Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '21

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
129
 

Bir Garip Şair: Orhan Veli

O, kısacık yaşamına üç büyük aşk sığdırmayı başarmış bir garip şairdi. İstanbul, deniz ve kadın... Üç aşkını bir araya getirip inanılmaz bir güzellikte sunan şairin adı ancak Orhan Veli olabilirdi kuşkusuz.
(...)
"Ağlar çekiliyor dalyanlarda
Bir kadının suya değiyor ayakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı."

Yahya Kemal’e inat, İstanbul, sokak sokak, kaldırım kaldırım, cıvıl cıvıl, serin serin geçer şiirlerinde . İstanbul'un orta yeri sinemadır. Dinmiş lodosların uğultusu içinde gözlerini kapatıp doklardan gelen çekiç seslerini, sucuların hiç susmayan çıngıraklarını, bir yosmanın ayak seslerini dinler.

Her ne kadar Süheyla'ya vurgunluğunu, Eleni'yi öptüğünü, Mualla'yı sandala attığını yadsıyorsa da kadınların, şiirinde vazgeçilmez bir yer tuttuğu bir gerçektir. "Güya bir de Galata'ya dadanmışız." diyerek söylentilere "Dedikodu"
dese de "Tahattur" şiirinde yakayı ele verir.
"Alnımdaki bıçak yarası
Senin yüzünden
Tabakam senin yadigarın
İki elin kanda olsa gel, diyor
Telgrafın
Nasıl unuturum seni ben
Vesikalı yarim."

Başka hangi şairin şiirlerinde Süheyla'dan Eleni'ye, Melahat'tan Mualla'ya, Şoförün Karısı'ndan Galata yosmalarına, dahası; saçları, dudakları deniz kokan kadınlara uzanan geniş bir kadın mozayiği vardır?

Kadınlar onun şiirinde eski ya da yeni sevdalar, günübirlik aşklar içinde geçer. İdeal bir kadın tipi yoktur, gönlünü avutacak bir kadının olması yeterlidir. Kadınlarla ilgili şiirlerindeki  cinsellik çağrıştıran dokunuşları  Sere serpe  şiirinde olduğu gibi çoğu kez mizah yüklüdür:

Uzanıp yatıvermiş,sere serpe/ Entarisi sıyrılmış hafiften / Kolunu kaldırmış koltuğu görünüyor / Bir eliyle de göğsünü tutmuş / İçinde kötülüğü yok, biliyorum / Yok, benim de yok, ama… / Olmaz ki! / Böyle de yatılmaz ki!”

İstanbul'u dinlerken de, Urumeli Hisarında oturup bir türkü tutturduğunda da hep bir kadın vardır imgeleminde.Tarifsiz kederler içinde, kırılgan bir sitemle yüklüdür dizeleri:
(...)
"El konuşur, sevişirmiş bana ne!
Sevdalım
Boynuna vebalim."

Vebali sevdiğinin boynuna olmuş mudur bilemeyiz ama biliyoruz ki:
"Tüm yaşadıklarına, sevdiklerine, anılarına rağmen
İşine gücüne, ekmek parasına rağmen,
Bir kadın yüzünden bir şehir bırakmıştır ardında."

Orhan Veli şiirlerinde  denizi bir kadın gibi görür ve sevdalanır. Onun için deniz kadın gibidir, kadın da denize benzer.
(...)
"Neydi o deli gibi gidişimiz
Bembeyaz köpüklerle açıklara
Köpükler ki fena kalpli değil.
Köpükler ki insanlarla
Zinaları ayıp değil."

Bir başka şiirinde ise şöyle diyor:
(...)
“Denizden yeni mi çıkmıştı neydi,
Saçları dudakları
Deniz koktu sabaha kadar
Yükselip alçalan göğsü deniz gibiydi."

Şairimiz denizi seyrederken dalgalarda kendi ruhunun çalkantılarını görür. Yüreğindeki med-cezirlerle yorgun düştüğünde, içindeki yaşama sevincini de yitirir.
"Ağlasam sesimi duyar mısınız
Mısralarımda
Dokunabilir misiniz
Gözyaşlarıma ellerinizle."

Orhan Veli’ye  deniz hep uzakları çağrıştırır. Gitmek düşer aklına.Ruhundaki  hep o başını alıp gitme isteğiyle, bir akşam alacası içinde kaybolup gitmek... Her şeyi, herkesi arkada bırakıp, tek başına. Varılacak yeri, gidilecek mekanı bilmeden. Tüm yaşananları, acıları, sevinçleri, umutları, sevdaları,  öfkeleri, dertleri, beklentileri geride bırakarak.  Dudakta bir ıslık, rüzgarda saçlarını savurarak...

“Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.”

Deniz… Tatlı serseri ruhunun mavi özgürlüğü müdür? “Bir sahilden çözülüp gitmek / Düşünceler gibi başı boş “  ve  yarın ne olacağını düşünmeden… Bıraktıklarını özlemeden, şimdinin, anın güzelliğini yaşamak, yaşadığının farkında olmak ister. Yeni heyecanlar, yeni renkler, yeni hayatlar keşfetmek ister:

 “Açsam rüzgara yelkenimi;
Dolaşsam ben de deniz
Ve bir sabah vakti, kimsesiz
Bir limanda bulsam kendimi.”

13 Nisan 2021. 107 yaşına bastın Sevgili Orhan Veli.  Gittiğin o uzak limanda huzur içinde uyu.

 

 

 

 

 

 

ETEM SEVİK, Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hem garip hem de ne büyük şairdi, çocukluğumuzdan bu yana sevdiğimiz.

Şahin ÖZŞAHİN 
 15.04.2021 0:26
Cevap :
Orhan Veli'nin Türk şiirindeki yeri özeldir.Naif ve çocuksu bir duygusallıkla yazmış kaç şaiirimiz var ki? Teşekkürler.  15.04.2021 12:31
 

40 yillik hatiri olan kahve içimi tadinda çok güzel bir özetleme...Fakat 107. doğum yildonumunde bile boylesi bir anımsanmanin ruhani tadı cok daha fazla...

Ersin Kabaoglu 
 14.04.2021 11:32
Cevap :
Orhan Veli daha fazlasını hak ediyor aslında. Edebiyatın büyük ustalarını anmak, hatırlatmak, yaşatmak edebiyatsever gönüllerin bir vefa borcu olmalı. Sevgi ve şiir dolu günler dileğiyle.  14.04.2021 15:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 1840
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2030
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster