Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
302
 

Bir Japon kızını iğfal etmiş diye gencin geleceğini karartmayın!

Bir Japon kızını iğfal etmiş diye gencin geleceğini karartmayın!
 

Bir Japon kızı...


Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez kırsaldan kentsele, işçisinden avukatına, doktoruna, ev kadınından feministine, açık başlısından kapalı başlısına tüm ülke sosyal bir olgu etrafında kenetlenmiş, tek vücut olmuştur.

Artık Kadın Sorununun en büyüğü ‘cinsel terörün’ simgesi Özgecan Aslan olmuştur.

Ruhun şâd olsun güzel kızımız!

Zanlı Suphi Altındöken’in eşi N.A.; ‘Allah onun belasını versin, onun en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum’ derken, diğer bir mağdur 21 yaşındaki Japon turist A.İ. uğradığı ‘cinsel terör’ karşısında sanık K.İ. serbest kalmıştır.

Bu örnek son dönem Türk Yargısı’nın içine düştüğü hukuk kaosu acaba ‘Adalet Mülkün Temeli midir?’ diye sormak zorunda kaldığımızı gösteriyor.

Türkiye’ye özel sempati, bilimsel ilgi duyan ve yoğun Türk konukseverliği karşısında ülkemizin portföyünde kemikleşmiş müşteri grubunda olan Japon turistlerden A.İ. Diyarbakır-Muş yöresini ziyaret ediyor.

2011 yılında Diyarbakır-Muş karayolunda aracına aldığı Japon turist A.İ.’ye cinsel saldırıdan tutuksuz yargılanan19 yaşındaki İ.K. 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm oldu.

Sanığın duruşmadaki saygın tutumunu değerlendiren mahkeme yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate varıldığından sanık hakkında verilen cezanın hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

Öncelikle blog yazımın özü Özgecan Aslan’ın katil zanlısına verilecek cezanın hafifletilmesi olmadığını açıklayayım.

Asal amaç, mağdurun sosyolojik yapısı doğrultusunda; ulus, ırk, etnik köken, din, mezhep ve gelir ayrımı yaparak; ‘Allah’ın Japon’u bir daha ne zaman göreceğiz ki; Hâkim Bey, yazık etmeyin 19 yaşındaki delikanlıya’ uygulaması ‘kişiye özel hukuktur.’  

‘Ahbap-çavuş ilişkisi’ kültürün ürünü bu uygulamada; eğer zanlı Diyarbakır veya Muş eşrafından ise, üst düzey bir kamu görevlisi aralarındaki samimiyet derecesine göre ‘Hâkim Bey, Delikanlı bir Japon kızını iğfal etmiş diye gencin geleceğini karartmayın’ ifadesi ‘hukukta çifte standarttır.’

Ancak, benim blog yazılarımda ‘cinsel terör’ olarak tanımladığım ‘cinsel saldırı’ suçu yürürlükten kalkmış bulunan 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’ndaki ‘ırza geçme’ (T.C.K. 414-428) ‘ırza tasaddi’  ve ‘sarkıntılık’ suçlarının karşılığı olmaktadır.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu madde 102’ye göre, en hafif ceza hükmü bile ‘Cinsel davranış(larla)bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırşeklindedir.

Anneler babalar erkek bebeklerinin altı açılınca penisi uyarıldığında, “Maşallah oğluma bak! Kim bilir kaç kızın başını yakacak? diye ‘gururlanmayı’ sürdürürken;Adalet, “Bir Japon kızını iğfal etmiş diye gencin geleceğini karartmayın!” şeklinde çalışır.

19.02.2015,

Not: Fotoğraf Alıntıdır.  

     

 

 

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                       

gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 414
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 855
Kayıt tarihi
: 27.11.11
 
 

1951 Muğla doğumluyum. Ege Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi'ni 1974 yılında bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster