Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
314
 

Bir haber/ Bir yorum

Bir haber/ Bir yorum
 

HABER

Bakan Çelik: Hayat notlara endeksli değil

Eğitim öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, öğrencilere seslendi.

Karnesindeki notları başarısız olanların bile gösterdikleri gayretle iyi bir tatili hak ettiklerini belirten Bakan Çelik, "Notlarınız nasıl olursa olsun, hayat devam ediyor, bunun için iyiyi, doğruyu ve güzeli düşünmeye devam ediniz. Unutmayınız ki, kazanmak yahut kaybetmek büyüklük ve küçüklük değildir. Siz her neyseniz onun en iyisi olmalısınız." dedi. Başarının birden çok faktöre bağlı olarak ulaşılabilen bir olgu olduğuna değinen Çelik, "Tatiller, dinlenmeyi hak ettiğiniz dönemlerdir. Bütün bir yılın yorgunluğunu tatillerde atmak en büyük hakkınızdır. Ancak unutmayınız ki dinlenmek sadece boşa vakit geçirmek demek değildir. Bunun için tatil süresince sizi dinlendirecek ve eğlendirecek aktivitelerin yanı sıra bir dönem boyunca işlediğiniz derslerin tekrarına zaman ayırmalısınız. En önemlisi, kitap okuma alışkanlığını edinmenin yollarını aramalısınız. Çünkü okumak, problemlerin ve sıkıntıların kaynağını kurutur. Çeşitli yaz kamplarına, ailenize ve çevrenize yardımcı olabileceğiniz sosyal etkinliklere de zaman ayırmalısınız." diye konuştu. Velilere de seslenen Bakan Çelik şöyle dedi: "Karneler çocuklarınızın nasıl bir insan olduğunu değil, onların okul derslerindeki durumlarının nasıl olduğunu ortaya koyan belgelerdir. Bunun için karnedeki başarı ya da başarısızlık tüm yaşamdaki başarı ya da başarısızlığın kanıtı değildir. Bu bilinçle çocuklarınızın karnelerini değerlendirirken onların kişiliklerini zedeleyici, özgüvenlerini yitirmelerine yol açıcı suçlamalardan kaçınınız."

Ankara, Zaman

YORUM:

Haberin başlığını ve içeriğini okuyunca içim sızladı.Notlar o kadar önemli ki, ancak başına gelen bilir.

Haberin çıktığı gün, yani dün karneler dağıtıldı ve öğrenciler tatile başladı. Beşinci sınıf öğrencileri karne sevinci yaşarken, aileleri öğretmene yaklaşıp, "Hocam, çocuklarımızı dershaneye gönderelim mi? Malum, önümüzdeki yıl bitirme sınavları olacaklar. Yazı boş geçirmesinler. Ne dersiniz?" diye soruyorlardı. Çünkü; önümüzde ki yıllarda notlar, şimdikilerden daha önemli olacak. İnsanlar okulun verdiği öğretimin dışında dershane ve başka seçenekleri düşünmek zorunda hissediyorlar.

Yine notlarla ilgili bir çarpıklığıda bir kere daha hatırlayalım.

Yarın, bütün yurtta üniversite sınavı yapılacak. Sonuçlar açıklandığında da önemsiz gibi lanse edilen notların ne kadar önemli olduğu, adayların önüne bir kaç kez daha dağ gibi konduğunda anlaşılacak. "Aklın hesabı birdir." derler. İşte böyle olmadığını da okul puanları açıklamaktadır.

Örneğin, Ahmetle Mehmet aynı mahallede iki sokak farkla oturan mahalle arkadaşı olsunlar. Aynı anda okula başlayanlardan Ahmet "X" devlet okuluna, Mehmet'te "Y" devlet okuluna gitsinler. X ile Y arasıdaki uzaklık 1 km olarak düşünülsün. Her ikiside devlet okulu olmasına ve buralarda okuyan çocuklarda devletin çocukları olmasına rağmen, "okul puanı" adaletsizliği, daha baştan sorunları büyütmeye yetmektedir.

Açıklamaya çalışalım

Ahmet'in gittiği X devlet okulu 1 ile 35 nolu sokaklardan öğrenci alsın. "Y" okuluda 35 ile 70. sokaklardan öğrenci alsın. Yani herkes sokağının bağlı bulunduğu okula devam etmek zorunda kalsın. (Öylede takan yok..) Hasbelkaderde "X" okulu, "Y" okuluna göre %5 daha başarılı olsun. İşte aynı şartlarda ki devlet okullarında ki bu fark bile çocukların önünde büyük bir sorun olarak çıkmaktadır.

Nasıl mı?

Diyelimki Ahmet başarılı bir öğrencidir ve 4 ortalama ile okulundan mezun olmuştur. Mehmet'te çok başarılıdır ve 4.25 ortalama ile mezun olmuştur.
Bu durum lisede de aynı devam etmiş ve iki genç üniversite sınavlarına girmiştir. Ve diyelim ki Mehmet burada da Ahmetle aynı puanı yada Ahmet'in çok az üzerinde bir puanı kazanmıştır. Bu durumda seçeneklere göre Mehmet daha başarılı olmasına rağmen, tercihlerde Ahmet daha şanslıdır. Çünkü okul puanı(yani not ortalaması) daha iyi olduğu için, Ahmet seçeneğinde daha şanslıdır.
Her ikisi de devletin çocuğu ve her ikisi de devletin okulundan mezun olmalarına rağmen, böyle bir adaletsizlik, not ile yapılmaktadır.
Eee.. ne yaparsınız.. Onca insanı naıl eleyeceksiniz... Sayın Bakanda çıkmış, "Hayat notlara endeksli değil" diyor.
Güler misiniz.. Ağlar mısınız...

O zaman şöyle mi demek gerekir?
"Hayat notlara endeksli değil"
"Notlar hayata endekslidir"

Hangisini kabul ederseniz, sizin olsun. Saygılarımla

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir tarafta böyle konuşup, öbür tarafta çocukları dişlilerin arasına atıvermek. Bir öğretmen olarak çocukları geleceğe hazırlamakla, çocukları sadece çocukluklarını yaşatmak arasında çok bocalıyorum. Saygılar.

Eşit Ağırlık 
 16.06.2007 11:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 1449
Kayıt tarihi
: 19.05.07
 
 

Merhabalar. Uzun yıllardır ailemle birlikte İstanbul'da yaşıyorum. Bir süre özel sektörde çalıştım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster