmamak için, bu büyük dahi, çukur bile kazar. Hayatında yükseliş evrelerinden biri tam da bu dönemde başlar. Ustasına kafasındaki planları açan Tesla ustası sayesinde A.K Brown adlı firmanın sahibiyle tanışır ve ilk kez bir laboratuvara sahip olur. Çoğu insan tarafından yalnızca adı bilinen Tesla, bu dönemde ilk insan yapımı şimşeği oluşturur ve laboratuvarının etrafında gerçek bir depreme bile neden olur.  Bekar ve aseksüel bir dahi olarak Tesla, mantıklı olanın aksine not alma alışkanlığı olmayan bir mucitti. İçine kapanıktı. Birçok araştırmasının aksine, 150 yaşına kadar yaşayacağını iddia etti, ancak ispat edemedi. 100 yaşını geçtiğinde araştırma ve deneyleriyle ilgili bütün bilgileri insanlıkla paylaşacağını söyledi. Ancak bu söylediklerini gerçekleştirmesine 14 yıl kala hayata gözlerini yumdu. 
 
İKİ ADAM, BİNLERCE FARKLILIK : TESLA VE EDİSON
 
Tesla'nın hayatından bahsederken Edison'a değinmemek olmaz. Aslında her ne kadar aynı kefeye konsalar da Tesla ve Edison birbirlerinden bir dağ ve bir deniz kadar farklılardı. Edison bir mucit değil, bir tüccardı. Sanıldığının aksine burada kullandığım tüccar kelimesi kötü bir sıfat değil, yalnızca doğal karşıladığım bir özellik. Tesla Edisondan farklıydı, çünkü onun önceliği aklındaki planları ve deneyleri hayata geçirmek ve onu diğer insanlardan farklı kılan zekasıyla en iyi bildiği işi yapmaktı. Bu çoğu insanın olduğu gibi benim de gözümde Tesla'yı ilginç bir kahraman yapsa da, bir de diğer taraftan bakmak gerektiği gerçeğini değiştirmiyor. Edison iyi bir yaşam sürme amacını taşıyor. Tesla ona ilk kez alternatif akım sistemiyle ilgili düşüncelerini açtığında ona: " Sen teori üzerinde vaktini harcıyorsun" demesi bir hataydı.
 
Yalnızca etik bir hata değil, aynı zamanda Edison'un kazancı için de büyük bir hataydı. Edison'un Tesla'yı, verdiği görevleri tamamlarsa ona laboratuvar açacağını söylerek kandırması hiçbirimiz için etik olamaz. Ama günümüze baktığımızda Edison'dan çok daha çıkarcı ve etik duygusu olmayan binlerce iş adamına, onların arabalarına, evlerine, kutlamalarına gözümüz kamaşarak bakarken Edison'u yerin dibine sokmak  da ona yapılan büyük bir haksızlıktır aslında. Ne dersek diyelim, yaptıklarını yanlış da bulsak, hikayenin her iki kahramanı da edindikleri amaçlar uğruna hareket etmiş ve bunun sonucunu tüm hayatları  boyunca yaşamışlardır. Hatta yüzyıllardır adları amaçları uğruna yaptıklarıyla anılmaya devam ediyor. Nitekim asıl irdelemek istediğimiz karakter olan Nikola Tesla asıl amaçlarını her şeyin önünde tutmasından dolayı son yıllarını sürekli borçlu olduğu insanlardan kaçarak geçirmiştir. Para konusunda hiçbir zaman en ufak bir hırs ya da yönetim bilgisine sahip olmayan Tesla, 7 Ocak 1943 tarihinde, 86 yaşındayken bir otel odasında kalp yetmezliğinden hayata gözlerini yummuştur. Şizofreni ve dahilik arasındaki ince çizginin zaman zaman dışına çıkmasının yanı sıra Tesla, halen büyük bir mucit ve dahi olarak anılmaktadır. 
 
Not: Yaptığı hatalara rağmen Edison ona yakıştırılan çirkin sıfatların bir kısmını haketmeyecek kadar işinde başarılı bir tüccar olmuştur. Ancak Edison'a bir dahi yahut mucit demek, diğer birçok GERÇEK mucite çok büyük bir haksızlık niteliği taşır. 
STILL THE ONE bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 542
Kayıt tarihi
: 19.05.11
 
 

İel öğrencisiyim. Hayat hakkında çok fazla şey iddia edemeyecek kadar yeniyim. Ama sonuçta herkes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster