Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
413
 

Bir Dil Güneşi Battı

Bir Dil Güneşi Battı
 

Bir Dil Güneşi Battı

 

Ömrünü Türk dilinin arılaşmasına, özleşmesine, zenginleşmesine veren Emin Özdemir’i kaybettik. O, bir dil işçisi, dil ustasıydı. Türkçenin yabancı sözcüklerden arınması için tüm gücüyle çalıştı. Türkçenin savunucusuydu. Dilin işlevi ve kullanımını, dil toplum ilişkisini, niteliğini işlemiştir, yazılarında.

1950’li yıllarda Arapgir Ortaokulu’nda Türkçe öğretmeni olarak çalıştı. Okulun kütüphanesindeki klasikleri, petrol lambasında okur, incelerdi.

Öğrencilerine yazma alışkanlığı, becerisi kazandırmak için değişik yöntemler uygulardı. Bir öykü ya da romandan bir bölüm okur, okumayı keser, öğrencilerin tamamlamasını isterdi. Öğrenciler, metnin akışına göre kalan bölümü kurgulardı.

 

Öğrencilerine bir metni eleştirme yetilerini geliştirmek için uygulamalar yaptırırdı. Eleştirel düşünüş için şöyle diyor:

Eleştirel düşünceden yoksun kişilerin davranışlarına yığınsal düşünüş, daha açıkçası, sürü içgüdüsü yön verir. Neyi, neden yaptıklarının ayırımına varamazlar. Coşkuları da tutkuları da yığınsaldır.

 

Eleştirel düşünüşe erişmemiş kişiler, kendilerini tazeleme gereksinimini duymazlar. Belirli kalıpların, belirli formül ve öğretilerin içinde donup kalmışlardır, bunlar. Gerçek anlamda yapıcı ve yaratıcı olamazlar bunun için. Sözgelimi, sanatçı iseler, bir gerçekten değil, belirli bir örnekten yola çıkarlar. İnsan ve yaşam gerçeğini, bütün zenginliğiyle kucaklayamazlar, keşfedilmemiş bölgelerin dışına çıkamazlar.(Eleştirel Düşünüş)

Emin Özdemir kimdir?

Dilci, deneme yazarı. 1931, Kemaliye / Erzincan doğumlu. Pamukpınar Köy Enstitüsü’nden sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü (Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü)’nü (1953) bitirdi. Bitirdiği bölüme asistan ve öğretim görevlisi (1957) oldu. Milli Eğitim Bakanlığınca açılan bir sınavı kazanarak Amerika’ya (1960) gönderildi. Columbia ve Indiana üniversitelerinde “değişik düzeylere göre metin hazırlama ve anlatım teknikleri” konusunda (1960-1963) eğitim gördü. Hacettepe Üniversitesi Temel Bilimler Fakültesi Temel Türkçe Bölümünde bölüm başkanı ve öğretim görevlisi olarak (1968-1972) çalıştı. 1974’te Ankara Üniversitesi Basın ve Yayın Yüksek Okulu (İletişim Fakültesi) öğretim görevliliğine geçti. Bu görevinden emekliye (1996) ayrıldı. TÜBİTAK’nin Bilim ve Teknik, Bilim Çocuk dergilerinde yayın danışmanı olarak (1997) görev aldı. Bu görevlerini sürdürürken Türk Dil Kurumunun çalışmalarına etkin biçimde katıldı. TDK’nin Yönetim ve Yürütme Kurulu üyeliklerinde bulundu ve Terim Kolu Başkanlığı’nı (1966-1983) yaptı.

Emin Özdemir Türk Dil Kurumu’nun eski Yönetim ve Yürütme Kurulu üyeliği ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim görevlisi olarak çalışmıştı. Emin Özdemir ,“Atatürk’ün başlattığı Dil Devrimi ışığında Türkçenin gelişmesi, zenginleşmesi, yaygınlaşması için çalışan dilci, öğretmen, yazardı.

Konuşmalarında, ilginç buluşları, verdiği örneklerle okurun ilgisini çekerdi. Okuyan, yazan öğrencilerine karşı ilgisi yoğundu.

Yazılı anlatımda, konu dışına çıkıp boş sözlerle yazısını şişirenlere “keçiboynuzu gibi” içinde bir gram fikir yok, derdi. Kendini beğenen, görünüşü gösterişli; ama bir özelliği olmayan insanlar için “altın suyuna batırılmış tezekler” derdi. Kendine özgü deyişleri, yakıştırmaları vardı.

 

Dili, kullanım alanlarına göre adlandırır. Şiir dili, oyun dili, halk dili, gazete dili, bilim dili… gibi. Orhan Veli onun çizgisinde yürüyen ozanlar, günlük konuşma diline sokmuşlardır. Şu sözcükler, bunun kanıtıdır. Kıç, don, çiş, nasır, kaburga, sakal, kuyruk, domuz, eşek, pire, ciğercinin kedisi, sokak kedisi, fil, sinek, kevgir, bulaşık, kemik, hamam, kese, tellak, göbek taşı, lağımcı, cımbız (Türk Dili, Mayıs,1970)

 Emekliye ayrıldıktan sonra Türk Dil Kurumu’nun çalışmalarına etkin bir biçimde katıldı. Aynı zamanda yıllarca TRT’de yayınlanan bir kelime bir işlem yarışmasında kelime analizi yaptı

 

Yapıtları

Emin Özdemir’in dil yazıları, deneme, eleştiri ve makaleleri 1949 yılından itibaren Varlık, Kaynak, Pazar Postası, sürekli olarakTürk Dili, Sanat Olayı, Çağdaş Eleştiri, Türkiye Yazıları, Çağdaş Türk Dili dergilerinde yer aldı. Türkçenin özleştirilmesi, geliştirilmesi ve zenginleştirilmesi savaşımını sürdürdü. Bu bağlamda edebiyat yapıtının dille ilişkisi, dilin işlevi ve kullanım düzeyleri, toplumsal yapıyla bağları gibi sorunları ele aldı. Bunları Dil ve Yazar (1972), Öz Türkçe Üzerine (1973), Türk ve Dünya Edebiyatı (1980), Türk ve Dünya Edebiyatında Dönemler-Yönelimler (3. basım, 1999), Yazı ve Yazınsal Türler (4. basım, 1999) adlı yapıtlarında işledi. Bunun yanı sıra dil ve edebiyat bilgilerinin bir donanım ve beceri olarak yaşama uygulanması yollarını gösterme konusuna yöneldi. Bu yolları Güzel ve Etkili Konuşma Sanatı (6. basım, 2001), Anlatım Sanatı (11. basım, 2002), Okuma Sanatı (3. basım, 1976), Eleştirel Okuma (4. basım, 2000), Okuma ve Metin İnceleme (1991) adlı yapıtlarıyla ortaya koydu. Dil devrimine ve Türkçenin doğurganlığına yönelik çalışmalarını da Dil Devrimimiz (3. basım, 1980), Terim Hazırlama Kılavuzu (1973), Erdemin Başı Dil (gen. 2. basım, 2000) adlı kitaplarında topladı. Türkçenin söz varlığıyla ilgili çalışmalar yaptı. Bu çalışmalarını Öz Türkçe Kılavuz Sözlük (1976), Edebiyat Bilgileri Sözlüğü (1991), Türkçe Deyimler Sözlüğü (gen. 8. basım, 2000), Atasözleri Sözlüğü (gen. 7. basım, 2000) adlarıyla kitaplaştırdı. Dil ve edebiyatla ilgili pek çok seminer ve sempozyuma katılarak bildiriler sundu. Edebiyatçılar Derneği ile Dil Derneği üyesidir.

 

Kırk sekiz yıllık öğretmenliğini bilimsel çalışmaları, yazınsal yapıtlarıyla yücelten Emin Özdemir, ustalıkla kullandığı öz Türkçeden hiç ödün vermemiştir. Anadolu’nun katıksız Türkçesini iletişim, yazın, bilim; daha genel bir deyimle düşünce dili düzeyine çıkarma yolunda büyük direnç göstermiştir. Bu yönüyle, Ahmet Taner Kışlalı, haklı olarak, Özdemir’i ‘Yaşayan en büyük dilcimiz’ sayıyor. Politikacıların baskıları, öz Türkçenin, sonsuz kaynaklarından beslenememiş Milli Eğitim Bakanlarının onu ordan oraya sürmeleri, Özdemir’i, inancından bir adım geriye götürmemiştir. Büyük büyük unvanlar taşıyanların ‘kuşdili’ diye alay ettikleri öz Türkçenin dil varlığına kattığı ‘yerel’ (mahalli), ‘alıntı’ (iktibas), ‘seçenek’ (alternatif), ‘sözel’ (lâfzî)... gibi yüzlerce sözcük, kuş uçmaz kervan geçmez bölgelerimizdeki ilkokul çocuklarının bile diline girdi.

 

Gerek yazılarında, gerekse konuşmalarında, öz Türkçeciliğin bir bilinç işi olduğunu savunan Özdemir, yirmi yıl emek verdiği Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinden emekli olurken, adına düzenlenen törende; ‘Dil, insanı insan kılan temel unsurdur. Siz, dilinizdesiniz. Kişilik kumaşınız dilinizin tezgâhında dokunmuştur. Dil duyarlığı, dil bilinci gelişmeyenlerin düşünce evreni de sınırlı kalır. Çünkü dil, düşüncenin evidir’ diyor. Yaşamının her aşamasında bu görüşlerinin savunucusu, bunların gençlerce kavranmasının emekçisi oldu. (Adnan Binyazar)

 

Araştırma-İnceleme: Yazma Tekniği (1966), Türkçe Öğretimi (1968), Dil Devrimimiz (1969), Öz Türkçe Üzerine (1969), Yazmak Sanatı Kompozisyon (Adnan Binyazar’la, 1969), Erdemin Başı Dil (1969), Terim Hazırlama Kılavuzu (1973), Dil ve Yazar (1974), Türk ve Dünya Edebiyatı (1980), Yazı ve Yazınsal Türler (1981), Sözcükler Arasında (1984), Dilbilgisi Oyunları (1984), Anlatım Sanatı Kompozisyon (1986), Konuşma Sanatı (1986), Okuma ve Metin İnceleme (1990), Dil ve Edebiyat Öğretimi (1990), Türkçemi İlerletiyorum (1995), Eleştirel Okuma (1995), Eğlenceli Dilbilgisi (1995), Sözcük Sözcük İçinde (1996), Güzel Dilimiz Türkçe ve Okuma Kitabı (1996), Dilin Öte Yakası (2002).

Deneme:Düşüncenin Toprağı (1980), Okuma Sanatı (1983), Düzyazının Sorgulayan Gücü (2003), Anadilin Toprağında (2004).

Monografi: Mustafa Nihat Ozon (1983).

Sözlük: Deyimler Sözlüğü (1987), Atasözleri Sözlüğü (1987), Edebiyat Bilgileri Sözlüğü (1990).

Kaynak: TDE Ansiklopedisi (c. 7, 1976-98), Seyit Kemal Karaalioğlu / Resimli Türk Edebiyatçılar Sözlüğü (1982), Yurt Ansiklopedisi (c. IV, 1982), Mehmet Cimi / O Yıllar Dile Gelse (1997), Osman Nuri Poyrazoğlu / Yüzyüze Görüşmeler (1997), Adnan Binyazar / Eğin Türkülerinin Gurbeti (Ozanlar Yazarlar Kitaplar, 1998), Behçet Necatigil / Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü (18. bas. 1999), Şükran Kurdakul / Şairler ve Yazarlar Sözlüğü (gen. 6. bas. 1999), TBE Ansiklopedisi (c. 2, 2001), Mustafa Arslantunalı / Dilin Öte Yakası: Eleştirel Denemeler (Virgül, sayı: 54, Eylül 2002), Yusuf Çotuksöken / Gelişigüzel Yöntemsiz Ezbere Okumanın Kayıpları ve Yüzeysel Okumaktan Derinlere (Virgül, sayı: 56, Kasım 2002), İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2. bas., 2009).

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet gerçekten Emin ÖZDEMİR bir dil güneşi idi. Allah rahmet eylesin. Sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun.

Abdülkadir Güler 
 03.10.2017 8:41
Cevap :
Abdülkadir Bey,O,Türkçe sevdalısıydı.Yaşamı,her düzeyde Türk diliyle ilgili yapıtlar üretmekle geçti.Sağ ol.  03.10.2017 20:55
 

Başınız sağ olsun Hüseyin bey, Emin Özdemir'i yıllarca TRT Bir kelime Bir İşlem programında saygıyla izledim, vefatını sizden öğrendim Nur içinde yatsın, saygılar selamlar

Cemile Torun 
 13.09.2017 0:02
Cevap :
Cemile Hanım,Emin Özdemir 'in kalbi, Türkçe için çarpardı.Türkçenin savunucusuydu.Konuşmalarında,yapıtlarında yabancı kaynaklı bir sözcük bulamazsınız.Selam ve sevgilerimle.  13.09.2017 14:21
 

Öğrencisi olmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyduğum; eğitim öğretim yaşamımda en sevdiğim öğretmenlerimdendi. Türçeye ve bizlere katkısı büyüktür. Çok verimli bir yaşam sürmesi, öğrencilerince çok sevilmesi, çok güzel iletilerle uğurlanması tesellimiz oldu. Bayramın ilk ölüm haberini aldık. Bayram çok hüzünlü geçti bizler için. Hep sevgi, saygı ve rahmetle anacağım ve çok çok özleyeceğim.

Gülçin Erşen 
 06.09.2017 19:25
Cevap :
Gülçin Hanım,Emin Özdemir 'in öğrencileri,sizin gibi O'nun öğrencileri olmaktan kıvanç duyarlar;çünkü Emin Özdemir'in öğrencisi olmak ayrıcalık ve şanstır.Sağ olun.Selamlar.  06.09.2017 22:08
 

Dolu dolu bir yaşam ve dilimize kattıkları değerler hep hatırlanacak. Mekanı cennet olsun...

Ayşegül HAYVAR 
 06.09.2017 14:39
Cevap :
Ayşegül Hanım,Emin Özdemir'in Türkçeye katkısı unutulmayacak.Türkçeye gönül verenler,O' nun Öz Türkçe'sini yaşatacaktır.Selam ve saygılarımla.  06.09.2017 17:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 322
Toplam yorum
: 1169
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1780
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster