Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
864
 

Bir intiharın anatomisi...

Bir intiharın anatomisi...
 

Kısa bir hayatı olmuştu...Dünya ile tanışması; ne zaman ve nerede oldu ? ayrıca merak konusuydu...Gözleriyle dünyayı asla görememişti, zaten gözleri de yoktu. Kendi tabiriyle, ''sürünüp gidiyordu...'' o kadar...Dünyayı görseydi hayatı çok mu farklı olurdu ? orası, tartışılır bir mevzuu'ydu. Toprağı daima severdi, hep sevdi, hep toprakla haşır neşir olmuştu...Kendisini en rahat hissettiği anlarında, sürekli topraklaydı. Hatta, toprağın bağrındaydı...En çokta, yağmurlu havalarda sevdi toprağı. Yağmurun yağdığını hiç göremiyordu ama, onu adeta hissediyordu...Yağmurun ıslaklığından mıydı ? yoksa kokusundan mıydı ? Belki de, sesinden di...Onuda açıklayamıyordu...Hem kendisi, hem de başkaları. Bazen kendisine şöyle bir soru soruyor muydu ? O da tartışılırdı...''Ben bu dünyaya neden geldim ki ?'' gözlerimin görmediği bir dünyayı, yaşamak zorunda mıyım ? yoksa, türümün bir devamı olabilmem için mi seçildim acaba ? bunun da cevabını bilmemek ne kadar acıydı..! Bunu; kendi kendine soruyor olma ihtimali, hep vardı...Hayatından; memnun gibi görünüyor olması, onun elinde değildi...Belki de, bu dünyanın figuranlarından birisi gibiydi...Evet evet, aynen öyle birşeydi...Hayat aslında bir tiyatro sahnesiydi. Ve onun da kendisine ait bir rolü vardı. Onun sahne sırası geldiğinde; sahne ışıkları yavaş yavaş sönecek ve perdenin arasından o çıkarken, ışıklar onun üzerine doğru çevrilecekti...O ise, ağır ağır çıkacaktı sahneye...sessizlik hakim olacak, herkes pür dikkat onu izleyecekti...Rolü neydi ? ve neler yapacaktı ? Herşeyden bıkıp usanmış olan, hayattan zevk alamayan ve koskocaman bir boşluktan aşağıya doğru sarkmış olan bir olta ucunda, intihar etmeye hazırlanan bir solucandı sadece. Bu da; sıradan bir hikayeydi, hepsi bu...

Sağlıcakla kalan sevgili dostlar...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yağmurdan sonra , nasıl güzel kokar toprak. Bu kokuyu solucanların çıkardığı söylenir. Öyleyse her solucan çok uzun süre yaşamalı.. :)

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 23.11.2007 1:08
Cevap :
Sayın Serap İnce; İlgi ve yorumunuz için teşekkür ediyorum. Bende sizin kadar, solucanların yaşamasından yanayım ama, hayatın devinimi içerisinde, olması gerekenlerden birisi de, onların da görevlerini tamamlayarak, tekrar toprağa karışması ile ilintili...Çünkü; onlar toprağa can veren canlılar ve hayatın devam etmesi gerekiyor...Saygılarımla. =0)  23.11.2007 19:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 122
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 2775
Kayıt tarihi
: 26.03.07
 
 

Ankara Doğumluyum... Yazı yazmayı, çizmeyi, okumayı, izlemeyi, dinlemeyi, vb...vb... seviyorum. Bodr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster