Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '07

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
2155
 

Bir garip şair... Ziya Osman Saba...

Bir garip şair... Ziya Osman Saba...
 

Edebiyatımızın seçkin yazar ve şairlerinin yaşam öykülerini incelediğimde bazen içim burkulur.

O muhteşem yazıları, şiirleri;bizi bulunduğumuz alemden bir başka aleme sürükleyen; o gizemli şarkıları kültürümüze kazandıran sanat abidelerimiz nasıl yaşamıştı ?

Eserlerini hangi koşullarda yazmışlardı? Merak etmişimdir.

Meşhur '' Yedi Meşalecilerimizden'', Ziya Osman Saba'nın şiirlerinde orta halli yaşamının izleri görülür.

Başarılı bir tahsil yaşamı vardır.Hukuk Fakültesi mezunudur.Yüksek makamlarda hiç gözü olmamıştır.

Çevresindeki kişileri de incittiği görülmemiştir.Mütevazı yaşamıyla herkesin kalbini kazanmıştır.

Şairin eserlerini yazacağı bir masası bile yokmuş.Dizlerinin üzerine bir sümen koyar öyle yazarmış.

Eski bir kitap içinden çıkan silik resmini görünce gözlerim doldu.

O kadar acıklı ki...Yere bağdaş kurmuş, omuzlarında ceketi...Yanında bir mangal...Şairimiz yazıyor...

''Bir dikili ağacım olsaydı yeryüzünde,
Akasya, hurma, kavak,
Sığınmak için gölgesine,
Bir dal, yaprak, yaprak.
.....
Bir ağaç gölgesi, bir rüzgar öteden,
Allahım! Dünyadan bir karış toprak,
Kavgasız, gürültüsüz üstünde,
Mes'ut olunacak.
.......
Şair, hep bir ''Beyaz ev ''in hayallerini kurmuş...Küçük yaşta ölen annesini ve babasını da hep o evde hissetmiştir.

''Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev.
Ki çıkıp mezarlarından annemiz, babamız da,
Beyaz evimize yerleşecekler.
Uzun kış geceleri onlar da aramızda
Gözgöze bakışacak, mangalı eşecekler...''
.....
Şair ölümden korkmamaktadır;çünkü öldüğünde tüm yitirdiği sevdiklerine kavuşacaktır...

''Rabbim, nihayet sana itaat edeceğiz...
Artık ne kin, ne haset, ne de yaşamak hırsı,
Belki bir sabah vakti, belki gece yarısı,
Artık nefes almayıo bırakıp gideceğiz...
En güzel, en bahtiyar, en aydınlık, en temiz,
Ümitler içindeyim, çok şükür öleceğiz.''
.....

Anne ve babaya özlem bu kadar acıklı anlatılırdı ancak...

''Sizleri görüyorum, bahçemizdeki çamlar,
Bütün gün bahçesinde oynadığım dost badem.
Derken dallardan iniveren ılık akşamlar.
Evine dönen babam, camda bekleyen annem...''

...........

Şair, üç katlı bir ahşap evde oturuyormuş.Şiirlerini sabah çok erken saatlerde yazarmış.

Üst katta oturanlar gece geç vakitlere kadar oturmasına izin vermezlermiş.

Küçük kağıt parçalarına yazdığı şiirleri bir zarfta toplarmış.

İlham geldiğinde tramvayda, yolda, yemekte hemen bu küçük kağıtlara karalayıp evinde düzeltmeler yaparmış.
.........

Şiir, kalpte başlayıp zihinde oluşuyor;sonra kağıt üzerinde kalıcı oluyor.Şairi de halen yaşatan bu olsa gerek....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaşama sevinci ile dolu şairler neden erken ölür bilemiyorum. Aklıma Orhan Veli geliyor, Cahit Sıtkı geliyor. Hatta Cemal Süreya,Edip Cansever,Turgut Uyar hep erken gidenlerden. 47 yaş ölüm için çok erken. Hele şair olanlar için hepten . Bu güzel şairi anımsattığınız için teşekkürler...

Melek Koç 
 27.12.2007 20:21
Cevap :
Melek Hanım,Siz de takdir edrsiniz ki insan ömrünü uzatan etkenlerin başında sağlıklı beslenme,ekonomik özgürlük ve genetik yapı gelir. Genç yaşta yitirdiğimiz şairlerimizin çoğunun ekonomik zorluklar içinde sağlıklı beslenemedikleri,barınma sorunlarının olduğu,stres içinde yaşadıkları bilinir.Acıları,aşkları onlara ilham kaynağı olmuştur.Genlerinde olan ''Sanat ruhu '' da onlara,ruhsal incelik getirerek alıngan ve kırılgan bir özellik getirmiş.Çoğunda, aşırı sigara ve hatta alkol de olunca; tüm bu olumsuz etkenlere bir de ülke insanının,yönetimlerinin ''Vurdumduymazlığı '' da eklenince uzun yaşamaları mümkün olamamış,maalesef...Teşekkürler...Saygılar...  27.12.2007 21:38
 

Bir daha görüyorum seni dünya gözüyle / Gögün hep üstümde, havan ciğerlerimdedir / Ey doğup yaşadığım yerde her taşını / Öpüp başıma koymak istediğim şehir.... , teşekkürler , sevgiler

Dilek Fuçucı 
 27.12.2007 17:50
Cevap :
Ah İstanbul !..Keşke o ciğerlere dolan güzel havan,kucağında yetiştirdiğin o muhteşem şairlerimizin daha uzun ömürlü olmalarını sağlasaydı ne hoş olurdu...Harika katkınız için teşekkürler...Sevgilerimle...  27.12.2007 21:41
 

Bana şiiri sevdiren şairlerdendir. Sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 27.12.2007 16:24
Cevap :
Özlem Hanım,gel de sevme şiiri:''Hayat,seviyorum seni.../Yemyeşil çayırlarda bembeyaz gezen kızlar ! / Aranızda sevgilim var.// Diye seslenen Ziya Osman Saba gibi değerlerdir, bizi dizelere meftun eden...Teşekkürler...Sevgiler...  27.12.2007 21:48
 

Ziya Osman Saba'nın şiir yolculuğu, anneye babaya özlem, ölüm ve gerçek dünyayla ilgili. paylaştığınız için teşekkürler.

Meral Yağcıoğlu 
 27.12.2007 13:31
Cevap :
Sevgili Meral Hanım,Şairlere ilham veren yaşadıkları derin acılar ve özlemler yüreklerde kalıcı izler bırakan eserler vermelerine neden olabiliyor.Hele ,konu anne-baba özlemleriyse damarlarımıza kadar girebiliyorlar.Nazik katkılarınızdan dolayı şükranlarımı sunar,yüreğinizdeki yakamozların hep ışıldaması dileklerimle sevgilerimi sunarım...  27.12.2007 14:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1552
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster