Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
829
 

Bir-kaç kötü adam!

Bir-kaç kötü adam!
 

Fransa parlamentosunun “Soykırımın inkârı” yasasını sadece 55 vekilin “evet” demesinden sonra kitaplığıma bir göz atma gereği hissettim. Rus klasiklerinden sonra en çok okuduğum klasik, Fransız klasikleriymiş! Çoktandır el sürmediğim bu kitaplara bir daha göz attım. Emile Zola’nın “GERÇEK” adlı kitabına bakarken almış olduğum notlar dikkatimi çekti. Notlara gelmeden önce kısa bir kitap özeti yapayım...

Kitap, bir cinayetin sonucunda, Yahudi Simon’un haksız yere müebbete çarptırıldığı ve kilisenin çirkefliğini, halkı nasıl zehirlediğini, cumhuriyetçi Marc’ın bu haksızlığı çözmek için kasabayla, ailesiyle verdiği mücadeleyi anlatıyor. Kitap, bir davanın yani Simon karakterinin nasıl suçsuz olduğunu anlatırken, aslında; devrimden yüzyıl geçmesine rağmen halen varoşlarda irtica askerlerinin yani kilisenin halen devrimi hazm edememesinin somutsal örneklerini gösteriyor bize... 19. yüzyılın Fransa’sını resmediyor bizlere Emile Zola...

Kitaptan bir paragraf...

“...bütün Fransa’nın kurutuluşu, eğitimi ilkokul öğretmenlerine bağlıydı. Fransa’yı çağlardır içinde kaldığı yoğun karanlıklarından kurtarıp gerçeğe, özgürlüğe, adalete, bilme saygı duyan bir ülke yapmak için, her şeyden önce aydın kafalı, mücadeleci öğretmenler yetiştirilmeliydi.”

Bu cümle 1800’lü yıllarda yazılmış. Şimdinin Fransa’sı ise akla, tarihe, bilme ve insan haklarına uymayan “Soykırımın inkârı” yasasını kanunlaştırmaya çalışması çok aptalca geliyor bana. Soykırımı tanımaları başka bir şeydir, soykırım yapılmamıştır diyene ceza vermek çok ayrı bir şeydir.

Gelin Emile Zola’nın yaşadığını var sayalım ve bu yazdığı kitaptan bir paragraf daha verelim. Cevap niteliğindeki bu paragrafı Sarkozy’e yani Fransa’ya gönderelim.

“Dünün Fransa’sı, Voltaire’nin, Diderot’un Fransa’sı, Devrim Fransa’sı, 3. cumhuriyeti yaşamış olan Fransa, geleceğe doğru güvenle ilerleyeceği yerde, bugünkü şaşkın, yitik, gerici duruma gelmiş ise bunun nedeni...”

Ne cevap, değil mi? Yazı devam ediyor. Gerici duruma gelişin irticai okulların devam etmesinden dolayı olduğunu söylüyor yazar.

Demin Emile Zola’nın yaşadığını var saydık. Şimdide bu yukarıdaki paragrafı bugüne uyarlayalım.

Dünün Fransa’sı, Voltaire’nin, Emile Zola’nın, Balzac’ın Fransa’sı, 5 cumhuriyet yaşamış Fransa, geleceğe ışık tutacağı yerde, bugünkü şaşkın, yitik ve bi’ o kadar çirkef oyunlarının sebebi, bir-kaç koltuk sevdalı siyasetçinin seçim politikasından başka bir şey değildir.

twitter.com/mahirtemur

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Önce Zola'nın fotoğrafı dikkatimi çekti.Sonra bir kaç kötü adam ne olaki dedim. Zola Fransa için inancın simgesiydi. Dreyfus davasında yanlış verilen bir karara karşı sergilediği inançlı tutum tarih boyunca unutulmayacak bir kişi yapmıştır Zola'yı.Neticede aydın FRANSA BU GÜN KARANLIĞA GÖMÜLMÜŞTÜR.

klasikhuzur 
 03.01.2012 10:39
Cevap :
Teşekkür ederim...   06.01.2012 20:37
 

Fransa'nın uzun yıllardır Ermeni meselesine bakış açısı belli. Ama galiba bizim bakış açımız çok dar, ya da yok. O nedenle yıllardır uğraşıp durulan böylesine önemli bir konuda kayda değer adımlar atamadık ve bu güne gelindi.Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 02.01.2012 18:54
Cevap :
Teşekkür ederim Ayşegül Hanım...  02.01.2012 20:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 57
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 491
Kayıt tarihi
: 21.12.09
 
 

1979 Malatya doğumluyum... Evreni kendi gözlüğümden (0,50-0,75) görmeye çalışan bir yazarım... Dü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster