Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
781
 

Bir film, bir site ve gerçek aşk...

Bir film, bir site ve gerçek aşk...
 

Yıllarca doğru kadını bulamadığını düşünen birilerine bağlanmaktan kaçınan Henry günün birinde rüyalarının kızıyla tanışıyor.
Deniz hayvanlarının tedavisi üzerinde uzmanlaşmış veteriner Henry Roth kendini bildi bileli kadınlara bağlanmaktan korkan, sürekli bir ilişkiden kaçınan bir erkek. Ama her şey günün birinde güzeller güzeli Lucy ile tanışınca değişiveriyor.Henry kendini sonsuz bağlılık için hazır hissediyor.Ama işlerin çatallaştığı nokta tam da burası.

Henry evliliğe bile hazır belki ama Lucy için aynı şeyi söylemek zor. Daha doğrusu o da Henry'ye aşık ama sadece bugün. Neden derseniz, ertesi gün her şeyi unutuyor ve gözleri sanki ilk kez tanışıyorlamış gibi bakıyor genç adama. Amnezinin nadir görülen bir türüne sahip olan genç kız, kısa süre önce olan her şeyi unutuyor ve ona bütün bunları yeniden hatırlatmak için bir hayli ter dökmesi ve Lucy'nin aşkını her gün yeniden kazanması gerekiyor. Yani her randevuları sanki ilk randevuları gibi.Birden aklına herşeyi anlatan bir kaset yapma fikri geliyor ve ilişki biraz daha kolaylaşıyor.Ancak bu arada soğuk sulara açılıp, hayvanlar hakkında inceleme yapma hayalinden vazgeçiyor. Bunu öğrenen Lucy kendine hatırlatacak herşeyi yok etmeye ve Henry'den ayrılmaya karar veriyor.

Henry tam yola çıkmak üzereyken, Lucy'nin babasının söylediği bir sözü...(genç kızın aşık olduğunda şarkı söylediğini ve ayrıldıktan sonra da buna devam ettiğini) hatırlıyor ve geri dönüyor. Kızın yanına gittiğinde, onu hep rüyasında gördüğünü ve bunun nedenini merak ettiğini söylemesi üzerine yeniden birlikte olmaya başlıyorlar ve bu sefer sabahları onu tanıyarak kalkıyor.Final ise çok güzel...bir teknedeler bir kızları olmuş ve Lucy her sabah güne bir kaset izleyerek başlıyor. Bu hikayeyi senaryolaştıran ise bu küçük kız.

Filmin orijinal Adı : 50 FIRST DATES Yönetmeni : Peter SegalOyuncuları : Adam Sandler, Drew Barrymore, Rob Schneider, Sean Astin, Lusia Strus, Dan Aykroyd.Yapım Yılı : 2004

Ne kadar hoş diyerek internetin başına geçtiğimde tamamen tesadüf olarak bir siteyle karşılaştım.Okuduklarım beni hem çok üzdü hem de gerçek bir aşka tanıklık yapmama neden oldu doğrusu. Emekli bir öğretmenin, eşinin ölümümden sonraki tüm duygularını anlattığı bir site.Çok etkilendim ve evliliğin aşkı öldürdüğünü söyleyenlere çok güzel bir örnek teşkil ettiğinden burada bahsetmek istedim.

http://www.turkischweb.com/Ayferim/seite2.htm

Eşine yazdığı mektuptan kısa bir bölümü paylaşmak istiyorum.

"Sevgili eşim, 33 yıllık hayat arkadaşım, bir tanem, tatlım, güzelim, Ayferim yakalandığı hastalığa yenildi. Aramızdan ayrıldı. 30 aralık bizim evlenme günümüz idi. 17 ocak da doğum günü...
Tüm hastalığı boyunca onca acısına rağmen bir tek kez bile ne ağladı ne de bir tek damla göz yaşı döktü. Çok ümit doluydu, sevgi doluydu. Herkese karşı çok kibardı ve saygılı idi. Benim ağlayışlarıma, yakarışlarıma ise dayanamazdı, hiç istemezdi.
Çok arıyorum. Özlüyorum. Bunun sadece bir aşk olmadığını biliyorum. Bu aşkdan da üstün bir duygu! Sevgi ve saygının, mütevaziliğin, ortak dengelerin birleştiği, harmanlandığı bütünlük, bir yaşam biçimi, bir duygu seli oldu hep!
Her an gelecekmiş gibi yine onu bekliyorum. Çok ağlıyorum. Onu seviyorum."


Sevgiyle kalın...




Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu filmi seyrettim :))) Çok hoştu... Henry'nin çabaları hergün yeniden tanışmaya çalışmak hafızası için bulduğu taktik...Babası ve kardeşinin Lucy üzülmesin diye yaptıkları ... Beğenmiştim hem de çok...(Bu arda evlilik aşkı öldürmüyor bence . Bilhassa daha da perçinliyor)... SEVGİLER

Lavinya 
 01.04.2008 14:54
Cevap :
Ben yeni seyrettim çok hoşuma gitti,bence de gerçek sevgi gösterlen emekle doğru orantılı olarak devam ediyor.Sevgilerrr. Not: 10 gün bitmedi yaaa eşin ne zaman geliyor?Ona da sevgiler  01.04.2008 15:19
 

Gece 3 e kadar seyrettiğim bir filmdi...Çok da güzel huzur verici bir film...Düşünüyorumda aşklar kolay bulunup çabuk kaybedilen duygular bence..Neden çünki onu yaşayan kişi o duygunun öyle olmasını istiyor sanki..Karşılıksız fedakarlık özveriyi kimse vermek istemiyor. Öyle olunca karşısınada kendi gibi düşünenler çıkıyor. Ama diğer nadiri yaşayanlar sizin anlattığınız örneğin noktasında buluşuyor. Ne demişler "ucuza para verecek kadar zengin değilim" bende "kısa süreli duygulara emek verecek kadar zengin değilim" diyorum. Yaşayacaksam hakını verip alabilmeliyim diye düşünenlerdenim..Lakin haydi bizim gibi düşüneni nerden bulalım..Aşkda sevgide doğru kişiyi bulmak önemli onuda bulanlar malesef nadir öyle nadir ki filmlere ve sitelere duygu yağmuru oluyor...SEVGİLERİN AŞKA, AŞKIN SEVGİLERE DÖNÜŞTÜĞÜ YARINLARA

RMZSM Meliha Karaoğlu 
 31.03.2008 12:51
Cevap :
Düşüncelerime tercüman olmuş yorumların, az da olsa böyle örnekleri görmek beni umutlandırıyor.Dileklerine katılıyor,sevgilerimi gönderiyorum:)  31.03.2008 13:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 351
Toplam yorum
: 1482
Toplam mesaj
: 167
Ort. okunma sayısı
: 3124
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Emekli olmaya çalışan bir sanatçı,yazmaktan büyük keyif alıyorum. Kocaeli Gölcük' de oturuyorum e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster