Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
822
 

Bir Havva kızının yalnız bırakılmaması gereken zamanlar...

Bir Havva kızının yalnız bırakılmaması gereken zamanlar...
 


Havva kızları nazlıdır, canının sıkılmasına gelemez. Etrafındaki ademoğlu kendisiyle biraz fazla ilgiliyse eğer ihtiyacı olduğunda onu yanında görmek ister. Aramasını ister, sormasını ister, falan ister, filan ister ama ille de o ademin alakasını bekler.

Kendini yalnız, çaresiz, güçsüz hissediyorsa erkeğini yanında ister. Kendisini gelmesini; gelemiyorsa aramasını sormasını bekler. ''Ne yaptın, nasılsın? Ne yapabilirim senin için?'' demesini ister. Elinde sadece onun için alınmış bir buket çiçek olsun ister.

Hatun kişi icabında bütün hayatını değiştirebilir. Dünyanın heryerinde sıfırdan bir hayat kurabilir. İşe koyulduysa o kadar gücüne rağmen erkeğinin gücüne teslim olmak ister.

Cenazesi varsa, hastası varsa, bir derdi varsa, bir sevinci varsa küslük istemez havva kızı. O ademin kafasına terliği geçirmiş olsa bile böyle zamanlarda hesap gördürmez. Erkeğinin koltuğunun altına kedi gibi sokulmak mırıl mırıl onun gücünün tadını çıkarmak ister.

İstediği o ademoğlunun kendine sahip çıktığını görmektir aslında. Bütün dünyayı fethetmeye çıktığında bile bir başınaysa mahzun olur.

Hüzünlenir...

Gelmesi gereken gelmiyorsa canı sıkılır...

Araması gereken aramıyorsa kızar.

Affetmez...

Dayağı affeder belki.

Çok sıkıntıya katlanır gerekirse.

Erkeği yanında yoksa, olması gerektiği halde o zaman affetmez.

Ortada bırakılmışlığı sevmez.

Yazar bir köşeye...

İlgi yoksa ilişki yoktur...

Sahiplenme yoksa yalnızdır kadın...

Yazar bunu da bir köşeye...

Kapatır olmayan ilişkinin defterini...

Siler kendini sahipsiz bırakanı...

Usul usul toplanır...

Gider.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim doğup-büyüdüğüm yörelerde 'K' sert sessizi, 'G' yumşak sessizine dönüşürdü ve bundan hiç de rahatsız olmazdı her iki harf de... Birisi doğrudan yana bir cümle kurdu mu: "Ne gadın söyledin," Bir diğeri beğenilecek bir iş yaptı mı: "Ne gadın yaptın," Kısacası KADIN, güzellik, mükemmelin simgesidir. Amaaaaaaa; KADIN mı, kadınlar mı? Çok çeşitlilik gösteriyorlar. Ben, 'Hanımefendi' olarak tek kelimeye sığdırırsam muhatap olmak istediğim 'hatun' kişiyi; -Uykusu herşeyden önce gelir. -Yeme-içme arzusunun sözü olmaz. -İmkanlar dahilinde bedeni ihtiyaçları konusunda tartışma bile söz konusu olmaz. -Mutlaka muhatapların ortak ilgi alanları vardır ki, muhatap olmuşlardır. İlgi alanlarındaki hobilerin tatmini zaten iki tarafı da mutlu edecektir.(Konuyu açmanın anlamı yok sanırım.) Geriye duygularının derinliğini işlemek kalıyor. Lâfı neden uzatıyorum ki; ben mutlu olmak için can atıyorum. Mutluluğum da onun mutluluğuna bağlı olduğuna göre, bencilce onu mutlu et

Yüksel ÖNAÇAN 
 11.11.2008 2:00
Cevap :
:)  16.11.2008 18:18
 

Neredeymiş bunları arzulayan hatun kişi; ben bile daha karşılaşmadım. Evet BEN BİLE... Çünkü aradığım böyle bir hatun kişi. Niye BEN BİLE, deim?.. Ne bileceksiniz. Bilmeseniz de olur...

Yüksel ÖNAÇAN 
 11.11.2008 1:32
Cevap :
:)  16.11.2008 18:18
 

Cidden bunları mı ister hatun kişiler ??

silik 
 28.08.2008 22:08
Cevap :
Yazın hadi :)  01.09.2008 15:39
 

Bu yazı bugün Milliyet Cafe ekinde yayınlandı!... Bilginiz olsun istedim. Sevgilerimle...

Olcay Gülgün Karaoğlu 
 19.08.2008 21:56
Cevap :
:)  20.08.2008 15:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 401
Toplam yorum
: 2160
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 989
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Kendi halinde biriyim, ziraat mühendisiyim. İzmir'de yaşıyorum. Bir kızım var. Hepsi bu kadar, şi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster