Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '08

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
699
 

Bir doğu yolculuğundan notlar; yaralı zaman

Biryanımız hep eksiktir bizim. Bir yanımız hep acı çekmekte, bir yanımızhep yalnızlıkla baş etmektedir. Yani bir yanımız hep yaralıdır bizim.Hep bir eksiklik vardır yaşamımızda.
Yıllardır bir yara gibi kanayandoğuya yine Ferit Edgü’nün kaleminden tanık olduğumuz Yaralı Zamanisimli anlatı kitabında, bu sefer Ferit Edgü okuyucuyu Halepçe katliamısonrası Türkiye’ye sığınan mülteciler üzerinden doğu insanınınsorunlarına ve doğu insanının yaşam tarzına götürüyor.
Kimse ve O/ Hakkâri’de Bir Mevsim’den 30 yıl, Doğu Öyküleri'nden 10 yıl sonra, Seferis’in günlüğünden “yaralı gövde, yaralı yurt, yaralı zaman” dizesinden ismini alan kitap, Bir Doğu Yolculuğundan Notlar alt başlığı ile piyasaya çıkmış.
Birgazetecinin yıllar sonra tekrar doğuya yaptığı seyahati anlatankitapta, Vahap isimli rehber eşliğinde doğu yaşamına ışık tutuyor FeritEdgü. Minimalist anlatı tarzına devam ederken, bir roman veya öykütarzını değil de sanki gerçek bir yolculuğu kaleme alarak okuyucuyasesleniyor.
Bu sefer gerçekten doğuya giderek, doğu yaşamına birebirtanık olarak değil de bir düş gücü sayesinde doğuyu anlatıyor FeritEdgü ve bunun nedenini de şu sözlerle açıklıyor;
“Bir zamanlar, düşün içindeki gerçekle, gerçeğin içindeki düşten söz etmiştim. Benimyazdıklarımın özeti gibidir bu. Tabii burdaki düş sözcüğü rüyanınkarşılığı değil. Gözler açıkken görülen düş söz konusu. Düş gücüinsanoğlunun sahip olabileceği en büyük zenginliktir. Düş gücümleyolculuklara çıkabilirim; çıkıyorum. Yalnız coğrafyada değil tarihtede. Yalnız tarihte de değil, insanların iç dünyalarında da. Gerçekliğingerçeğine, özüne varmak için bu düş gücüne gereksinmemiz var. O yoksahiçbir şey yok. Ne çözümler var, ne de mutlu bir gelecek. Yalnızca ölümvar. Yalnızca öldürümler var. Yok olmakta olan bu güzelim dünya var.Yaralı Zaman'ı bu güce borçluyum. Masamın başında, elimde kalem, böylesi yolculuklara çıkmamı, insanlarla karşılaşmamı, onlarlakonuşmamı sağlıyor düş gücüm. Söz konusu tercih değil, bir zorunluluk.”
Tabiiki doğu sorunlarına çözüm bulmak değil burdaki amaç. Burdaki amaçinsanların dikkatini doğuya çekmekte. Bunu yaparken bazı noktalardagerçekten ordaki acıyı hissettiriyor okura. Yaşlı bir mültecinin sorusukitabın son sayfasını okuduktan sonra da aklımızdan uzunca bir süreçıkmıyor: “Niçin hep gençler ölüyor da, biz yaşlılar yaşıyoruz.”
Hakkâri’deBir Mevsim’de, Kimse’de ve Doğu Öykülerinde kendini hissettiren doğuinsanın dili bu sefer daha açık bir şekilde yer alıyor kitapta. Bazıcümleleri Kürtçe yazmaktan çekinmiyor. Bunu da şu sözlerle açıklıyor;“Dil, insanoğlunun en büyük gerçeğidir. Kimse, hiçbir güç, insanınelinden bu gerçeği koparıp alamaz. Onu yok sayabilir. Ama bu, o dilikonuşanların, o dilin sahiplerinin sorunu değildir.
Hakkâri’de BirMevsim'i yazdığım yıllarda, önce de söyledim daha Doğu, bugünkü Doğudeğildi. O günün sorunları da henüz tartışma alanına girmemişti. Amaordaki dil, Kürtçe varlığını, gerek Kimse 'de, gerek Hakkâri’de BirMevsim'de kendini duyuruyordu.
Bugün durum farklı. Yıllardır, etnikkökenli bir mücadele söz konusu. Dil de, bu mücadelenin bir parçasıolarak gündeme girdi. Yaralı Zaman'da birkaç Kürtçe cümle var, evet, bunun nedeni, metni yazarken o sese gereksinme duymam. “
Vahap’ın şu sözleri de doğu insanının sitemini dile getiriyor;
“Hiçbirinizhiçbir şey bilmiyorsunuz. Bildiğinizi sanıyorsunuz. Bilmiyorsunuz.Belki ölümü biliyorsun. Ama ölümden bin beteri var. Onu bilmiyorsun.Hiçbiriniz. Hiçbiriniz.”
Bir düş gücü sayesinde Halepçe Katliamısonrası dönemdeki doğu yaşamına ve doğu insanına ışık tutmaya çalışanYaralı Zaman, Kimse, O/ Hakkâri’de Bir Mevsim, Doğu Öyküleri ve TümDers Notları’ndaki Hakkâri’de Bir Mevsim bölümüyle birlikte okunmalıbence. Bu sayede hem gerçek doğu yaşamını, hem de düşteki doğu yaşamınıkıyaslama ve Ferit Edgü’nün kaleminden doğuyu daha net görebilme imkânıdoğar.

Yaralı Zaman
Ferit Edgü
88 sf
Can Yayınları Eylül 2007
Fiyatı: 6 YTL

Tuna BAŞAR

/ ikikasımikibinyedi sıfırsıfıryirmidokuz
Afyonkarahisar /

Not: Bu kitap eleştiri yazısı "Onaltıkırkbeş" isimli derginin 1 Aralık 2007 tarihli 17. sayısında yayınlanmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 250
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 389
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

1985 yılının soğuk bir Ocak sabahında gözlerimi dünyaya açmışım. Gerçek ismim Mustafa. Sıradanlık..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster