Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '12

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
283
 

Bir İlkbahar beklentisiydi

Bir İlkbahar beklentisiydi
 

Santa Elena baharında mutlu kız pozu


Venedik’e yavaş yavaş bahar gelmeye ve havalar ısınmaya başlamıştı. Baharın habercisi Venediklilerin evlerinin pencerelerine ve minik balkonlarına koydukları birbirinden güzel çiçeklerden ve rüzgârgüllerinden de anlaşılıyordu. Bu o kadar güzel bir manzara oluşturuyordu ki resmetmek ya da fotoğraflamak istiyordum. Resmetmek uzun seneler önce terk ettiğim bir alışkanlık olarak kaldığı için bu rüzgârgüllü, çiçekli pencerelerin fotoğrafını çekmek daha kolayıma geliyordu.

İlkbahar gelmişti ve bu mevsimin en güzel yeri olan Venedik’in en uç noktasında ağaçlar arasında Santa Elena Adası’nda yemyeşil çimenler ve sayısız papatyalar üzerinde, karşımda deniz ve ileride eşsiz manzarası ile San Marco Meydanı... Bu seyrine doyum olmaz manzaranın karşısında buluyordum kendimi sık sık. Hafta sonları kitabımı alıp geldiğim ve saatlerimi geçirdiğim yer burası olmuştu. Bahar elbiselerime bürünüyor, Ayakkabılarımı çıkarıyor, nemli çimlerde yürüyor, kitap okuyor, bazen de arkadaşlarımla gevezelik ediyordum. Daha çok da kendimi iyileştiriyordum. Çok yorgundum. Seneler boyu aralıksız bir tempo içinde o sınavdan bu sınava bir mücadele ve sonra katı ve acımasız iş dünyası. Daha da acımasız koşullar ve ruhumu esir alan gerginlikler, nefretler, kavgalar hepsi sanki karşımdaki denize karışıyordu. Oysa bütün bunların yükünü yıllarca bedenimde taşımamış mıydım? Şimdi nasıl da kolaydı hepsiyle vedalaşmak.

İyimser olmak istiyordum. Herkesi, her şeyi yeniden sevmek ve beni endişeye düşürecek her bir kötü anının izinden sıyrılmak istiyordum. Uzun zamandan sonra kimseye esasında kim olduğumu anlatmak zorunda olmamak bana çok iyi gelmişti. Kimdim aslında, nasıl biriydim, çözülemez bulmaca mıydım yoksa sıradan kendi halinde biri miydim? Gerçekten de bunların hiçbir önemi yoktu. Kendimi sadece İtalyanca öğrenmeye çalışan biri olarak tanımlıyordum ve sadece o kişi oluyordum. Dünyanın en sorunsuz insanına dönüşmüyordum. Aksine, hayatım boyunca yapmadığım kadar kendimi zorlayıp bambaşka bir dünyaya kendimi kabul ettirmek istiyordum. Bu nedenle İlkbahardan tek beklediğim bana ihtiyacım olan enerjiyi vermesiydi. O ilkbahar Venedik’e daha da alışmak ve tabi bu şehri doya sıya yaşamak ve çok sevmek için bana ihtiyacım olan enerjiyi fazlasıyla vermişti.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 5138
Kayıt tarihi
: 25.10.11
 
 

Dr. Serap Mumcu Geronazzo, Padova Üniversitesi Tarih bölümünde doktoramı tamamladım. Tarih, Sanat..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster