Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '14

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
132
 

Bir dizi geyik...

Bir dizi geyik...
 

netten yürüttüm...


Selam, nasılsınız ahali?

Epeydir uğramadım bir selam vereyim dedim, geldim siteye de hiç tanıdığa rastlamadım… Bir iki yazı okuyayım dedim on yazıdan beşi dizilerden bahsediyor, biri yeni başlamış biri yayından kalkmış efendime söyleyeyim öyle finalsiz cart diye olur muymuş? E şimdi başrol oyuncusu ne yapacakmış?

Nasıl üzüntülü ağlamaklı meseleler anlatamam girdiğime pişman oldum, Allah dizilerimize, dizi sektörümüze, onların sadık takipçilerine zeval vermesin… Gerçek hayatta da kime sorsam izlemiyor hep belgesel hep belgesel :)

Ben hakikaten izleyemiyorum çünkü rahatsızım… Diğerlerinden ne eksiğim var diyorum, bir heves başlıyorum, bir iki bölümden sonra takip etmeyi unutuyorum :) Ya da saçmalamaya başladıklarında ekrandan başlıyorum kavgaya, bildiğin laf yetiştiriyorum tiplere… Sonra çocuk korkuyor diye kapatıyorum tabi…

Bir de şu yengeçlik meselesi var ki bezdirdi… Hani bir yaştan sonra burçlar değişiyordu falan? Yok anacım burç murç değişmiyor 7 yaşında neyse burcun o yani… Konuyla şöyle bir ilgisi var ki her ağlayana ağlıyorum arkadaş, o gözyaşı orda nöbette, birisi döksün de hop ben de fırlayayım diye tetikte… Lan millete kızıyorsun o gerçek değil ki ya dizi işte amma da kaptırıyorsunuz kendinizi falan diye, en sen niye zırlıyorsun her şeye… Bir dizi de değil gerçi, haberler, sinema, tartışma programları (orda genelde sinirden ), yeri geliyor reklamlar… Biraz buğulanmasın insanların gözleri, benim pınarlara motor takılmış gibi hemen…

Aslında bu karakterle yıllardır nasıl depresyona girmedim meraktayım, araştırılsın bence bu… Çelik gibi bir ruh hali, eğilir bükülür ama paslanmaz… Bence fırsatsızlıktan, hiç fırsatım olmadı, harıl harıl çalış, çocuktur, kocadır, okuldur, evdir… Bence ben emekliliği bekliyorum, çok pis gireceğim depresyona, alkolik falan olacağım ben kesin (Yazarın burada hayali ve temennisi Bodrum'daki yazlıkta denize baka baka şiir yazıp şarkı söyleyerek  şarap yudumlamak) …

Benim kız bile geçen gün diyor ki anne iyi ki başka çocuk yapmamışsın sen bu takıntılı, titiz ruh halinle fazla yaşamazdın… Her şeyine karışıp günde beş kere telefonla taciz etmemi kast ediyor cadı…

Dedim kızım ne yapayım bahçedeki kedi bile (bana göre hala bebek) havaların düzelmesiyle erkek kedilere yüz verdi, bahçede koca kafalı yaşlı başlı adamlar(kediler) kol geziyor, elimde terlik, su, tavuk kemiği gibi bilumum cephanelerle nöbet tutmaktan yıldım, baktım bizim zilli rahat durmuyor işin peşini bıraktım ama zilliye de küstüm kaç gündür mama bile vermiyorum (babama verdiriyorum)…

Yani kediyi başı boş bırakamazken seni mi bırakacağım, konuyu da iyi bağladım, gerçi çocuk anlamaz ve acıyan bakışlarla beni süzdü ama olsun ergendir…

Ergen ebeveyni olan var mı ya? Bana azıcık moral versin, bizim de var şöyle beter böyle fena, illallah falan desin… Aa iyi bari benim kız o kadar da değil diye iyi hissedeyim :)

Bizim zamanımızda diye başlayan cümleler kuruyorum son bir yıldır :) En nefret ettiğim sözdür ama söyletiyor zamaneler ne yapayım… Bizimki bu yıl liseli ya birden değişti… Sabah yedide kalkıp saç baş perişan kahvaltısıydı, yanına öğle yemeğiydi, ardından odasını toplamaktı uğraş dur, işe gitmek için hazırlan kapıda bir bakıyorum bizimki sahne alacak assolist… Saçlar fönlenmiş açık, yüzünde makyaj, yarım şişe parfüm… Beni işe giderken gören korkar, çevreye verdiğim rahatsızlıktan dolayı habire özür dilememek için arabanın camlarını siyah film kaplatacağım…

Kavga edip inatlaşmak işe yaramıyor, güzel güzel konuşmak da yaramıyor, ya bu ergenlere ne yarıyor bilen varsa beri gelsin…

Amma dolmuşum arkadaş yok bu kadar ara vermeyeceğim artık, yoksa oku oku bitmez yazılar çıkıyor… Ben yine gelirim bir ara :) Siz de gelin arada be laflarız...

Bu arada diyetim bitmek üzere, after – before fotoğraflarımla o sürece ait blog yazım yolda, merak edin anacım :) Merak da edin, kıskanın da, vallaha da bravo kıza da diyebilirsiniz :) O kadar aç gezmişim hak ediyorum ben bunları :)

 

 

Sevgiyle…

   

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Haha haayyyyyyyy çok güldüm:)) Buralar aynı kimselerle, gidenler, kalanlar aynı yüzler... Yeni şeyler okumak içinse bir tek ben üç dalda devam ediyorum... İbrahim arslan öyküleri/ şiirleri/ yazıları. Gelecek için geçmişten yola çıkarak ve vazgeçerek!! Burada önereceğim benden başka birileri de elbette var da, kimseyi ayırmak kayrmak istemiyorum... Hele şu editör de yazılarımı dakik olarak yayına koysa dedğim dedik demese daha beni kimse tutamaz hatta 4. bir sayfa açarım. Buranın 4 sayfası olan ilk elemanı ve 4x4 adamı olarak. şAKA MAKA cılkı çıktı buraların. Şu blog kategorisi mesela cana yetti!! Siz beni nasıl görmedini ya... hergün yeni bir blog. Ctesi- pazar tatil ama:))

İbrahim ARSLAN 
 24.01.2014 14:18
Cevap :
:)) Ben de eskilerdenim ama epey ara verdim, yeni yeni okuyorum, yazıyorum tekrardan... Teşekkürler yoruma, sayfanızı ziyaret ederim...  24.01.2014 17:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 154
Toplam yorum
: 2492
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1101
Kayıt tarihi
: 24.08.07
 
 

Rakamlardan vakit buldukça harflere bulanan, okuyan, yazan bir mali müşavirim. Anneyim. Hayatı ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster