Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '18

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
66
 

Bir Hikayen Var mı?

       Beni dinler misin? Gerçekte kim olduğunun önemi yok, benliğinde kimsin?

 Şu sıralar insanlık hiç iyiye gitmiyor.Sevmiyor sevindirmiyor, gülmüyor güldürmüyor, ümit etmiyor ettirmiyor.Sevdiğine bile dokunmuyor..

 

   Kapıdan çıkınca elim kendiliğinden pakete gidiyor artık.Sigaramı yakmadan atmıyorum ikinci adımı sokağa.Dumandan bir iz bırakıp çıkıveririm her sabah yola.Son 3 aydır günde bir paket sigaraya bana mısın demiyorum.Kulağımda her gün hayal kurdurduğuna inandığım melodi, koyuluyorum yola.Sonra hayal kuruyorum, kurabiliyorum en azından. Mesela Eylül sağlığına kavuşuyor, her sabah onun elinden tutup tüyüyorum kapıdan.Bir gün patlıcan musakka yapıyorum diğer gün etli bamya. Ağzıma sürmediğim yemekleri sağlığı şerefine keyif ala ala pişirir oluyorum. Sonra beraber müzik dinliyoruz, yoldan geçen köpeği beraber seviyoruz, simidimizi kuşlarla paylaşıyoruz, iki yerine tek külah alıyoruz artık dondurmacıdan. Onunla gülmediğim her ana inat kahkahalar atıyorum falan filan..

 

    Birazdan içeri gireceğim. İş arkadaşlarımın saçma sapan yıllık izin planlarını, kimin daha çok çalışıp kimin yattığını, kimin kimden kaç para fazla aldığı gibi saçmalıkları dinlemek zorunda kalacağım. Bense Eylül'den ilk iş günümde gelen çiçeğe su verip akşam doktordan duyacaklarımı düşünüyorum. Masamın üzerinden cam kenarına aldım ve ona dokunamadığımdan yapraklarını sever oldum her sabah. Doktoru kötü düşünme dese de engel olunmuyor, düşüveriyor iki damla gözyaşı önüm sıra. İşin yoksa bırak sürahiyi gözlerini sil...Çaktırmamalıyım ağız dolusu gülmeliymişim. Mutlu ol demiyor mutlu gözükmeye mecbursun diyor. Onun yanında gözyaşlarıma işkence oluyor bende hatırasına ağlıyorum elimde mi?

 

   Doktor Bey farklı bir şey söylemedi yine. Sevip sevindirirsem, gülüp güldürürsem, ümit edip dua edersem umut varmış..

 

    Yirmi dakikalık yolu 12 dakikada gelir oldum her akşam.Bu aralar pek maharetliyim.Faturalar ödeniyor, alışveriş yapılıyor, yemekler pişiyor ve çamaşırlar yıkanıyor...O uykuya dalmadan ağlamıyorum artık. Derin derin nefes almayı öğrendim, beyazlayan saçlarımı sever oldum, en acı anımda öf demeden önce yutkunmayı öğrendim, renkli ve beyazları ayrı yıkamayı bile öğrendim  ama kıymet bilmek için biraz geç kaldım sanırım.

.

.

.

.

 

   Her sabahki yolum 45 dakika oldu artık melodim değişmedi.Suyumu yanımda taşır oldum.Çorbasını da pişirdim bu sabah götürüyorum.Oturdum yanı başına suladım Eylülümü... Baş ucuna diktim çiçeğimizi tomurcuk açtıkça toprağına neşe katsın ona hikayemi anlatsın.Çorbanı getirdim Eylülüm doğrul içireyim. Baştan söyleyeyim  hiç homurdanmadan karıştırdım içmemezlik yok..Hadi kalk... Eylül! Eylül! Eylüllll...

                                                                                                   

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 49
Kayıt tarihi
: 24.09.18
 
 

Hayal ettiğimiz insanlığı özleyen biriyim. Nezaket, rica ve saygı temennisiyle.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster