Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
645
 

Bir ilişkinin onurunu ne kurtarır?

Bir ilişkinin onurunu ne kurtarır?
 

Kadın ve erkek ilişkisinin, sağlıklı temeller üzerinde yükselmesine hizmet eden olmazsa olmazı iletişim becerisidir. İletişimin kalitesi, günlük konuşma dili, sıklıkla kullanılan kelimeler, özetle karşılıklı hitabet tarzı o ilişkinin şifreleridir. Dilde bir sorun varsa o ilişki de sorunludur. Karşısındakini aşağılamayı, sindirmeyi alışkanlık edinen, kendi içindeki eksik tarafı karşısındakini eksiltip, azaltarak doldurmaya çalışan erkek ya da kadın, bunun yansımasını yaşamaya mahkumdur. Gündelik konuşma dilinde fazlaca küfür ve argo kullanan, bunu normalleştiren kişilerin saygın bir iletişim ve ilişki yaratabilmeleri de hayli güç. Hele de bizim kültürümüzde adına küfür denilen bu olgunun, kadın cinselliği yoluyla kadını aşağılama kodları bu denli belirginken. 

Bir ilişkiye başlarken, eğer verimlilik ve süreklilik peşindeyse kadın ve erkek bilinçaltlarına derin bir seyahat yapıp, geçmişte anne-oğul, baba-kız ve anne-kız, baba-oğul ilişkisinden kaynaklanan yanlış ve anlamsız kodlamaları farkedip, kırma ve iyileştirme, normalleştirme yoluna gitmek zorunda. İlişkileri aksatan yegane kodlamalar buralarda aranmaz ve iyileştirilmezse modelleme yoluyla çoğu kez nesilden nesile aktarılıyor ne yazık ki! Duygusal şiddet ya da fiziksel şiddet, şiddetin her türü de en çok buralardan besleniyor. 

Yasal onay, ilişkinin onurunun da onayı mıdır? Bizimki gibi şeklen onurlu görünmenin yeterli bulunduğu, kişisel ahlakın genelde içselleştirilmediği ülkelerde, bunun cevabının "evet" olması şaşırtıcı olmaz. Ama yasal onay, bir ilişkiyi onurlu kılmaya yetmez. Bir ilişkiyi onurlu kılacak nezaket, duyarlılık, empati, aydınlık bir akıl ve iyi niyettir. Onları güçlü bir biçimde bir arada tutacak o tutkal bir sır değil; aynı yöne bakabilmektir. Benzer hayaller ve özlemler, hedefler hayat yolunuzun yönünü ve kalitesini belirliyorsa bir bütün olabilirsiniz demektir. 

Ülkemizde yasal birlikteliklerin en güçlü dayanak sebebi halen (üstelik sadece geleneksel çevrelerde de değil) ihtiyaçlardır; yani bir çeşit hizmet ve memuriyet anlaşması gibi... Yalnızca cinselliği kendi doğal sosyo-kültürel çevrelerinde meşrulaştırmak için evlenenlerin yoğunluğundan da bahsedilebilir. Bir çeşit çıkar ve ihtiyaç üzerine kurulan bir sistem, gerçek bir yuva olabilir mi? Aynı yastığa başkoyduğu erkeği ya da kadını bir "hizmetli ya da cüzdan" olarak algılıyorsa yasallık, o ilişkinin onurunu kurtarmaya yeter mi? Yasal onay olmaksızın, paylaşımdaki karşılıklı saygın iletişim bir ilişkiyi bahsi geçen yukarıdaki örneklerden daha mı az değerli ya da tümüyle değersiz kılar? 

Teknik olarak, Tanrı nezdinde kendilerini sadakat ve sevgi ölçütleriyle bağlı sayan ve aklı başında en az iki kişinin şahit olduğu bir ilişki nikah anlamı taşır. Fakat etiket olarak "evlilik" kurumunun içi anlamca boşken, doldurulduğu bir kültürde bu marjinal bir tez gibi görünme handikapını içinde barındırabilir. Göz ardı edilen bir unsur da şu; paylaşılan her türlü olgunun yanında paylaşılan "cinselliğin" değerini ve anlamını bireyler belirler. Kalitesi düşük bir paylaşım tarzınız varsa bunu da değersizleştirmeniz doğaldır. Ve böylece, toplumun bilinçaltına da o kendi algıladığınız kalitesiz cinsellik anlayışını hakim kılmanız en güçlü olasılık haline gelir... 

Yasal kılınmış bir ilişki, daha çok geleneksel çevrelerde de olsa toplumun pek çok katmanında bir çeşit "statü" atlama olarak görülür ki daha çok kadın, sonra da erkek tarafından; bu da işin bir başka boyutudur. Elbette toplum düzenini ve gelecek nesillerin sağlıklı yol alması ihtiyacını gözeterek icad edildiğinden sözedilecektir "evlilik kurumu" nun. Fakat maalesef bu kurum tek başına bunu sağlamaya yetmez. Değişmez sadakat ve sevgi kuralları ihlal edilmeye görsün. Ve çoğu kez yasallık, bir kılıf ve paravan görevi bile görebilir. 

Bir ilişkiyi yine de evlilikle süslemek istiyorsanız; ilk önce onun anlamını, kıvamını, yönünü tayin edebilmelisiniz. Belki de önce arkadaşlık, sonra dostluk, sonrasında da sırdaşlık ve yoldaşlıkla başlayan ilişkiler, daha güçlü ve dirençli tutunabilir; hayata ve zamana... Bir ilişkiye başlarken netlik ve şeffaflık, o ilişkinin olası gelecek yüklerini en başından sırtından atmaya yarar. "Kendin gibi" olmanın dayanılmaz hafifliği, o ilişkiyi şüphelerden ve maskelerden de arındırır. Adeta aynı özden yapılmış olmak, aynı şeylerden mutlu olmak, aynı hayalin kahramanları olabilmekse bir ilişki için en değerli hazinedir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 875
Kayıt tarihi
: 13.10.10
 
 

Doğal yaşamın korunması, evrensel insan hakları, felsefe, arkeoloji, tarih, sosyoloji, kişisel ge..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster