Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
379
 

Bir Dünya Görüşü 2

Bir Dünya Görüşü 2
 

 “Bir Dünya Görüşü” adlı yazımızda, tüm dünya görüşlerinin kendi inanç, kültür, medeniyet vb. özelliklerini insanlığa benimsetmek için, bölge bölge insan yapılarına göre hareket ettiğini söylemiştik. Bizim de milli ve manevi değerlerini bilen, yaşayan ve yaşatmaya çalışan kişiler olarak neler yapmamız gerektiğine ufaktan bir değinmiştik.
Bizim türlü oyunlarla ve entrikalarla değerlemizi unutmamızı, yaşayamamamızı ve daha vahim olarak bir çoğuna düşman olmamızı nasıl sağladıklarını kaleme almaya çalışacağım.
Bizi öz benliğimizden uzaklaştırmak için tarihimizi, dedelerimizi, kültürümüzü unutturdular. Hatta unutturmakla kalmayıp yalanlarla, iftira ederek yanlış tanıttılar. Bunun en açık örneklerinden biri, adaletiyle, hoşgörüsüyle, ilimde, fende, teknikte ve medeniyette hep örnek teşkil etmekle kalmayıp, her türlü inanca, fikire saygı gösteren, bu özellikleri sayesinde altı asırdan fazla ayakta duran Devlet-i Aliye Osmaniye’nin 34. Padişahı, İslam dünyasının 99. Halifesi Cennetmekan Sultan Abdulhamit Han’a kızıl sultan dedirttiler. Tüm Osmanlı padişahlarına türlü iftiralar attılar.
 
Bu konu hakkında dokuzuncu Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel şunları söylüyor, “"Osmanlıyı biz de kötüledik. Çünkü Osmanlıyı methetsek, cumhuriyeti tutturmakta zorluğumuz olurdu. Yalnız, şimdi dönüp geriye baktığımız zaman şöyle kötüledik, biz, kahramanlıklarla övündük. Yani Kanuni Sultan Süleyman'ı kötülemedik hiçbir zaman, yahut Fatih Sultan Mehmed'i kötülemedik. Ama padişahlar dendiği zaman topyekün kötüledik. Böyle bir dönemi geçirmek mecburiyetindeydik.” Bu sözlerden ibret alınacak çok şey vardır.
 
Bunun yanında siyasetçi, iş adamı, sözde din adamı, sanatçı kılıklarına giren kriptolar milletimizi hak yoldan uzaklaştırmaya, içten içe ele geçirmeye çalıştılar ve hala çalışmaktadırlar. Bu konuyu daha iyi anlamak isteyenlerin sabetaycılığın ne olduğunu araştırmalarını tavsiye ederim. Araştıranlar, gerçek adı, Raşel, Samuel olanları, bizim kimler olarak bildiğimizi görünce çok şaşıracaklar. 
 
Bilinçaltımıza kendi güçlerini ve istediklerini yerleştirmek için birçok filmler, diziler çektiler. Hepimizin bildiği “007 James Bond” İngiliz gizli servisi için çalışan, olağanüstü yetenekleri olan bir ajanı anlatıyordu. Peki, “Kim Philby” soğuk savaş döneminin en meşhur iki taraflı casusunun, bu filmlerde canlandırılmış olabileceği hiç aklımıza geliyor mu? Kendimizden düşünürsek “Polat Alemdar” hemen hemen herkes bir devlet görevlisine benzetir. Kimileri yaşayan devlet görevlileri diye söyler, kimileri ise “Bu dizi öldüğü sanılan kişilerin hayatta olduğunu söylüyor.” der. 
 
Sanattan, siyasetine kadar her alanda bir mücadele var. Her alanın içerisine sızmış kriptolar, genç nesillere ağırlıklı olarak, dizi, film, müzik, oyun, dergi, sosyal medya ile hitap ediyor. Belli bir yaş üstüne ise siyaset, politika, gazete, televizyon programları ile hitap ediyor. Toplumumuz içerisindeki, kendilerinin sebep olduğu gruplaşmaya göre hareket ederek ayrı ayrı hitap etmenin yanında, milletimizin en hassas ve en önemli olarak gördüğü din adamları kılığına kriptolar soktular.
 
Tarih boyunca mücadele etmemizdeki en önemli gücümüz olan, imanımızla oynamaya, gruplaşma olmaksızın herkesi kendi görüşlerine çekmeye çalışıyorlar. On cümle kuruyorlar, dokuz tanesini doğru söyleyip bir cümleyi yanlış söyleyerek, yanlışa inandırıyorlar.
 
Sinsi ve hain planlarla bu kriptoları devletin en önemli kademelerine getirdiler. Bunları fark etmek artık zor değil, din adı altında saklananların bu millete darbe vurmaya çalışmasının üzerinden çok geçmedi. Sabahında milli bir destan yazılan, o kara geceden bir çok ders çıkarmalıyız. 
 
Her zaman ifade ettiğimiz gibi genç nesillere yol göstermeli, milli ve manevi değerler etrafında hiçbir siyasi veya şahsi menfaat gözetmeksizin bir araya gelmeliyiz, getirilmeliyiz. Sanat galerinden, iş dünyasından, teknolojisinden, uluslararası ilişkilere kadar her alanda, Türk İslam kültür ve medeniyetinin şuurunda, İslam ve iman ahlakında yetişmiş kişiler olmalıyız, olmalıdır.
 
Unutmamalıdır ki, tarih değil hatalar tekrar eder. Tanzimat’tan bugünlere kadar uzanan batılılaşma sempatisi yerine, dedelerimizi cihan devleti yapan özelliklerle yoğrulmalıyız. 
Cennetmekan Abdulhamit Han bu konu hakkında “Yeniden canlanmak için Avrupa medeniyetini taklit değil, gücümüzün esası olan İslamiyet’e dönmek lazımdır.” Ve yine demiştir ki; “Bizi yükselten, dinimize duyduğumuz büyük aşktır.
 
Böyle gençler yetiştirmeliyiz. Dirilişe en sağlam adımlar ancak böyle atılabilir…
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ellerinize sağlık

Mehmet Oğuz Akgül 
 06.11.2017 20:47
 

Fetö din adamı kılığına girenlerin açık bir örneğidir.Neler neler var daha yazılamayan.Allah yardımcımız, yardımcınız olsun.

Bozkurt 
 31.10.2017 23:33
Cevap :
Yapılamayanları yazmaya gayret ediyoruz. Çok teşekkür ederim efendim. Saygılarımla   06.11.2017 8:44
 

Acaba Raşel ve Samuel diye kimlere atıfta bulundunuz? Helal olsun her yazınızı okuduğumuz da ayrı bir şekilde gönlümüzü fetih ediyorsunuz.Kaleminize sağlık.Saygılarımla

Abdülhakim keleş 
 31.10.2017 23:06
 

Sayenizde hiç adını duymadığım sabetaycılığı öğrendim. Allah razı olsun. Devamını heyecanla bekliyorum..

Osman Öğmen 
 31.10.2017 22:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 345
Kayıt tarihi
: 18.10.17
 
 

"Genç Arkadaş" Kitabının Yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster