Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
9067
 

Bir insan canına nasıl kıyabilir

Bir insan canına nasıl kıyabilir
 

Adana Topçu alay komutanlığında görevli 22 yaşında henüz yaşamının başlangıcında bir fidan olan Assubay Sercan AKBUNAR G. N. R. A Bataryası sizi kötü durumda bıraktığım için özür dilerim; Annemi, babamı, ağabeyimi çok seviyorum notu bırakarak intihar etmiştir.

Toplumsal açıdan önemli bir sorun olan ihtihar olgusu tüm olgulara göre farklı bir özelliğe sahiptir. Bütün olguların temelinde insan yaşamını devam ettirme çabası vardır. Kişi yaşamını devam ettirebilmek için gerekirse hırsızlık, dolandırıcılık hatta insan öldürme dahil birçok eylem yaparken ve kendisine ait olumsuz şartları değiştirmek adına yaşam boyu mücaadele ederken bir anda nasıl yaşamdan vazgeçer. ? Her canlıda yaşamı devam ettirebilme içgüdüsü vardır, tırnağınızı biraz derin kesseniz hemen refleksiniz, koruma içgüdünüz harekete geçer. Canınız yanar bu minik acıya bile dayanamazsınız.

intihar olgusu daha önceki yaşananların birikimi sonucu olabileceği gibi biranda da gelişebilir. Bir söz bile insanın ruhunda fırtınalar, tusunamiler koparır. Hak etmediğine inandiğı sözleri kimi kişi geleceğini, mecburiyetini düşünerek ya sabır çekerek, lanet ederek kabullenirken; Bir diğer kişi mahcubiyet ve ezikliğin dayanılmaz ağırlığını yaşar. Şimdi soruyorum denetlemede görevli öğretmen albayın bu assubaya arkadaşlarının yanında bir spor denetlemesindeki hata veya başarısızlığı gerekçe göstererek Askeri ceza kanununda bile suç sayılan muaheze ( ikaz-uyarı) hudutlarını aşan bir tarzda aşağılama ve tehdit olarak algılanacak sözler söylemeye hakkı varmıdır? Bir öğretmen albay sivil öğretmene göre üç kat maaşı hataları ve doğruları mesleğinin ilk basamağındaki bir assubaya bu şekilde öğretmek içinmi almaktadır. Kim vermiştir kendisine bu hakkı; Hangi yasa, hangi değer yargısı? Vicdanı rahatmıdır şimdi rahat uyuyabiliyormudur? Bu olay psikolojik bunalım sonucu intihar notu ile kapatılmamalıdır . Ailesi ve arkadaşları hayat dolu bir insan olduğunu hiçbir sorunu olmadığını belirtmektedir, sorunu olsa bile bunu takip gerekirse tedavi ettirmek komutanlarının görevidir. Geçim sıkıntısı görevin ağır koşulları, birde bu tür hak edilmeyen davranışlar yaşamın kutsallığına indirilen darbedir. Kimse kendini yasaların üzerinde göremez kimse küçük dağları ben yarattım edası ile hareket edemez. albay üzgünmüş hangi pişmanlık bu canı geri getirebilir, kim anaların ve sevenlerin gönlündeki ateşi söndürebilir.

Sayın Genelkurmay Başkanımdan istirham ediyorum Bu intihar orduda ne ilktir nede tedbir alınmadığı taktirde son olacaktır. Kendisine astlarına hakaret etme hakkı görenleri uyarınız bunlar hakkında yasal işlem yaptırınız. Kurmaylarınıza bu konuda çalışmalar yapmalarını tezler hazırlamalarını emrediniz. Askerliğin olmazsa olmazı DİSİPLİN den taviz vermeden insani duyguların ön planda olmasını sağlıyacak tedbirler alınmasını anaların, psikolojik travmalar yaşayanların acılarının tekrarını önleyiniz ve adınız gibi gönüllerimizde anıtlaşınız.

Genç assubay kardeşimizi, evladımızı kış günü kır çiçekleri ile uğurladık; Kendisine tanrıdan rahmet ailesi ve sevenlerini sabırlar diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu konu yargıya intikal etmiştir,Biz yazımızla kim tarafından yapılırsa yapılsın kötü muameleye karşı olduğumuzu ve bunun önlenmesi gerektiğini ilgililere arzettik ve mesajımız yerine ulaştı bu nedenle YARGIYA İNTİKAL EDEN BU KONU İÇİN YORUM YAZMAMANIZI İSTİRHAM EDİYORUM

Ersen Gürpınar 
 03.04.2007 13:01
 

Benim eniştelerim asker kökenli. Hep duyduğum veya duyduğumuz şeyler bu hakaret etmeler. Peki bu bilinen bir gerçek kanayan bir yaraysa neden önüne geçilemiyor? Şikayetin önü mü kapalı? Hakaret gören şikayet edemez mi? Zaman zaman kurslar mı yapılmalı açaba, psikolojik destek vermek için? Çünkü dediğiniz gibi bu ne ilk ne de son, inşallah en kısa zamanda bir çözüm bulurlar ve kırçiçeklerine gerek duymayız bir daha.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 25.02.2007 1:01
 

Bu acı olayı tazelemek istemezdim ama, bu gün yayınlanan blog yazımla ilgili olduğunu görünce dayanamadım. Aşağıda kopyaladığım yazımın başıdır.Başlı başına okunmasının daha iyi bir fikir verecektir. Hiç canına kıyacak biri değildi, hayat doluydu derler. "Daha geçen gün konuşmuştuk hiçte belli etmedi" derler. İntihar eden kişinin kendisi de zaman zaman bunu düşünse de, kolay kolay bunu gerçekleştireceğine inanmaz. Oysa farkında olmadan, ruhun tehlikeli tüneline girdiğini çevresindekilere belli eder. Belkide sıkıntıları ve bunalımları onu bu tünelin arkadaşı yapmıştır. Bu tünelde dolaştığı sürece, büyük risk altındadır. Tünelin sonundaki ışık onu yaşamdan koparmak için kendine çekecek bir tuzaktır aslında. Bunalımlı ve zorda olan kişilerin, son oluşum faktörleri için sebep aradıkları bir uçurumdur bu ışık. Kişiyi bunalıma iten nedenler ve negatif birikimlerin başında, kötü olaylar ve çevresindeki insanlar hep başrolü oynamışlardır. İş işten geçtikten sonra da "ne yapalım yani, o

Metin Özkaya 
 17.02.2007 23:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 716
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 10111
Kayıt tarihi
: 17.10.06
 
 

1948 Edremit doğumluyum.Kara Kuvvetleri personel okulu ve Dicle üniversitesi sosyal bilimler Sevk ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster