Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
268
 

Bir halden anlayan bulunur

Bir halden anlayan bulunur
 

Bu resim google görseller bölümünden alınmıştır.


İyi bir futbolsever olarak Milli Takımın maçlarını hiç kaçırmam. Avrupa Şampiyonası grup maçlarını da sektirmeden izledim. Son yıllarda coşku ve heyecanını yitirmiş, kazanma hırsından uzak bir Milli Takım seyrettik. Oysa bizim Milli Futbol Takımımız gerek Dünya, gerekse Avrupa Şampiyonalarında dereceye girerek, kazandığı başarılarla şampiyonalara damgasını vurmuş bir takımdır. Son Avrupa Şampiyonası Grup maçlarında aldığı istikrarsız sonuçlarla, belki de hiç hak etmediği grup ikinciliğini kazanarak eleme turu maçları oynamaya hak kazanmıştır. Oynayacağı iki ön eleme maçının ilkini dün akşam kendi sahasında oynayan Milliler, 3 - 0 gibi net fakat şok bir skorla yenildiler.

Hırvatistan teknik direktörünün maçtan önce verdiği demeci hiç unutmayacağım.”İstanbul’dan istediğimizi alıp öyle döneceğiz” demişti. Dediğini de yaptı. Helal olsun. Demecindeki bu öz güven Türk Milli Takımını çok iyi etüt etmesinden kaynaklanıyordu. Taktiğini Türk Milli takımının taktik anlayışına göre geliştirmişti. Oyunun daha ikinci dakikasında kolay bir gol bularak Türk Milli Takımının en çok ihtiyaç duyacağı moral ve motivasyonunu sıfıra indirgeyerek istediğini elde etmişti. İki rakip oyuncunun katıldığı bir atakta sağdan yapılan ortaya çıkmakta tereddüt eden kaleci Volkan’ın tutacağı yeri kaybettiğini gören Mandzukic, savunma oyuncularımız arasından yükselerek topu kafayla kalemize göndermiştir. 6 farklı sonuçla kazanabileceği bir maçı 3 – 0 kazanarak, maçın ikinci ayağını oynamadan Avrupa Şampiyonasına katılmayı garantilemiş görünüyor. Ama Hırvatistan teknik direktörü tedbiri elden bırakmayarak ikinci maçın son düdüğü çalınıncaya kadar, henüz işlerinin bitmediğini söylüyor.

Bu maça yorum getirmek için futbol otoritesi olmaya gerek yok. Gördüklerime dayanarak bazı çevrelere soruyorum. Uzun ve güçlü rakip hücum oyuncularına karşı Serveti kulübede bekletirken, maç deneyimi olmayan bir oyuncuyu stoper oynatmak hata değil mi? İkinci ve üçüncü golün yenmesi, savunmadaki uzun adam eksikliğinden kaynaklanmadı mı? Rakibin baskıya dayalı hareketli oyununa karşı, siz hangi taktiği geliştirdiniz? Rakip kaleye hücum etmeden, kendi yarı sahanızda top çevirmeyi taktik bir anlayış olarak görenlere diyeceğim söz yok. Kendi saha ve seyirciniz önünde rakip kaleyi tutan bir şut atamıyorsanız, kazanmaya yönelik bir taktik geliştirememişsiniz demektir. Bu doğru tespitleri görüp yazmak için futbol otoritesi olmaya gerek yok.

Sayın Hiddink, siz takımın başına geldikten sonra seyirci coşkusunu arkasına alıp, rakibin üstüne sel olup akan anlayışımızı kaybettik. Bu karakteristik özelliğimiz, heyecanımızı coşkuya dönüştüren milli bir ruh halidir. Bu hal, duygusal bir millet olmanın özellikleri ile çelişmiyor. Siz bu hali anlayamaz ve yabancı bir teknik adam olarak Türk sporcusuna aktaramazsınız. Çok değerli bir kişilik yapınız olabilir, ama başarılı bir futbol adamı değilsiniz. Yaşadığınız ve yaşattığınız üzücü bir dönemden sonra, Türk gençlerini de suçlamaya hakkınız yok. Siz ayrıldıktan sonra, elbette halden anlayan yerli bir teknik direktör bulunur

İstanbul, 12 Kasım 2011

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı ibretle okudum."siyah kramponlar" başlıklı yazım futbol nasıl oynanır onu anlatıyor.Hidink ile Terim alıp okusunlar.

Kerim Korkut 
 13.11.2011 8:26
Cevap :
Sn Korkut, bu son yazımı okumanızdan mutlu oldum. E-güncemde kopyala yapıştır yapmadan, sayfamda sıcağı sıcağına maçın eleştirisini yapmıştım. Kaza sonucu silinince, bu yazı çıktı ortaya. Yazılarımı birileri ile kapışmak için değil, ortak aklın yolunda askari müştereklerde uzlaşmak için yazıyorum. Bir iletişim aracı olan dil, uygar insanlar arasında uzlaşma aracı olarak kullanılmalıdır. Hiç kimse hatadan uzak değildir. Ben de öyle. "Siyah Kranponlar" başlıklı yazınızı okuyacağım. Dil hakkındaki yorumunuzun birinci bölümü iki kez kaydedilmiş. İzninizle bir nüshasını siliyorum. Dil konusundaki yorumunuza ilgili sayfada cevap yazmak üzere, size şimdilik "hoşça kalın Kerim Bey, mutlu kalın" diyerek veda ediyorum.   13.11.2011 12:25
 

Yazınızı okudum.İzninizle yorum yapmak isterim,son paragrafa kadar katılmamak olanaksız tespitlerinize.Ben oyunun kötü olmasında en az sorumlunun hoca olduğunu düşünüyorum ancak,ilk istifa etmesi gerekeninde kendisi olması gerektiğini.Sorum şu Arda Turan bir daha milli takıma alınmalı mı...? Ben hep hayır diyorum,o sarı kartı almak bu halka hakarettir.Selamlar...

Beymihdar 
 12.11.2011 16:56
Cevap :
Sn Ercü.., ikinci dakikada yenen golden sonra takımın moral ve motivasyonunun son derece bozulduğunu yazmıştım. Böyle bir psikoloji ile rakip takım üzerine baskı kurup gol aramak çok zor. Dikkat etmişseniz hoca dışında kimseyi suçlamadım. Oysa oyuncu tercihleri konusunda Servet dışında suçlayabilsceğim başka isimler de vardı. Arda konusuna gelince, Cüneyt Tanman bugün yaptığı açıklamada, sarı kart gören futbolculardan hiçbirinin son maça katılmamak için, bilerek kart görecek kadar sorumsuz davranacağını düşünmüyorum sözleriyle konuyu kapatmıştır. Ama bizler milli gururumuzun rencide olmasını içimize sindiremediğimiz için, tazeliğini kouyan duygularımız sağlıklı düşünmemizi engelliyor. Milli Takımımızın geçmişteki başarılarını yakalaması dileğiyle selamlar yolluyor, ziyaretinizden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.  12.11.2011 22:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 179
Toplam mesaj
: 65
Ort. okunma sayısı
: 1129
Kayıt tarihi
: 09.12.07
 
 

Rize merkez ilçeye bağlı Yiğitler Köyünde doğdum. Lise bitinceye kadar ilk gençlik yıllarımı geçird..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster