Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '12

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
591
 

Bir hayal, bir yaşam...

Bir hayal, bir yaşam...
 

İçimizde hatta yanı başımızdaki kişileri bile çoğu zaman derin bir şekilde irdeleyemediğimizden tanıyamayabiliyoruz. Dünya Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Derneğinin açılışında tanıdığım bir sima beni çok etkiledi. 7 çocuklu bir ailenin duyarlı ve zeki genci bakalım yıllar içerisinde neler yapmış, başarının en can alıcı ipuçlarını çocukken içinde ukte kalmış bir hayalin gerçeğe dönüştüğü bir hikaye…Kendisiyle küçük bir yolculuğa çıktık ve yaptığımız sohbet röportaja dönüştü sonunda. Çetin Saraçoğlu kimdir, sizi sizin ağzınızdan tanıyabilir miyiz?

1946 yılında Siirt’te dünyaya geldim. Ancak babamın resmi görevi dolayısıyla çocukluğumu İstanbul’da geçirdim. Çok güzel ve çok zorlu bir yolculuktu benim için. Şansım ileri görüşlü, anlayışlı bir ailenin bireyi olmaktı. 1970 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun oldum. 40 yılı aşkın bir süredir mühendislik titrini kendime ve soyadıma yakışır bir şekilde taşımaya çalışıyorum. İş hayatına atıldığım süreden itibaren hiçbir zaman aşırı hırslı olmadım. Amacım hep sağlam ve doğru adımlar atmaya çalıştım. Dürüstlük ve prestij hem benim hem de ailem için en ön sırada gelir. Şirketimizin bir parçası olan her bir personele bu özelliklerin hem özel hayatlarında hem de iş hayatlarında en önemli erdem olduğunu elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum.

Çocuklar bizim her şeyimiz. Onlar bizim geleceğimiz. Siirt’e 400 kapasiteli bir kimsesizler yurdu yaparak devlete bağışladınız. Bununla ilgili neler söylersiniz?

Sosyal yardımlaşma bana dinimizin ve ailemin bir hediyesidir. Buna önem veren bir anne ve babanın oğluyum. Kimsesiz, yetim çocuklar korunmaya muhtaç. Onlara bir şans verilse, belki de hayatlarının bu erken döneminde anne ve babasız kalmak gibi büyük bir acıyla yoğrulmasalar, o sevgiden yoksun kalmasalar, kim bilir ne büyük cevherler çıkacak aralarından. Onlar en saf en temiz varlıklar. Hayata dair bir şansı hak ediyorlar. Her şeyi de devletten beklememek lazım. İmkânı olan herkes bir uzundan tutacak ki daha çok çocuğa daha çok ihtiyaç sahibine ulaşılsın.

Herşeyi devletten beklememek gerekiyor keşke herkes bu düşünce ile hareket etse daha farklı bir dünya yaratırdık kimsesiz kalan çocuklarımıza. Bir ara şirketlerinizde çalışan sayısı 17 binlere kadar yükselmiş büyük bir ailede olmak nasıl bir duygu?

Güveninizi ikiye katlıyor. Ticaretle uğraşmak kendi işinizi yapmak birilerine ekmek kapısı olmak çok önemli kanımca… Ancak maalesef her dönem aynı olmuyor. Bugüne kadar ekibim ve çalışanlarımla birlikte çok büyük projelere imza attık. Bunda ben kendi payımı bir kenara koyuyorum ama çalışanlarımın azmi, dürüstlüğü ve sisteme güven ve sadakati bizi buralara taşıdı. Hepsi ailemin bir parçası. Bu sebeple kendimi hep güvende hissediyorum.

Göstermelik nedenlerle değil gerçekten hakiki bir Müslüman olarak yaptırdığınız camilerle ilgili neler söylemek isterdiniz?

Mutluyum. Bu benim için büyük bir şans. Allah’ın şanlı kullarından biriyim. Müslümanlık özünde aslında tüm güzel duyguları taşıyor. Sosyal yaşamda kardeşliği ve sevgiyi emrediyor. Cami’de bu birlikteliğin yaşandığı en güzel yerlerden biri. Cinsiyet, din, dil, ırk ayrımız yapmaksızın benim yüreğimi verdiğim dinim ve bu yolda yaptığım hizmetler beni ve ailemi ayakta tutan önemli unsurlardan.

SPU’dan bahseder misiniz? Açılımı nedir? Yurtdışında temsilcilikleriniz var mı?

SPU özünde geçmişinden getirdiği 40 yıllık bir deneyimi taşıyor. Açılımı Saraçoğlu Proje Uygulama. Havayolu ve Demiryolu projelerinde hizmet vermesinin yanı sıra son dönemde özel yatırım ve projeler ağırlık vermiştir. Özellikle kooperatifçilik son dönem açılımımız olacak ümidindeyiz.  Uygun fiyatlı konutlar, sosyal konutlar ile kooperatifçiliğin özünde getirdiği güven ile herkese ulaşabilmek amacındayız. Geçmişte özellikle Orta Doğu’da pek çok önemli ve ödül alan proje gerçekleştirdik. Ancak daha önce de belirttiğim gibi hızlı ve riskli büyümek bizim hedefimiz değil. Şu anda özellikle Orta Doğu riskler taşıyor. Güven ortamı bazı bölgelerde henüz tam oturmuş değil. Sigortacılık sistemi özellikle risk ve hakediş sigortasının bir an önce gelişerek bu bölgeleri tam bir yatırıma açabilmek için hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bahreyn’de temsilcimiz var. İspanya’da bir danışmanlık firmasının ortaklığını yapmaktayız.

Sizi tatlı sert olarak tanıdık. İçinizde tebbessüm eden, bazen derinlere dalan bir çocuk gizli. İçinizdeki çocuk mutlu olmayı nasıl tarif eder?

Saygıya dayalı sevgi. Bunu hep söylerim. Güvene, sadakata, birlikteğe dayalı sevgi mutluluğun temelidir.

Çetin ismi sizin hayatınızı nasıl etkiledi? İsminizin size olumlu veya olumsuz yanları var mı?

Bana hep olumlu yansıdığını düşünüyorum. Hayat çetin, ben de bu çetin yolda ekibimle birlikte yürüyorum. (Gülüşüyoruz) Prensiplerinden ödün vermeden, yalana, riyaya göz yummadan, kişiliğimi ve benden sonra da aileme miras kalacak ismimi zedelemeden…Bu da ister istemez çetin olmayı, ayakta sağlam durmayı gerektiriyor.

Kiracı olmak, hele de 7 çocuklu haysiyetli bir memur babanın evladı olarak ev sahiplerinin sırf çocuk sayısı fazla diye evlerini kiraya vermediklerini gördünüz. O küçücük yüreğinizde bu üzüntüyü yaşadınız daha çok küçük yaşlarda...Bu sizde nasıl bir duygu uyandırdı? Küçükken en büyük hayaliniz neydi?

Manevi olarak zengin ancak maddi olarak sıkıntıyla büyüdük. Bu mesleğe girişim daha benim çocukken verdiğim bir karardı. Kalabalık bir aile olduğumuz için bize ev vermediklerini hatırlıyorum. Çok üzülmüştüm. Anneme dedim ki; ‘ ben büyüyünce ev yapan adam olacağım’ demiştim. (Gözlerimiz doluyor) En büyük hayalim buydu. O yüzden galiba işimi uğraşımı seviyorum. Çabuk karar veriyorum ve hızlı hareket etmeyi seviyorum. İlk evimizi gecenin köründe, fener ışığında görerek almıştım. Allah’ın sunduğu fırsatları kaçırmayı sevmiyorum. Her an yaşandığı anda kıymetlidir. Bir gün sonra pek çok şeyi kaybetmiş olabilirsiniz.

Küçükken birkaç kuruş daha ucuz diye babamın kasa kasa domatesi kilometrelerce nasıl taşıdığını, harap ve bitap düştüğünü hatırlarım. Galiba emekçilere saygım ve sevgimin ilk temeli bu olayla atıldı.

Çocukken içinizde filizlenen ateşle bir yetişkin olarak evler yaptınız/yaptırdınız ve uygun fiyatlara yardımcı olduğunuz bir çok insan oldu. Ne mutlu size… Cemiyet Başkanlığı yaptığınız dönemde sağı ve solu birleştirmeye çalışmışsınız diye duyumlar almıştım.

Evet. Hep elimden geldiğince çok ve farklı görüşü dinleyerek karar vermeye çalıştım. Ben milliyetçi bir insanım. Bu topraklar için farklı din ve görüşlerle birlikte yaşıyoruz. Vatan sevgisi esas olan… Sağ olmuş sol olmuş bir şey fark etmiyor. Çok farklı görüşü benimsemiş arkadaşlarım oldu. Bu yolda beraberlikti benim için önemli olan.

Size ve bu değerli ekibinize sağlıklı, huzurlu, saygıya dayalı sevginin devam ettiği günler/yıllar diliyoruz.

e-mail:belginturan@gmail.com

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 434
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 495
Kayıt tarihi
: 04.02.09
 
 

Lisansını Anadolu Üniversitesi/ İşletme Bölümü ve Anadolu Üniversitesi/ Sosyoloji Bölümlerinde “O..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster