Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '06

     
    Kategori
    Türkiye Ekonomisi
    Okunma Sayısı
    312
     

    Bir de başka gözle bakalım

    Evet, herkes rahmetlinin hayattayken yapmış olduğu iyi şeylerden, O'nun kişiliğinden, karakterinden, dürüstlüğünden ve her tanınmış insanın toprakla bütünleştikten sonra arkasından yazılmış olduğu gibi iyi yönlerinden bahsetti...

    Ben diyorum ki bu ulkede neden insanlar hep oldukten sonra cok kiymetleniyorlar, neden acaba yasarken hic kimsenin dikkatini cekemiyorlar, Hakkin Rahmetine kavusana kadar surekli basarisizliklari gundemde olan, bir turlu hayata geciremedigi ve gecmesi hayalden de ote olan dusunceleri ile kendi kendini avutan, politik basarisizliklari sayesinde ulke ekonomisine bir kabus gibi coken ve ulke ekonomisini hala daha toparlatamayan krizlerin baslangicina vesile olan bir zat oldukten sonra neden bu kadar onemsendi acaba?

    Bence Ecevit, o gun olmedi...
    O zaten olmustu.

    Evet, O bundan yaklasik 6 yil once 19 subat 2001 pazartesi gunu zaten OLMUSTU. O, o tarihte kararsizliklarla dolu hayatinin en buyuk hatasini yaparak bedenen degil ama beynen ve ruhen kendisini kendi yaratmis oldugu ucurumdan asagi atmisti. Maalesef yaratmis oldugu ekonomik buhran yuzundende bircok masum insan kendilerini bogazin soguk sularina atmak mecburiyetinde kaldilar, yahut da silahlarina sarildilar, kimisi kendi canini kimisi de kendi caniyla birlikte ailesinin ve yakinlarinin canini da almaktan baska care bulamadilar; o buyuk KRIZ doneminde uzerlerine bir kabus gibi yigilmis olan DOVIZ ve FAIZ borclari yuzunden...

    Aslinda yasadigimiz yeryuvarlagi uzerinde herkes kendi yapmis oldugu hatanin bedelini kendi odemek durumundadir bu esas olarak adalet mekanizmasinin icinde de mevcuttur ve kanunlarla acik olarak belirtilmistir. Hicbir kimse baskasinin yapmis oldugu yanlisin, hatanin yada duyarsizligin bedelini kendisi odemek mecburiyetinde degildir... Ama basrolunu O'nun oynadigi bu oyunda ne yazik ki kaybedenler hep O masum insanlar oldu. Ve bedelini de canlariyla yada bir omur boyunca kazandiklari birikimleriyle odemek zorunda birakildilar. O, o gun yaptiklariyla kendisinin ve yandaslarinin sonunu hazirlamak icin elinden geleni yapmisti zaten.

    19 Şubat O'nun ve yandaslari icin ve ayrica bir cok masum insan icinde sonun baslangici olmadi mi acaba? Bircok insan ona umut verdi, bir cok insan ondan umut bekledi, bir cok insan ona guvendi, bir cok insan onun almis oldugu kararlarinda karakteri kadar dogru olabilecegine inandi ama ne yazikki iclerinde bizler de dahil olmak uzere bir cok insan onun ve cevresindeki insanlarin almis olduklari yanlis kararlar yuzunden hayati boyunca kazanmis oldugu maddi ve manevi butun birikimlerini butun herseylerini kaybetti.

    Şimdi dusunuyorumda o gun O'na lanet okuyanlar, beddua edenler o zaman ona gostermedikleri ilgiyi ve sevgiyi; RAHMETLI beyninden ve ruhundan sonra bedenini de kaybettikten sonra mi gosterme ihtiyacini duydular? RAHMETLI hicbir zaman gelecegi de gorme ihtiyaci duymadigi gibi gecmisteki yapmis oldugu yanlislarini da duzeltme ihtiyaci duymadi ne yazikki o kararsizliklarla ve tutarsizliklarla dolu omru boyunca. Evet O, dun gomulmedi.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 1
    Ort. okunma sayısı
    : 312
    Kayıt tarihi
    : 14.11.06
     
     

    Evet, ben insanlara dogrulari anlatmaya calisan, haksizliklara tahammul edemeyen, asla ve asla yalan..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster