Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
44
 

Bir Don Kişot Portresi

Bir Don Kişot Portresi
 

Turgut Özal… Türkiye Cumhuriyeti Siyasi Tarihi’nin en çok konuşulan ve en çok tartışılan aktörlerinden biri. Kimilerine göre, bu ülkede yalan-dolan, hırsızlık, dolandırıcılık ve köşe dönmecilik gibi 80’li yıllarda yaygınlık arz eden ne kadar menfi gelişme varsa en büyük müsebbibi hatta tek müsebbibi. Kimilerine göre ise; az buçuk dahi olsa gelişmişliği varsa bu ülkenin, bunu borçlu olduğu devlet adamı.

Aslında bu iki değerlendirme biçiminin bu kadar keskin gerçekler şeklinde kabulü mümkün değilse de tamamen yanlış olduğunu söylemek de mümkün değildir. Zira ulaşımda, iletişimde, teknolojide ve daha birçok alanda ilk ciddi hamleler Özal döneminde hayata geçmiştir. Ancak Türkiye’de liberal ekonomiye öykünen yahut liberalimsi karakterde diyebileceğimiz yaklaşımlar açısından Özal deneyimi ilk olduğu için, bütün ilkler gibi, yanlışlıklara ve istismarlara fazlasıyla açık oldu bu dönem. Dolayısıyla; hayali ihracat, dolandırıcılık, rüşvet, lüks düşkünlüğü, tüketim çılgınlığı ve köşe dönmecilik gibi olguların yaygınlaşması da aynı dönemin ürünüdür.

Lâkin bu değerlendirmelerin ikisi de meseleye, öyle veya böyle, İktisat ve İktisat Sosyolojisi bağlamında yaklaşmakta ve bu tartışmalar Turgut Özal’ı farklı ve özgün bir devlet adamı kılan özellikleri /belki de özellikle/ örtmektedir.

Özal; Tanzimatla başlayıp, Avrupa Birliği maceramızla devam eden batılılaşma sürecimiz boyunca, kaybolan/kaybettirilen özgüvenimizi yeniden kazanan ve kazandıran siyasetçimiz.

Özal; bu ülkede farklı etnik, dini ve kültürel kimliklerin kendilerini ifade edebilmeleri anlamında, derin nefesler alabildikleri bir dönemin özgürlükçü devlet adamı.

Özal; düşünce ve vicdan hürriyetine prangalar vuran ve bu ülkenin düşünen insanlarının tepesinde demokles kılıcı misali sallanan kanun maddelerinin, hukukun ve bu ülke insanının lehine ıslah edilebildiği dönemin güçlü imzası.

Özal; 2000’li yıllarda sarsılacak askeri vesayete karşı sesini yükselten ve kısmen de olsa sesini duyuran ilk gerçek sivil siyasetçi.

Özal; bu ülkenin Konya kadar, Urfa kadar, Rize kadar yerli, Londra kadar, Paris kadar, Roma kadar Avrupalı yüzü.

 Özal; Güneydoğu, Kıbrıs, Kürt Sorunu, Başörtüsü ve Ermeni Soykırım İddiaları gibi devletin resmi politikaları ve kırmızı çizgileriyle sorgulanamaz ve tartışılamaz tabular haline getirilmiş konuları tartışmaya açan, bu konularda yeni yaklaşımların önünü açabilmek maksadıyla elini taşın altına sokan ve özgün yaklaşımlar sergileyebilme cesaretini gösteren ve bunu hayatıyla ödeyen bir Don Kişot siyasetçi.

Özal, bir zamanlar Özdemir İnce’nin zırvaladığı üzere bu ülkenin başına gelmiş en kötü şey değil bilakis en güzel şeylerden biri. Böyle olduğu içindir ki; vefat ettiği 1993 yılı Nisan ayından itibaren, ülkede demokrasi ve insan hakları bağlamında ne yaptıysa rövanşı alınmıştır. Böyle olduğu içindir ki 93-96 arası karanlık dönem ve 28 Şubat süreci yaşanmıştır. Ancak 2000’li yıllarda süreç yine tersine dönmüş ve Türkiye yine tekâmül etmeye başlamıştır. Bugün artık bu ülkede toplumsal mühendislik yapılmasına mani bir demokratik anlayış ve duyarlıktan söz edilebiliyorsa bunun tohumları Özal politikalarıdır.

Hülasa; Turgut Özal onca günâhına ve yanlışına rağmen, ülkeye hizmetinin, hayrının ve sevabının, daha ağır olduğuna milletimizin milyonlar halindeki kalabalıklarla şahitlik ettiği yürekli insan ve gerçek demokrat. Bugün uzun adamın cesaretle ve azimle yürüdüğü yolu, yürüme gayretini gösteren küçük dev adam.

Allah milletimizin her daim minnetle andığı ve anacağı kısa adama gani gani rahmet eylesin, milletinden ve Hakk’tan gayrı kimseye boyun eğmeyen uzun adama ise; sıhhat, bereket ve muvaffakiyet dolu uzun ömürler nasip etsin.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 105
Kayıt tarihi
: 14.01.18
 
 

Kamu yönetimi mezunuyum,  İflah olmaz bir okuyucuyum. Okumak, istifade etmek ve paylaşmaktan gayr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster