Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '16

 
Kategori
Mimarlık
 

Bir Dur, Nefes Al, Yavaşla

Bir Dur, Nefes Al, Yavaşla
 

Mimar olmak zor, ama buna değer...


Dün gece bir rüya gördüm…
 
Dünya Mimarlık Günü’nü kutlamak üzere Taşkışla’da buluşuyoruz arkadaşlarımla. Bir de ne görelim!!! Avludaki havuz doldurulmuş, bütün ağaçlar kesilmiş ve komple beton dökülmüş. Bir insan niye böyle bir rüya görür, üstüne üstlük bir de bu rüyayı neden mi anlatır? Bunu ancak mimar ya da bir mimar yakını olan anlar.
 
Mimarların kafası farklı çalışır. 
 
Bir kere dört yıl boyunca sabaha kadar uyumadan çizim yapıp, ertesi gün de bütün gün eğitim aldıkları için hafif bir sürmenaj durumları vardır. 
 
Uyku düzenleri alt üst olmuş, az uykuya alışmışlardır. Ömür boyu toparlayamaz, insomnia hallerinde yaşarlar.
 
Ergonomi bilirler, anatomi bilirler, sanattan anlarlar, psikoloji öğrenirler. Taşıyıcı sistem çözerler. Mekanik, elektrik, statik okurlar. Bunlarda başarılı olamazlarsa mezun olamazlar. Onları gördüğünüzde ‘Aman, biraz ukala galiba’ demeyin, ‘Vah vah yazık nasıl da doldurmuşlar kafayı’ deyin, geçin.
 
Genelde fotoğraf çekerler. Öylesine mükemmeliyetçilerdir ki, bir çoğuna sorarsanız, karanlık odada film banyo etmeyi bile öğrenmiştir nedense.
 
Hayatları boyunca ‘Sen mimarsın anlarsın. Akşama misafirim var, hangi renk örtüyü ne renk peçete ile kullansam acaba?’, ‘Şu renk bir araba sipariş ettim, deri döşemelerini ne renk yapsam?’ gibi sorularla karşılaştıkları için dekorasyon yapmayı da öğrenmişlerdir. Bu arada iç mimarlık okuyup, mimarım diyenlere hafif sinir olurlar. Dekorasyon kursuna gidip mimarım diyenler için ne hissettiklerini siz düşünün artık.
 
Gittikleri her yerde gözleri fıldır fıldır döner. Kıskançsanız olay çıkması işten bile değildir. Korkmayın, sadece detayları inceliyordur. 
 
Olaylara büyük ölçekten bakar. Sonra yetmez, bir de detaya iner, öyle bakar, didik didik eder. Zordur hayatı, zor!!!
 
Hızlı düşünür, hızlı hareket eder. Ben, kendi küçük, etkisi büyük bir öneriyle çözümü buldum sanırım. Çok önem verdiğim biri dedi ki; ‘Harekete geçmeden önce bir dur, nefes al ve yavaşla.’ İşe yarıyor.
 
Eğer bir mimar eşiniz, dostunuz, arkadaşınız, sevgiliniz varsa korkmayın, sırtınız yere gelmez. Analitik bakış açısı, estetik kavramı, organizasyon yeteneği ve entelektüel birikimi ile her şeyi halleder, güvenin, keyfini çıkarın.
 
Tüm mimar arkadaşlarıma ve meslektaşlarıma selam olsun…
 
G
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gülşah hanım, halen Kamuda bir teknik ofis yöneticisi, daha öncesinde 10 yıl özel sektörde inşaat mühendisi olarak çalışmış biri olarak yazınızı keyifle okudum, durumu oldukça idealize etmişsiniz, yaşamın teorik heyecanını pratiğe aktaran ve işi detaylarda yükselen Mimarlık meslek disiplininden biri olarak sizi tebrik ederim, (meslek disiplininizle çatışan ve çok anlaşamasak ta) Bir eserin gerçekleştirilmesindeki estetik ve fonksiyonel tutumunuzu ve katkınızı göz ardı etmeden, selam, saygı ve sevgi ile.

Nizamettin BİBER 
 06.10.2016 9:59
 
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 482
Kayıt tarihi
: 21.03.16
 
 

Bir anne... Bir mimar... Bir kadın...   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster