Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
115
 

Bir Hüzün, iki Sevinç

Bu hafta sonu, iki sevinç, bir hüznü yaşadım. İyiki günlerimiz birbirinden farklı olmaktadır. Aynı an da hem sevinçleri, hem üzüntüleri yaşayabiliyoruz. İyiki her anımız bir değil. Zaten “iki günü bir olan zarar da değil midir?” Bir an sevinçli olup, bir sonraki an da üzüntülü olabiliyoruz. İyiki üzüntüler ve mutsuzluklar hep kalıcı değil. Yoksa bu ömür nasıl geçerdi, bu yaşam nasıl devam ederdi.

Cuma günü başlayan üzüntü ve kederimiz; Cumartesi ve Pazar günü yerini mutluluğa ve sevince bıraktı.

Cuma günü muhterem aile dostumuz, değerli arkadaşım ve dostum Mehmet Yelboğa’nın babaları ve (kardeşliğe eşdeğer olarak bilinen) Kirvem Ramazan Ercemal’ın dayısı rahmetli oldu. Baki olan aile dostluğumuzun en yaşlı şahidi olan Hacı Kadir amcamız da artık aramızda yok. Bu dünyadaki Nihaî son olan Mutlak ölüm şerbetini içerek, bizlere hüzne boğdu. İyi ki ölüm de var. Bir süreliğine müteessir olsak da, Rahmet-i Rahman-a eriştiğinden dolayı Hamdı-ü Sena ile şükür ediyoruz yüce yaratana.

Şair öyle diyor ya! Merhum Necip Fazıl: “Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber... Hiç güzel olmasaydı, ölür müydü Peygamber? ...Gerçekten ölüm her canlının tatmak zorunda olduğu, bu dünyadaki mutlak son... Sonunda kavuşma ümidimiz olduğu için, bizleri mutlu ve huzurlu kılmaktadır. İnancımız gereği, biz biliyoruz ki “ ölüm bir son değil, bilakis ölüm bir başlangıç, cennet-i ala’ya bir yolculuktur.” Ne mutlu bu yolculukta azığını hazırlayanlara, ne mutlu bu yolda vuslata ermek için dikenlere takılmadan yürüyenlere…

Kıymetli dostum ve arkadaşım Mehmet’e sabır, tahammül ve başsağlığı diliyorum. Hacı Kadir amcamıza da Allah Rahmet eylesin, cennet mekân olur inşallah.

*

Hacı Kadir amcamızın ebediyete uğurlayışımızın ardından, askerlik yapan oğlumun teskereli dönüş haberini aldık. Herhalde uzun bir süre ayrı kaldıktan sonra, alınabilecek en güzel müjde bu olsa gerek. Her Türk gencinin yapmakla mükellef olduğu vatani görevini tamamladıktan sonra, kavuşmanın hazzı ve sevinci ve gururuna denilecek söz bulunamaz. Hani bir söz vardır ya! “askerlik yapmayanı adamdan saymazlar, askerlik yapmayana kız bile vermezler.” İşte artık oğlumuzda vatani görevini tamamlamış, “vatan borcu namus borcu” babından mağrur ve gururlu olarak sıcak yuvasına tekrar döndü.

“Daman düşenin halinden ancak damdan düşen bilir”mucibince, insanların “ne çabuk da geldi” dedikleri bir aşamadan sonra, acaba bizde mi askere gidecek gençlerin ailelerine aynı şeyleri söyleyeceğiz sanırım.

Asker dönüşü çocuğumuza kavuşmanın mutluluğu ve sevinci sürerken, şimdiden gelecek kaygısı ve tasası tüm benliğimizi sarmaya başladı. Öyle askerlik bitti diye her şey hallolmuyordu. Esas mesele şimdi başlıyordu. En başta iş bulma sıkıntısı. Ekmeğin aslanın ağzında söylenen, aslında aslanın midesinde olduğu söylenen bu zamanda, iş sahibi olmak kadar zor olan yoktur kanaatindeyim Hele bu kişi okumamış ve altın bilezik denilen bir mesleğe sahip değilse, işte o zaman yaşam daha da zorlaşmaktadır. Neyse, her şeyin hayırlısı olur inşallah. Tez elden askerde olanların ailelerinin de çocuklarına kavuşarak bu mutluluk ve sevinci yaşamalarını diliyorum.

*

Hafta sonu, Cumartesi ve Pazar gününde yaşanılan ikinci sevincimiz de kına ve akabinde devam eden kurulacak aile müessesesinin son halkası olan düğün merasimiydi. Uzun bir süredir böylesine keyifli bir merasime şahit olmamıştım.

Biliyoruz ki; “üzüntüler paylaşıldıkça azalır, sevinçler paylaşıldıkça çoğalır.”

Yeğenim Ekrem’in düğün merasimiyle son derece mutlu, sevinçli bir hafta sonu geçirdik. Sevincimizin esas sebebi de Ekrem’in babasının olmayışı nedeniyle mahzun bir tablonun olmamasıydı. Bu mutlu günde herkesin yüzünde, özellikle Ekrem’in yüzünde oluşan o mutluluk ve sevinç tablosuna şahitlik etmek, bizleri de son derece mutlu etti.

Sevgi, saygı değerleriyle kurulacak olan aile müessesinde; kin, nefret, gurur, kibir, nefis ve şeytanî vesveselerden uzak olan bir aile saadeti diliyorum.

Hâkim-i Mutlak’ın önemli bir farzı ve Peygamber efendimizin sünneti olan evliliklerinde; nikâhta keramet olduğu babından, sağlık, selamet ve sefa içerisinde geçer inşallah. Allah (cc) mesut ve bahtiyar etsin.

 

Kerim BAYDAK

kbaydak61-artan@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 917
Toplam yorum
: 119
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 208
Kayıt tarihi
: 06.11.12
 
 

Kerim BAYDAK 01.01.1961  ADIYAMAN  doğumlu.. 2003 yılında Anadolu Üniversitesi  İşletme Fakultesi İ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster