Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '11

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
318
 

Bir ilkbahar sabahı

Bir ilkbahar sabahı
 

Samatya'da ikinci evimiz, salonu ortada olan, sadece bir odası güneş alabilen küçük bir evdi. Yaşım gereği siyasetle yeni tanışıyordum ve pek fazla ilgilenmemekle beraber neler olup bitiği hakkında hiç bilgim yok denemezdi. Tarih 12 mart 1971.saat 13.00.Radyoda haberler başlamıştı ancak bu seferki haberler çok farklı başlamıştı. Saat 13.00 olur olmaz, radyoda hiçbir ön anons olmadan bir ses şöyle diyordu:"Parlamento ve hükümet, süregelen tutum, görüş ve icraatıyla yurdumuzu anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokmuş, Atatürk'ün bize hedef verdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak ümidini kamuoyunda yitirmiş ve anayasasının öngördüğü reformları tahakkuk ettirememiş olup, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği ağır bir tehlike içine düşürülmüştür."' Bu anonsun anlamı çok açıktı. Ordu darbe yapmıştı. Genel kurmay başkanı Memduh Tağmaç ve kuvvet komutanları hiyerarşik bir darbeye imza atıyorlardı. Daha sonra bunun tam bir darbe sayılamayacağını, parlamento kapatılmamış sadece hükümetin istifaya zorlanarak tarafsız bir hükümet kurulduğunu gördük. Başbakan Nihat Erim chp İzmit milletvekili olarak istifasını vermiş ve teknokrat bir hükümet kurmuştu.1961 anayasası askıya alınmış ve tüm özgürlükler yok edilmişti. TİP ve DİSK kapatılmış özellikle sol hareketin üzerine öylesine güçlü ve acımasızca gidilmişti ki adı ile sabit balyoz harekatı sonucu evler didik didik aranmış, sonuçta tek kurşun sıkmamış olan Deniz Gezmiş ve arkadaşları yakalanarak idam edilmişlerdi. Deniz Gezmiş yakalandığı sırada elinde silahı ile etrafı sarılmış olarak yakalanmıştı, Fırsatı olduğu halde tek kurşun dahi sıkmamıştı. Yakalanıp içişleri bakanına çıkartılmış, bakan alaycı bir tavırla : Kahramanımız nihayet yakalandı ha. Diyerek onu küçümsemeye kalkmıştı. D. Gezmiş'in cevabı bakanı çok kızdırmış ve şaşırtmıştı. 

D.Gezmiş bakanın bu tavrı üzerine - Beni yakaladığınız için kahramanlık size geçti sayın bakan. Asıl kahraman sizsiniz. Dedi. 13 mart sabahı , daha doğrusu sabaha karşı saat 04.00 sularında, kapımız ısrarla çaldı. Kim olabilirdi bu saatte? diye düşünürken babam kapıyı açtı. Salondaki sesler artınca ben de kalktım ve salona gittim. Bir subay ve dört asker. bizi bir köşeye oturtup evi didik didik aramaya başladılar. Sobanın boruları sökülüp içlerine bakıldı. Yatak altlarından banyo kazanına kadar el değmedik bir yer kalmamıştı. Askerler aramaya devam ederken subay ve başka bir asker yanında getirdikleri film afişine benzer bir kağıdı masanın üzerine açtılar. Abim ve ablamın gençlik dönemleri olduğundan öncelikle abimi aldılar ayaküstü sorguya. Masanın üzerine vesikalık boyutunda resimlerle dolu bir afiş açılmıştı. Her resim ayrı ayrı incelenip abime veya ablama benzerlikleri aranıyordu. Bazı resimler hiç benzemediği için hemen geçiştiriliyor bazıları ise hafif bir benzerlik olduğu taktirde uzun uzun bakılıyor ve en küçük bir tereddüt sonuna kadar inceleme nedeni oluyordu. Masanın bir başında subay, diğer tarafta abim ve ablam, bir saate yakın bir süre sürdü bu inceleme. Tam bitmek üzereyken afişin son kısımlarındaki bir bayan resmi ablamın benzeri çıkmıştı. Bana göre kesinlikle benzemiyordu ama askerler bunun üzerinde durmakta kararlıydılar. Ablama üst üste sorular yağmaya başlamıştı. Hepsine de rahat cevap veriyordu. Çünkü kendinden emindi , en azından resimdeki kişi olmadığından. Deniz Gezmiş ve arkadaşları henüz yakalanmamış ama çemberlerinin daraldığı haberleri yaygındı. Son zamanlarda banka soygunları artmış ve bu suçu Deniz ve arkadaşları üslenmişti.
Ablamın sorgusu devam ediyordu. Giderek sinirler geriliyor , ne olacaksa olsa artık ifadeleri dolaşıyordu yüzlerde. Askere göre benziyordu ve götürülmesi için yeterli sebep mevcut. Subayda aynı kanıya varmış olacak ki götürülmesine kara verdi. Ablam bir anda ayağa kalktı , elini beline koydu ve sert ama doğal bir ifade ile subaya dönüp:
- Bana bak... dedi. Yani şimdi bu bankaları ben mi soyuyorum. Benim öyle bir halim var mı ? dedi. subay şaşkındı. böyle bir tepki karşısında yapması gereken askeri yöntemleri kullanmak ve gerekirse zorla götürmekti elbette. Ama şaşkınlığı ağır basmış ve donakalmıştı. Karşısındaki bir bayandı ve tepkisi o denli doğaldı ki resimdeki kişi olamaz dı asla. Subay :
- Tamam bacım tamam .. tabi ki sen soymadın bankaları soymuş olsan bu tepkiyi vermen mümkün değildi. dedi . işleri bitmişti. ağabeyimi alıp gittiler. ağabeyimi aldılar çünkü yaşı ve konumu gereği alınması gerekirdi.Ancak o günün akşamı bıraktılar ve çıktı 12 mart muhtırası olarak tarihe geçti o gün. Binlerce solcu içeriye alınmış ve olmadık işkencelerden geçirilmişlerdi. Deniz Gezmiş ve arkadaşları yakalanmış, Mahir Çayan ise Niksar -Almus arasındaki dağ köyü olan Kızıldere de havadan ve karadan uygulanan olağanüstü bir orantısız güçle öldürülmüşlerdi. O sırada aynı yerde olan Ertuğrul Kürkçü'nün bu olaydan sağ kurtularak, yıllar sonra bağımsız milletvekili olması ilginçtir. Yıllar sonra işim gereği tesadüfen de olsa Kızıldere köyüne gittim. Niksar'da yapılan bir elektrik santralinin suyu Almusta ki barajdan alınarak tünelle Niksar'a geliyordu. Kızıldere köyü bu tünelin üstünde zirvede ki köyü idi. İki ay boyunca o köyden geçerek Almus'a gittim. Her geçişimde o tepeyi görüyordum. Her gün sanki o korkunç çatışmaya şahit oluyordum. Çatışma demek doğru değil aslında . Çünkü anlatılanlara göre tepelik bir yerdeki kulübeye helikopterlerle bomba yağdırılmıştı. Bölgede o dönemden kalan bir inşaat kalıntısının ne olduğunu sorduğumuzda devrim komitesinin yapımını üslendiği bir okul olduğu söylenmişti. Başlanmış ama bitirilememiş bir inşaat kalıntısıydı bu. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 339
Kayıt tarihi
: 10.07.11
 
 

54 yaşındayım. Lise mezunuyum. 35 yıldan beri inşaat sektörünün içindeyim. Uzun yıllar altyapı mütea..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster