Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2729
 

Bir İstanbul yalanı...

Bir İstanbul yalanı...
 

Tophanenin karanlık sokaklarından çocuk resimleri... Al sana İstanbul!


Tarih, 6 Ekimi İstanbul’un Kurtuluşu olarak almıştır kayıtlara… Peki, İstanbul’un kaç yıl işgal altında kaldığını anımsayanınız var mı?

Bir yıl?

İki? Üç? Dört?

İstanbul, tam 5 yıl boyunca emperyalist işgalin altında kaldı.

Beş yıl ne demek biliyorsunuz değil mi?

***

Ne acı bir tesadüftür ki… Aynı günde, IMF in tüm kadrosu da İstanbul’daydı…

Ne diyordu IMF başkanı? Neyi itiraf ediyordu biliyor musunuz? ’Liboşlara Ekonomi Dersleri’nde ne yazıyorsa… Aynını söylüyordu… Aman ha diyordu… Bu krizin faturalarını daha ödeyeceğiz… Bu krizin faturaları yoksul ülkelere daha da pahalıya mal olacak… Hatta yeni savaşlar bile çıkabilir diyordu…

Yani şurada: http://blog.milliyet.com.tr/Liboslara_ekonomi_dersleri/Blog/?BlogNo=135573 Ne yazıyorsa… Aynını diyordu…

IMF, tıraş yaparken dışarıda neler oluyordu peki? Yüzlerce gencecik çocuk… Türkü, Kürdü… Lazı… Çerkezi… Ellerinde Kızıl bayraklarla… Meydanların dumanını attırıyordu… Onlar artık sadece birer devrimciydiler… Evet! Anarşistlerdi belki ama… Asla haksız değildiler…

***

2008 yılında protesto edilen senetlerin toplam miktarı neydi?

Tam: 6.760.227.926 TL! (Üzülmeyin be canım… Ben de okurken çaktırmadan parmak hesabı yapıyorum… Katrilyon mertebesinde olduğunu bilin yeter.)

Pekiiiii… Karşılıksız çıkan çeklerin toplamı neydi? Boş verin toplamını, çünkü aklınızı oynatırsınız… Ben size kaç adet çekin karşılıksız çıktığını yazayım: tamı tamına 953 bin 573 adet… Yani… Bir milyon adet çek yaprağı karşılıksız çıkmış diyebiliriz… Çünkü henüz aralık ayı gelmedi bile…

Her bir yaprak bir aileye tekabül eder mi? İnanın eder…

Şimdi buna, örneğin başını sokacak bir ev alabilmek için konut kredisi çekenleri de ekleyelim mi?

Hani sonu güzel bitmeyen masalı… Bahçesinde ebruli çiçeklerin bir türlü açamadığı ve dev gibi sevgilere mezar olan o evleri…

Boşanma oranlarındaki patlamaları…

Ödenemeyen kredileri… Kredi kartlarını da ekleyelim mi?

- Babaaaaa… Akşam gelirken çikolota getir ne olursun!

- Canımmm… evde bulgur , un ve makarna bitmiş… Biraz da kıyma alıversen…

- Dayan kredi kartına oğlum… Yetmez o maaş biliyorsun… Şükret işsiz değilsin hiç olmazsa…

- Baba… Üniversiteyi kazandım… Üzülme ne olursun… Düşünme parayı… Fetullahçıların yurdunda kalırım baba… Ne yapalım memleket bize sahip çıkamıyor baba… Onların yurdunda kalır sanki onlardanmış gibi davranırım… Ben avukat olmak istiyorum baba… Senin için baba… Senin gibiler için… Deniz gibiler için!

Ne diyor Tayyip Bey?

- Ekonomi tıkırında!

- Sonra da diyor ki… IMF toplantısında: Dışarıdaki sese kulak verin…

- Dışarıdaki ses çınlıyor kulaklarımızda: ‘Ne diyon lan sen artist!

- Hangi sese kulak verelim Tayyip Bey?

Her şey tıkırındaydı hani… Teğet geçmişti… Kol gibi geçmişti… Eski düzen yıkılmıştı hani?

- Yahu şu dışarıda ölümü göze alıp da, Taksim meydanında bankaların camını kıran çocuklar kim o zaman?

- Kim bunlar yahu kimmmmm???

- Protesto edilen senetlerin çocukları değil mi bunlar?

- Ödenemeyen kredi kartlarının, batık konut kredilerinin çocukları değil mi bunlar?

- Fetullah’ın yurtlarında kalmak zorunda olan çocuklar değil mi bunlar?

- İzmirden, Yozgattan, Bursadan, Mardinden, Yalovadan, Cizreden, Tarsustan, Hataydan, Rizeden değil mi bunlar?

- Kuva-i Milliye değil mi bu çocuklar?

***

- İstanbul’un kurtuluşuydu değil mi?

- Yalan! İnanmayın asla…

IMF, Yeni Dünya Düzeni’nin temellerini, İstanbul’da atarken, İstanbul kurtulmuş olabilir mi hiç?

Memleketin ertesi gününde neler olacağını tahmin dahi edemezken, Türkiye Kurtulmuş olabilir mi hiç?

***

Dün, İstanbul’da cami mahyalarında neler yazıyordu?

Süleymaniye cami: ‘Ne mutlu Türküm diyene’

Eyüp Sultan: ‘Önce vatan’

Sultan Ahmet: ‘Ordumuza şükran borçluyuz.’

Yeni cami: ‘Milli birlik esastır.’

Vay ansını be sayın seyirciler… Diyanetin başına emekli bir general mi geldi? Yoksa… Tayyip Beyin yaptırdığı, açılımla ilgili anketlerin sonuçları, öyle basına sızdırıldığı gibi değil mi?

Şanlı Urfa’nın Kurtuluşunda da bu yazıları asabilir misiniz Urfa’daki Camilerin mahyalarına?

Ya da Diyarbakır’a da asabilir misiniz?

Ey Tayyip Bey…

Siz şu hayatınızda, kendinizden başka neyi kurtardınız?

Siz İstanbul’u işgalden kurtarabilir misiniz Tayyip Bey?

Ama gerçekten kurtarabilir misiniz?

kartal0634 bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok devrimci bir ruh büyümesi hissettim yazıda. Bu yönüyle beğeni ve ruhsal duyum kadar zihinsel duyumla da zevkle okunabiliyor. Yalnız anarşiyi devrim adına masum gibi göstermenize katılamadım. Kırıp döken protestocuların sistemin gerçek mağdurları olduğundan şüphem var.

Muharrem Soyek 
 14.10.2009 17:25
Cevap :
Sevgili Mami; Ben o çocukların sistemim gerçek mağdurları olduklarına inanıyorum. Üstüne bir de 17-18-19-20 yaşlarının heyecanını ekliyorum... Hayatın o yüzünü iyi bilirim... Sizin de bildiğinize inanıyorum. Sevgi ve saygımla...  15.10.2009 11:11
 

İstanbul işgal altında. İşgal kuvvetleri ivedilikle mahyalardaki yazıları kaldırdılar. Öyle ya ümmetçi işgali kaldırmaz böyle şeyleri. Şirketler işgal, yurtlar işgal, bürokrasi işgal, yollar işgal, caddeler işgal, kafalar, beyinler, düşünce, inanç, din iman, tanrı hepsi işgal, taş toprak işgal... köpekler mi ... ha onlar serbest. Burası işte böyle bir köy.

Ahmets 
 10.10.2009 23:22
Cevap :
Aklıma 1 mayısdaki Taksim meydanını getirdiniz. Taksim meydanı yasaklanıp, bayramcılar tekme tokat gaz bombası jop panzer suyuyla pataklanırken... O zaman da meydan köpeklere kalmıştı. Ben köpekleri severim oysa, polis köpekleri bakımlı temiz ve neşeli oluler aslında. Ama yine de adı kötüye çıktı bilirsiniz.-) Hayatyın bayram olması dileğiyle... Sevgi ve saygımla...  12.10.2009 9:04
 

Bir çok kişi bilir. Londra'nın ortasında Hyde park diye bir yer vardır. O parkın en büyük özelliği insanların içini boşalttığı bir özgürlük yeri olmasıdır. Orada bir mermerin üzerine çıkan herkes konuşur. Başbakanı da kraliçeyi de acımasızca eleştirir. Hiçbir zaman da onlar tarafından dava edilmezler. Hyde park aynı zamanda Londra'daki tüm yürüyüşlerin başlangıç ve bitiş noktasıdır. Irak'ın işgali sırasında yüzbinlerin katıldığı büyük yürüyüşe ev sahipliği yapmıştı o park. Orada kimse ne işyerlerini yağmaladı, ne de etrafa zarar verdi. Türkiye'de ise başta ÖDP ve hepimizce malum kuruluşların sahiplendiği kişiler başta bankalar olmak üzere etrafa zarar verdiler. Bütün bunlar milli servettir. Kongre turizmi ülkeler için çok önemlidir. Burada da sadece İMF ve Dünya bankası genel kurul yaptı. Bu toplantının bizimle bir ilgisi de yoktu. Ama insanlar deşarj olmak için böyle şeyler yapıyorlar. Haklı istekler başka platformlarda değerlendirilmelidir bence. Selamlar....

Erol Özışık 
 10.10.2009 20:05
Cevap :
Sevgili Erol Bey; Londrada kişi başına düşen milli gelirin kaç para olduğunu benden daha iyi bilirsiniz. Ben size açlıktan söz ediyorum. Sıfırın altından söz ediyorum. İşte bu çocuklar onlar... Bu yüzden haksız değiller. Türkiye her gün soyuluyor. Sağcısıda solcususda dinciside milliyetçiside... Çünkü yalancılar. Dinci, dinci değil, sağcı sağcı, solcu solcu değil... Hırsızlar. İşbirlikçiler... Bu yüzden bu çocuklar var. Ve olmalarını da destekliyorum çünkü bu çocuklar fren mekanizması. Bu çocuklar da olmasa donsuz kalırız hayata... Sevgi ve saygımla...  12.10.2009 9:21
 

tüm televizyonlar eylemci çocukları hedef göstererek yayın yaptı..kör cahil esnaf, yakaladığı gemci pataklarken, ekran başında köpekler gibi salyalarımız aktı..ama bu çocuklar en azından ibr şey yapıyor..doğru yada yanlış..eylemin ses getirmesi için ya çok kalabalık olmalısın yada ses çıkarmalısın..buna mecbursun..bankaların camları bizi ilgilendirmiyor..nacak medya, sanki ortadaki sorun buymuşcasına verdi kırılan camları..öbür tarafta memleket satılıyordu..biz de bir güzel verip veriştirdik eylemcilere..onların ağzı burnu patladı..kafaları yarıldı..ceplerine para mı girdi bundan..ya sen naptın bu ülke için esnaf kardeşim...bankalar kanını emdikçe bir gün kapına da dayanacak..o zaman orada yumrukladığın o genci hatırla..üstelik 1 Mayısta polisin şiddetinin yanında bir hiç kalır bu şiddet..en azından bu gençler cana kıymıyorlar...sözleyecek çok söz var da duyup anlayacak kafa nerde...eylemsiz adamdan kazmaya sap bile olmaz..emeğini, umudunu ve enerjini saygıyla selamlıyorum..

Kağıt Gemilerin Kaptanı 
 10.10.2009 15:11
Cevap :
Söylediklerine katılıyorum. Ne yazık ki haklıyız. Umarım kazanan da olabiliriz... Sevgi ve saygımla...  12.10.2009 9:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 153
Toplam yorum
: 2918
Toplam mesaj
: 56
Ort. okunma sayısı
: 1450
Kayıt tarihi
: 16.09.06
 
 

Tıka basa dolu bir adam değilim. Balığı gördüysem derine inerim. Uzun süre gölgede kalamam. Okuru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster