Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '18

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
370
 

Bir Erkek Bayan Kuaförüne Giderse

Bir Erkek Bayan Kuaförüne Giderse
 

 Bundan 3-4 yıl önce ex-hatun kişisi bir sabah beni arayıp şöyle uyandırdı.

- Bugün beni kuaföre bırakabilir misin?

  O aralar yurt dışından yeni dönmüştüm uzun zamandır doğru düzgün görüşemiyorduk. Bir saat sonra kuaföre daldık. Bana; istersen ileride kahveciler var oralarda takıl, dedi. Beklerim, dedim. Hay demez olaydım.

   Kuaförde sıkıldığım belli olmasın diye arada sırada yanıma gelip; bir şey içer misiniz, bir soda daha alır mıydınız diyen kadına bir soru sorayım dedim. Tamamen laf olsun diye sorulmuş bir soruydu ama abla benimle çok ilgilendi.

            Erkek saçı kesiyor musunuz?

            Evet kesiyoruz isterseniz sizinkini de kesebiliriz.

            Saçlarım uzamış hatta arkalar kirpi gibi dikleşmeye başlamıştı. İçimden bir ses; o sesi buradan kınıyorum. İçimden bir ses neden olmasın hem değişiklik olur, dedi. Kadına fazla uzun sürmezse benim saçı da keser misiniz dedim. Gözlerinden havai fişekler yükseldi birden bire çok mutlu oldu. Olur olur diyerek içeri gitti. Sonra geri geldi.

             Aman Allahım o da ne? Şu küçükken gazete kuponu biriktirilip alınan ansiklopediler var ya onlardan biri mi desem, lüks kafelerin tatlı menüsü mü desem işte böyle bir kitabe kucağıma bırakıldı. Menüymüş! Buradan seçin dedi.

            Kitabı açtım, saçlarını kısa kestiren bir kadının her yandan çekilmiş fotoğrafı vardı. Buradan Cumhuriyet Savcılarına sesleniyorum yahu bu suç değil mi? Bir kadının saçı her yandan bu kadar detaylı bir şekilde çekilir mi? Kitabede olmayan tek şey kadının beyin tomografisiydi.

            Hem sonra ablacım ben 27 senedir bu saçları aynı kestiriyorum. Yanları al üstten bırak arkayı komple kes gitsin. Ben böyle çok mutluyum. Üstelik ben saçlarıma hükmeden biri değilim. Beni dinlemiyorlar, uzayınca ördek kanadı gibi şişip kabarıyorlar. Arkaları desen kirpi gibi dik ama o bana inat olduğu için dik. Benim saçlarım biraz anarşik biraz solcu yani. Sovyetler Birliği yıkıldığından ötürü bir dik duruş sergiliyor beni dinlemiyor. Kilom da beni dinlemiyor azıcık şişsin diye her gün duble iskender gömüyorum hala 70 kendileri bazen 65’de düşüyor neyse. Yani vücutta beni dikkate alan yok ama abla inatçı, devam!

            Penaltılara kalan dünya kupası finali gibi sürdü traşım. Nereden baksan 3 saat falan kuafördeyiz yalnız bir kadın var ki onu anlatmadan geçmeyeceğim. Kuaföre getirdiğim ex hatun kişisi ve saz arkadaşları kuaförde çalışanlarla beraber sürekli bir kadını gömüyorlar. O kadın ki çirkefmiş, şeytanmış, kötüymüş, karaktersizmiş. Kadına demedikleri kalmadı Allah affetsin. Ama tam bu sırada o bahsettikleri kadın kuaförden içeri sırıtık bir şekilde merhaba, diyerek daldı.

            Ve bu hatun tayfası memleketlisini görmüş kutup pengueni gibi ellerini çırparak, sevinç çığlıkları atarak kadına sarıldılar. Şapur şupur öpüştüler. Kadına şekerim, balım diyorlar. Ne balı? Rize balı mı? Yahu az önce bu kadın için şeytanın okey eşi diyordunuz ne ara balım oldu. Dostlarını yakın tut düşmanını daha yakın hesabı kadınla koyu bir sohbete daldılar. Kadın gidince plak başa sarıldı. Ay görüyor musun bir de sıkılmadan hala yanımıza geliyor dediler.

            Her neyse benim traş bitti ama bitmemiş. Önüme bir torba dolusu kutu koydular. Bunlar ne, diye sordum. Suratıma falan süreceklermiş. Ablacım, saygı değer hair style  hanımefendi ben bu yüze traş kolonyasından başka bir şey sürmedim. 27 yıldır böyle idare ediyorum. Traş kolonyası candır. Dolardan bile etkilenmiyor fiyatı hala aynı! Hatta kullandığım şampuan bile aynı. Zaten erkek şampuanı üzerine dikkatlice bakın, çok sade bir çizim vardır. Reklamında Ronaldo oynuyor ama etiketinde sadece şampuan yazıyor hatta sadece şampu yazsa bile yeter. Ama saygı değer hanımefendi inatçı. Bununla diyor alnınıza ve göz hatlarınıza yeni bir form kazandıracağım diyor. Allah Allah...

            Baştan yarat ellerimi baştan yarat gözlerimi diyor yani. Sonra dedim ki iyi ki erkeğim. Allaha şükür arkamdan saydıran yok. Ne güzel berberde nasıl olmuş Muharrem abi diyorum, senin şerefin var oğlum diyor. Bayan kuaföründe o samimiyet yok. Yakışıklı değilim ama delikanlıyım oğlum, diyen Hamza abinin samimiyeti yok. Var mı böyle özgüven, özsaygı! Aranızda hanımdan korkmayan var mı lan? Sen indir elini sen bekarsın diyen Özgür abinin olduğu yerde durmaktır mutluluk. Evet, yanda playstation kafe dururken türüne özgü olmayan harekette bulunmak istiyen bir adamın dramı böylece son buldu ama bu da bana ders oldu. Kadınların cephe gerisine sızmış oldum bir şeyler öğrendim.

            Hadi eyvallah :))  

     

Emre Erden 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 203
Toplam yorum
: 107
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 312
Kayıt tarihi
: 16.11.13
 
 

1991 İskenderun doğumlu. EMU Mütercim Tercümanlık, Amasya Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği mezun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster