Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
504
 

Bir hoş oluyorum seninle

Öyle güzel ki kollarımda seni uyutmak. Beş duyumun yeniden keşfi gibi sayende başıma gelenler. Hatta bir altıncısı ekleniyor; hissediyor, duyumsuyorum dünyayı. Dokunuyorum mesela; her santimine değmeye çalışarak. Sana her dokunuş iç huzurumu arttıran bir eylem!
Görüyorum seni; göz alabildiğine dolduruyorsun ufkumu. Senden gelip sana gidiyorum. Gözlerindeki ışıltıyı seyretmek ve bunda benim payımın olduğunu bilmek, ne büyük mutluluk!
Kokluyorum seni. Gecenin ortasında gözlerimi aralayıp göğsümdeki saçlarını koklamak nedir, biliyor musun? Huzurun daha ötesi kalmıyor o an.
İşitiyorum ya sesini; telefonda, bir kapının ardından ya da "Ne içmek istersin?" diye sorduğunda. Ses tonundan ne zaman muziplik yapacağını kestirmeye çalışıyorum. Ya da "Bu son görüşmemiz" derken bana, gözlerin yalanlıyor ya seni; ben anlıyorum. Merak etme, kolayını buldum ben; haberleri gözlerinden alıyorum..
Bir de yiyebilsem seni. Şöyle yahnini yapsam mesela. Ellerinle pişirdiğin o güzelim balıklar gibi olmaz elbet ama nede olsa "Sen" varsın menüde; "Olmazsa olmaz"ım.
Altıncı hissi de edindim sayende. İspanyolca kursunda kaç öğrenci olacağı, o çetrefilli soruların cevapları; yok 12 bilyeyi üç kez tartıp farklı olanı bulmaca, ne doğru ne yalanı söyleyip cellatın elinden kurtulan bilge, ve diğerleri.. Kafam o kadar çalışmaz benim! Sen varsın ya hayatımda; hissediyorum, malum oluyor, o kadar. Senin hoşuna gittikçe daha bir medyumlaşıyorum. Ve bu hallere geliyorum. Dünyanın en duyarlı, düşünceli, veren, haddini bilen adamı oluyorum sayende. Uyurken mesela; kollarımda sen, gözlerimi bir daha açmamayı diliyorum. Yarın başkasına kayar diye gözlerim, kör olmayı istiyorum. Başkasını kahkahası mutlu eder diye gönlümü, sağır olmayı. Bir hoş oluyorum işte!..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir yazı bu kdr güzel yazılamaz bence sevgiyi,sevilmeyi aşık olamayı minik kuşu bu kdr güzel anlatamaz bunları okurken inan bende mutlu oluyorum çünkü sende mutlusun inş o minik kuş ellerinden hiç uçmaz hep seninle kalır:)

Esra Sen 
 26.01.2009 21:14
Cevap :
Teşekkür ederim Esra. Hayat hepimiz için içinde gönüllü kaldığımız, huzurlu bir kafes olsun. Sevgiler..  27.01.2009 9:09
 

Hiç düşündünüz mü neden seviyoruz ya da aşık oluyoruz? Neden bir başkasının yanında huzur bulunca o insana karşı hisler besliyoruz... ? Aşk mı sizce bunun adı? Sevmenin de aksi bir duygusu yok mu? Nefret etmek değil mi ki bu? İnsan sevdiğinden nefret edebilir mi? Ya da nefret ettiğini sevebilir mi? İnsan kendi için sever,aşık olur... Yalnıca kendisi için... Huzur buldugu için,mutlu oldugu için...

Serçe! 
 26.01.2009 13:02
Cevap :
Sevgi ve nefret kardeştir. Dünyanın diyalektiği bu. Herşey karşıtıyla içiçe. Aşk belki bencil bir duygu; karşındakinin senden ötürü mutlu olmasını istiyorsun. Başkasına dair bir mutluluk sezersen karabasana dönüşüyor hayat. Ve "Ben bunu haketmedim"le başlayan nefret alıyor sahneyi. "Ben"i koruyarak "biz" olabiliyorsak aşk iyi geliyor o zaman. Ama bunu için dilinin ne kadar yanması lazım kimbilir?  26.01.2009 13:59
 

Gun icindeki yorgunluklari unutmak icin sanirim herkesin boyle bir hos edeni olmali.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 26.01.2009 12:06
Cevap :
O zaman gün, gece, öncesi, sonrası birbirine karışır; öncelikler değişir. Bir de bakarsın hayat o biryerlerde tasvir edilen; içinden ırmaklar akan cennetlere döner. Teşekkür ederim..  27.01.2009 9:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 164
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 628
Kayıt tarihi
: 17.11.08
 
 

1964 İstanbul doğumluyum. Bekarım. Çocuk hastalıkları uzmanıyım. Halkla İlişkiler ön lisans ve İk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster