Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
589
 

Bir iftiranın bedeli

Evet bir iftiranın bedeli bu kadar ağır olabilir mi? İnsanların aldıkları hapis ceazsı ya da onların aileleriyle birlikte yaşadıkları sıkıntılar bir yana dünyadaki insanların etkilenmesi çok önemli değil mi?

Birileri mahkeme kararları ve ortada deliller var diyor. Fakat Alman makamlarının ve bu operasyonda geçen delillerin esasında gerçeği yansıtmadıkları ve tamamen bir komplo provakasyonunun parçası oldukları gün gibi aşikardır.

Olayın baş kahramanı Firdevsi Ermiş kimdir ve necidir. Deniz Fenerinde ne zaman çalışmaya başlamıştır ve bu kadar derin bilgileri nereden öğrenmiştir. Üç yıldır dernekte muhasebe sorumlusu ve imza yetkili olarak çalışan birisi neden resmi belgeleri ve evrakları Alman makamlarına onaylatmamış ve teslim etmemiştir. İnsanlarla ilişklerinasıdı ve sadece iki kişinin bildiği bilgileri nasıl öğrenmiştir.

Soruların arkası gelmez. Ama esas konumuz bu değil. Dünyada yardıma muhtaç insan çokken bu yardımları yapanların engellenmesi, siyasi ve tamamen nefret duygularıyla komplolara kurban gitmesi yazık değil mi? İnsanlar nereden yardım alacaklar. Kimlerle uzatacak. Dünyamızın içinde bulunduğu durmda kimlerin ve hangi ülkelerin ne şekilde yardım ettikleri belli.

Oysa ülke ve millet olarak bizler daima biz muhtaçken başka muhtaçları düşünmüşüzdür ve her zaman el uzatmışızdır. Çünkü bizlerin felsefesi ve ahlak anlayışı budur.

Bütün bunlara rağmen yanlışlar olmaz mı? Tabiki olur, insanların olduğu yerde bu yanlışlar her zaman olacaktır. Fakat bütün bunlara rağmen inadına yardım etmeye devam etmelidir. Çünkü onlar bir ışık bekliyor ve bu ışıkları sönmesin istiyorlar.

Deniz Fenerinde olanları bu ışık altında bir değerlendirmek isityorum. Zira son zamanlarda dizilere dahi konu olan bir komplo bu insanların başına gelmiştir. Komplonun sonucunda adalet gerçekleşmiş ve insanlar ceza almışlardır. Peki adalet gerçek adalet midir? Bunu sorgulamak benim görevim değildir. Ama hiç yanılmayan adalet gerçekten tecelli edecektir ve esas sorumlular hesap gününden kaçamayacaklardır. Kimilerine göre bir duygu sömürüsü gibi gelecektir. Gerçekleri karanlıklar içinde saklayamazlar ve saklayamayacaklardır.

Şu gariptir ki bazı insanlarımız bu tecellinin devamını ülkemizde de görmek istiyor. Adaletin yerine gelmesi için gerçek bir soruşturma ve yargılama yapılması lazımdır. Tabi bunların başlamasına neden olan kişilerin veya kişinin ülkemizde yapılacak sorgulamalarda ifadesi alınmalıdır. Zira adalet Almanların yaptığı şekilde değil tam bağımsız ve adil yargılamadan geçecektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

pes pespes pespaye pes

Mustafa Tayfun 
 16.10.2008 13:15
Cevap :
Neden pes aslında pencereniz dar ve dünya görüşünüz ancak o pencereden bakabilecek kadar küçük ve engin düşünemiyorsanız pes diyebilirsiniz. Neden pes insanların böyle çirkin işlerin arkasından bir nema bekleyeceğini düşünemeyecekseniz diyebilirsiniz. Neden pes insanların hayatlarında böyle büyük ve gerçek bir yardımı kendi başlarına büyütmelerine akıl erdiremezseniz diyebilirsiniz.Neden pes insanların inançları yüzünden hor görülmesi ve toplumsal değerlere sıkı sıkıya bağlı kalarak toplumsal kalkınmayı gerçekleştidiğini göremiyorsanız diyebilirsiniz. Nedenlerini sıralamak ne zamana nede yere sığmayacağına inanmayacağınız için diyemezsiniz. Ama yine teşekkürler okuduğunuz ve en azından pes dedğiniz için. Zira gerçekler çıkınca ortaya peslerinde esasında yanlış olduğunu göreceğiniz için şimdiden teşekkürler.  16.10.2008 13:53
 

Mahkeme deliller ışığında karar verirken, diğer taraftan zanlılar da suçlarını itiraf edip halktan özür dilediler. Peki sen görmezmisin bu gerçekleri? Neden hala bunlar yalan dersin? Neye inanırsın, kime inanırsın? Bir de gün gibi aşikar diyorsun. Nasıl aşikarmış? Meraklanma muhtaçlara yardım fenerden geçmiyor. Biz yine yardım yaparız muhtaçlara. Fener üzerinden tek kuruş bile işlemez benden. Bu kadar da kör olunmaz ki kardeşim. Eğer yanlış bir mahkeme ise temyiz etsinler. Körü körüne inanmak sizinkine denir herhalde. Saygılarımla...

Engin Şahin Karadeniz 
 29.09.2008 6:08
Cevap :
Sana desem gel arkadaş olalım. Ortak bir iş yapalım. Ya da sen sanayicisin ve ben işyerinde muhasabeci olarak işe başlıyorum. Ardından senin anlamayacağın ama suç sayılan muhasabe işlemleri yapıyorum. Sonuçta bir gün seni ihbar ediyorum. Ben paçayı ihbardan dolayı yırtıyorum ama sen çıra gibi yanıyorsun. Senin adın oldu sahtekar ben ise işbirlikçi. Şimdi gelelim esasa Firdevsi Ermiş kimdir. Evrakları ve muhasebe kayıtları neden resmi makamlara bildirlmedi.Neden itirafçı oldu. Kendisinin bilemeyeceği fakat iftiraların arasında serpiştirdiği yalanları nereden öğrendi. Derneklerin mal sabibi olması yasak olan bir ülkede hayır için mal edinirken neden uyarılmadı. Alınan dairelerin ve deponun hayır işlerinde kullanıldığı bilinirken neden saptırıldı. Açık kapılar ardındaki odalara büyük operasyon gibi kameralarla kapılar kırılarak neden girildi. İnsanlara hükümetiniz ve devletiniz için iftirada bulunun sizleri serbest bırakalım diye neden baskı yapıldı.Kör benmiyim yalanlara inananlar mı?  29.09.2008 16:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 196
Toplam yorum
: 114
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 481
Kayıt tarihi
: 28.06.07
 
 

Doğayı seviyorum. Onun içinde yaşamayı ve güzelliklerini tatmayı seviyorum. Yaşamayı ve hatta ölü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster