Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '16

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
260
 

Bir insanı tanımadan sevemez miyiz, tanımadan arkadaş olmak mümkün değil mi?

Bir insanı tanımadan sevemez miyiz, tanımadan arkadaş olmak mümkün değil mi?
 

Yani tanıyalım da gördüğümüz bildiğimiz kadar. Kimmiş, neymiş, babası, dedesi… Bence tanıdığımız, hele hele çok iyi tanıdığımız biriyle arkadaş olmak zor. Çünkü onda mutlaka bizi rahatsız eden bir yön oluyor.

İnsanları tanıdıkça daha çok sevdiğimizi söyleyebilir miyiz? Öyle görünüyor ama öyle değil. Siz hiç yabancı/tanımadığı biriyle kavga eden gördünüz mü? Elin adamından bana ne! Seveceğimiz, arkadaş olacağımız kimseler tanımadığımız insanlar arasında.

Tanımadığımız kimseleri nasıl severiz, onlarla nasıl dost oluruz? Hiç olur mu öyle şey? Tanıyalım da nüfus kaydını çıkarmayalım; adını filam bilelim yeter.

Ama nasıl güveniriz? Ne yapacaksın güvenip de. “Ben tanımadığım biriyle çay bile içmem” Tutuculuk. “Bana bir zararı olup olmayacağını nereden bileyim” Kırk yıllık dostunun da bilemezsin.

Tanımadığı kimselerle konuşmayanlar kendilerine güveni olmayan, hayattan korkan insanlardır. Tanıdığınız ve tanımadığınız kimselerin riski eşittir. Hatta tanıdığınız kimselerin riski sizi tanıyor biliyor olmaları nedeniyle daha fazladır.

Sadece arkadaş olacaksanız her şeyini bilmenize gerek yok. Hatta dost sevgili filam olacaksanız sizi rahatsız eden yönlerini öğrenmemeye de çalışın “Babam katildi” Bilmek istemiyorum.

Bugüne kadar az tanıdığım kimselerle hiçbir sorunum olmadı; çünkü az taviz verdim. Denizin içine iyice girerseniz boğulursunuz. Yüzeysel ilgi ve iletişim çağımızın trendi. Vefasızlıktan ağlayanlar, ihanete uğrayanlar, kandırılanlar hep derin dostluk kuranlar. Adı(gerçek olmayabilir, sorun değil, onu çağırmak için bir adı olsun yeter ki), telefonu (gerçek olacak) Arkadaşlık için bu ikisi yeter. Kaldı ki bu arkadaşlık evlilik dışında her türlü ilişkiyi içerebilir. Sizden hakkınızda başka bilgiler isteyen ya kültürsüz bilgisizdir ya da art niyetlidir. Korktukları çekindikleri şeyler vardır. Kendilerine göre kuralları vardır filam. Sizden farklı beklentileri vardır. Bunlar aradığınız kişi değildir.

“Adın ne, telefonunu ver” diyen kişinin randevusuna çekinmeden gidebilirsiniz. Ne istediğini bile biriyle karşı karşıyasınız. Çünkü sizden başka şeyler isteyenler bu kadarıyla yetinmezler. Niyetini fazla önemsemeyin; çünkü kimse niyetini doğru söylemez.

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne güzel demişsin ama! Birine niyetini sormak kadar anlamsız bir soru yoktur. Kişilerle ahbaplık için tanış olmaya gerek yok. Tanımadığım hatta hiç görmediğim kişileri sevebilirim. Bir kitabın yazarı olabilir mesela, hatta Kerim Korkut bile olabilir. Ancak, benim arkadaşlık anlayışım biraz farklıdır. Bu yüzden sosyal medya arkadaşlığı beni hep güldürür. Arkadaşlık omuz omuza kol kola hayat desteğidir bence. Bu da doğal olarak duygusal ve maddesel somut ilişki talep ediyor.

Muharrem Soyek 
 18.08.2016 15:34
Cevap :
Galiba böyle düşünen Türkiye'de iki kişiyiz...  20.08.2016 20:32
 

Vay Korkut abicim canim cigerim, bi 10 kagit borc versene yarin getirecem valla !

Newyorker 
 17.08.2016 16:07
Cevap :
Emrin olur, dolar mı istersin TL'mi?  20.08.2016 20:16
 

İkinci paragraf oldukça önemli, tanımadığınız bireyle kavga etmeniz mümkün olmadığı gibi arkadaş, dost olmanız da mümkün değildir. Yaşadığından bile haberdar değilsiniz ki! Ama tanıdıkça ve de ek tanıştıklarımızla kendimizi de tanırız, kimisi güven verir, güvenmeyi öğreniriz, kimisi surat asar gerekli gereksiz konular için, bunu da öğreniriz ister uygulayalım, isterse gereksiz bulalım. Buraya kadar karşı cepheden baktık, belki içlerinden biri anlaşılmaz bir adamsın diye çıtlatabilir kulağımıza, olur mu olur, her tanıştığımız insan bir ayna değil midir? Aynalar birbirlerini kırmasınlar yeter, bu yüzdendir belki de bazılarına karşı az çok mesafeliyizdir dile getirdiğiniz gibi. Ama bazılarıyla bütünleşiriz, o mu ben, yoksa ben mi o, bazı anlar olur kestiremeyiz. Hafta sonu İstanbul’dayım, görüşelim zamanınız olursa tabiî ki. Sevgi ve saygılar.

Rıza Üsküdar 
 17.08.2016 15:37
Cevap :
Cuma 19.30 'da Beyoğlu'nda ,Kadri bey size yazmış  18.08.2016 18:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 4904
Toplam yorum
: 13016
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 671
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster