Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
648
 

Bir Garip Mehmet vardı!

Dedemin köyünde bir garip Mehmet diye bir delikanlı vardı. Bu Mehmet uysal, sessiz, ailesinin bir dediğini iki etmeyen yağız bir delikanlıydı.

Mehmet dokuz çocuklu bir ailenin iki erkek çocuğundan birisi idi. Şehirde bir fabrikada işçi olarak çalışan abisinin yerine köyde ki işleri yürüten ve yapan evin tek oğlu olarak kalmıştı.

Babasının sağ kolu, kız kardeşlerinin ise koruyucusu ve kalkanlarıydı.

Ta ki eski evlerinin teras katının mozaiğini silecekleri güne kadar. Babası Hacı Veysi evin terasının mozaiğinin silinebilmesi için bir dostunun mozaik silme makinesini getirmişti. Tam babası işe başlayacak tı ki makinenin taşlarının özelliğini yitirdiğini gördü. Bir koşu Kahta ilçesine giderek yeni taşları aldı ve geldi.

Evdekiler bile babanın bu süratine inanamamışlardı. 15 kilometrelik yola arabası ile gitmiş, alışverişini yapmış ve gelmişti. Çok kısa bir süre de işinin başında idi. Mozaik silinmeli ve amca oğlunun hafta sonu yapılacak düğününde misafirler bu teras da ağırlanmalıydı.

Makinenin taşları takıldı, makinenin elektrik fişi de amcanın atölyesindeki 380 voltluk elektrik prizine takıldı.

Makineye start verildi.

Usluca mozaikler silinmeye başladı.

İşte ne oldu ise o sırada oldu.

Su ile temas eden makine elektrik kaçırmaya başladı. Babayı duvara çarparak kenara fırlattı. Ardından garip Mehmet’i altına alıp dönmeye başladı makine. Mehmet ‘i yerden yere vuruyordu.

Ta ki karşıda olayı gören akrabaların köyün ana şalterini kapatmalarına kadar, Mehmet yerde ölü gibi yatıyordu.

Baba ve akrabaların yardımı ile arabaya konuldu ve Kahta devlet hastanesine doğru yola çıkıldı. Bu arada köylüler 112 acil servisi aramış ambulans yola koyulmuştu.

Yarı yolda ambulansa nakledilen Mehmet’ e ilk müdahale yapıldı. Kahta devlet hastanesinin ardından Adıyaman devlet hastanesine kaldırıldı.

Yapılan müdahaleler ile yoğun bakıma alınan Mehmetçik tam yedi gün ecel ile boğuştu.

O içeride eceli ile savaşırken aile ve tüm akrabalar hastane bahçesine karargah kurmuştu.

Yedinci günde beklenen son geldi. Mehmet kurtarılamadı. Yapılan tedaviye cevap vermedi ve Mehmet 18 yaşında hayat gözlerini yumdu.

Bunun adı ne?

Ben bulamadım. İhmal mi?

Kader mi?

Genç yaşta hayatının baharında hayata gözlerini yummak. Anlayamadım gitti.

Ben buradan Mehmet ‘e Allah-tan rahmet ailesini sabır diliyorum.

Bu arada hastane aşamasında ve cenaze işlemlerinde, taziyede bizleri yalnız bırakmayan Adıyaman belediye başkanına, Adıyaman eski belediye başkanına, gap gazeteciler genel başkanı sayın Kıymaz ‘a basın mensubu arkadaşlarıma ve de özellik ile bizlere desteğini bir an bile esirgemeyen Kahta belediye başkanı sayın Toprak ‘a , bizleri seven dostlarımıza teşekkür ediyorum.

Sağ olun iyi ki varsınız.

hidayetozdemir0266@hotmail.com.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 637
Kayıt tarihi
: 11.06.08
 
 

1966 Adıyaman doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi aynı şehirde okudum. Ankara Üniversitesi'nden..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster