Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
583
 

Bir kadının orantısız enginarlı şiddeti

Bir kadının orantısız enginarlı şiddeti
 

Dayaktan sonra radyoyu açarken fotosu


Bugün aylık olağan ödemelerimi yapmak üzere bankaya gittim. Numaratörden, numaramı alıp, beklemeye koyuldum.

Böyle bekleme zamanlarında insanlar hemen 40 yıllık ahbap gibi konuşmaya başlarlar. Birbirlerine romatizmalarından, siyatiklerinden, kolesterollerinden bahsedip, ardından ne olacak bu memleketin hali muhabbetini açarlar. Bana da konuşmak için pas atarlarsa da, ben konuşmam. Dudak kaslarımı, kulaklarıma doğru çeker, gözlerimin içi hiç gülmeden “hıı hı hıı” gibi yanıtlar veririm.

Banka bekleme kuyruklarında daha ziyade, günlük hayat, memleket hakkında düşünür, ve sonra da diğer bekleyen kişilere kulak misafiri olur, azbiraz da gözlemgil abla olurum.

Bugün de numaranın gelmesini beklerken, geçenlerde Kadın ve Aileden sorumlu devlet bakanı Selma Aliye Kavaf’ın dizi filmlerdeki erotik sahnelerin kendisini “irite” ettiğini söylediği ve bunların cinselliği erken yaşlara çeken sebeplere neden olduğunu ekleyip “ben çok rahatsızım.“ dediği haber aklıma düştü.

Beni “irite” edeninse dizilerdeki şiddet olgusunun olduğu, namus sorununun sadece kadına ve cinselliğe yönelik olmasını sorguluyordum. Jeneriklerine rastladığım, bi Kurtlar vadisi dizisi var ki, acayip bi şiddet içeriyor ve ergenlik çağındaki çocukları özendirip, kendilerini bu dizi karakterlerine benzetmek için var güçleriyle çabaladıklarını ve bazen de olumsuz sonuçlarını haberlerde izliyoruz.

***

Hele ki nerdeyse 3 beyaz eşya alana 1 silah kampanyası düzenlenen memleketimizde, bakanın bu konuya irite olmamasına şaşıyorum.

***

TMK mağduru taş atan çocukların yıllarca ceza almasını; çocukluklarının, gençliklerinin sadece bu nedenden ötürü heba olacağını düşünüp ve hapisten çıktıklarında, yapılan bu haksızlık karşısında, ne biçim bi hırs ve öfke içinde olup, toplum için ne kadar büyük bir sorun teşkil edeceğine irite olmamaları ise daha da enteresan geliyor.

***

İşte ben toplumdaki şiddet kültüründen irite olurken, yanımdaki hatunların konuşmalarına şahit oldum. Hadi bi iyilik yapiim de, size de aktarayım: Bu 2 hatun da şiddetten gözleri dönmüş haldeydi. Bunlar nassı olduysa yan yana düşmüşler, gözleri deli deli, dönedöne habire konuşuyorlar. Ben içimden, normal insanın gözleri fırdöndü gibi dönmez, bunlarda bi nümero var, deyip konuşmalarını dinlemeye başladım. Hatunlardan biri çokyaşlı diğeri de 60 yaş civarıydı. Çokyaşlı olan şööle konuşuyordu, “…. aaaa napcam kocayı ayol, bi işe yaradığı yoktu; Şu işi yap diyorum, zorla kalkıp yapıyor. Yapsa da yarım yamalak yapıyor. Benim de sinirler zıplıyor, anında. Eee ben de o zamanlar, memur olarak tapu kadostro dairesinde çalışıyorum. Hayat müşterek, bi dışarıda çalış çemkir, bi de eve gel, evin işini gör. Neyse ben ev işini dürte ede yaptırıyorum. Bi gece “kalk ben yorgunum, bulaşıkları yıka” dedim.

… yıkamış, yıkamış, ama nassı yıkamış? Yarım yamalak, yemek artıkları üzerinde. Ehhh artık benim nevrim iyice döndü. İsmim Nevriye bu arada. Hıı ne diyordum, mevsim bahar, o gün işten çıktıktan sonra, pazara uğrayıp, kocaman bi enginar almıştım. Zeytinyağlı yapmayı düşünmüştüm. Tabakları öyle kirli görünce, bi gözüm döndü ki, yerde filenin içinde duran enginarı sapından tuttuğum gibi Zühtü’nün başına patlattım. Artık ne sinirle vurduysam, seninki, -eski benimki- bayıldı. Hiç bakmadım bile. Bi süre sonra, kendi kendine ayıldı. Gitti oturma odasındaki divanda yattı. Sabah kalktı beş karış suratla. Ben “yürü ananın evine diye” evden kovdum. Tabii bu anında uzadı. Mahkemeye gitmiş. Olanı biteni anlatmış, Hakim bizi tek celsede boşadı.

Ben içimden “vayyy, ne hatunlar varmış” diye geçirdim. Gözlerimin içine “sizi çok kınıyorum” yazısını yazdıktan sonra Nevriye Düzgitmez’e baktım. Soyadını hesap cüzdanının üstünde gördüm.

60 yaşlarındaki hatun ise “yaaa öyle mi?” dedi. Ama bu öyle bi söyleyiş tarzıydı ki, “ohhh bee yalnız değiliz, benim annem gibi de varmış, şimdi rahatladım” tarz bi deyişti. Bundan aldığı cesaretle, o da başladı anlatmaya.

“Ahh Nevriyanım teyzecim, benim bi babam vardı, bütün gün kumar oynar, kadınlarla fındıkkıran balesi yapardı. Annem yılmıştı artık bu bale sahnelerinden. Bir sabret, iki sabret, nereye kadar… Babamı bi görseniz tip mip de hak getire. Bodur, kel kafalı bişi. Artık en sonunda annemin canına tak etti. Alem-i cihana nam olsun diye, babamı sokağın ortasında, dövdü. Annem yılların hıncıyla bi de, bi yandan bağrıyor. “Seni gidiii bodur boylu, kabak kafalııı, fındık faresi seniii” diye, bütün millet toplandı baktı. Sonrasında annem eve girip, ellerini yıkayıp, çay demledi, radyoyu da açıp, yurttan sesler korosunu dinledi. Ertesi gün haber olduk, Demokrat İzmir gazetesine. Tarih 16 Mart 1955 ti hiç unutmuyorum. Nevriyanım, “ohhh annenin de eline sağlık, biz de haber olmuştuk, 21 şubat 1957 tarihinde. Hangi gazete valla unuttum. Önemi de yok artık.

Ben bu hatunların edilgen olmadıkları için bir yandan takdir ederken, öte yandan, meseleyi şiddet kullanarak hallettikleri için fena halde kınadım. Yanlarından kalktım, başka yere oturdum. Giderken de arkama dönüp, onlara ters ters bakmayı ihmal etmedim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İNANIRMISINIZ...SİZİN BU GÜZEL YAZINIZA BU İKİNCİ YORUMUM..ZİRA UZUN UZUN YAZMIŞ OLDUĞUM YORUMUMU GÖNDERDİM ANCAK NETİCEDE "SİSTEM HATASI" ÇIKTI ve BELKİDE YORUM GELMİYEBİLİR.. ŞİMDİ TEKRAR YAZSAM ACABA AYNI İFADEYİ BULABİLİR MİYİM..? NEYSE BİR BEKLİYELİM ve GÖRELİM.. KONUNUN ÖZETİ ŞU İDİ ( KADIN + ERKEK = İNSAN) ve ŞİDDETİ KADIN OLSUN ERKEK OLSUN HEP BERBABERCE KINIYALIM.. SİZİDE TEBRİK EDİYORUM.."GÖZLERİNİZE SAĞLIK" TEKRAR SEVGİLER,SELAMLAR ve SAYGILAR SUNARIM..! :-)) İNŞALLAH İLK YAZDIĞIM YORUMDA SİZE ULAŞIR..! NECİP KÖNİ - ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 10.03.2010 15:09
Cevap :
Merhaba Necip Bey:) Şiddet maalesef şiddeti körüklüyor. Bu yüzden insanlar birbirlerine çok kötü zararlar veriyor. Ruhen sakatlar ordusu ve yeni nesiller... Kaba kuvvetle hiçbirşeyin halledilmediği o kadar açık ki. Ve kimse birbirini, -karı, koca ve çocuklarını- malı gibi görmesin. Sağlıksız toplum oluyor, bi yanda kızlarını diri diri gömenler:(( Yazınızı beğeninizden çok mutlu oldum. Katkınıza teşekkür ediyorum. Not: İlk yorumunuz maalesef gelmedi, sanıyorum sitem kaynaklı... Selam, sevgilerimle...  10.03.2010 18:02
 

Yazdıklarınız mı güzel yazma şekliniz mi? İlginç akıcı anlatımınız ne yazsanız keyifle okunacagını gösteriyor.Biz kadınlara,siz kadınlar da erkeklere acıyor sahip çıkıyor gibisiniz.Ben yine de şiddetin erkeklere ait bir davranış olduğunu düşünüyorum. Güçlü kaleminiz var.Ama güçlü gözlem ve düşünceleriniz olduğundan emin değilim.Yoksa çok popüler bir roman yazarı olabilirdiniz.

Kerim Korkut 
 08.03.2010 19:16
Cevap :
Düşünceleriniz için teşekkür ederim. Hangi cinsten kaynaklanırsa kaynaklansın şiddetin her türlüsüne karşıyım. Meseleler konuşarak halledilir, yok eğer halledilmiyorsa, insanlar birbirine zarar veriyorsa, vazgeçilir. Bir de toplumsal şiddet vardır. O da yine aileden, şiddet gördüğü için toplumu sarıyor maalesef. Gözlem ve değerlendirmelerim için isterseniz bi yazıyla karar vermeyin. Katılımınız için teşekkür ediyorum, selamlarımla...  09.03.2010 10:17
 

Akıl yaşta değil baştadır dedikleri bu olsa gerek. Hanımların aile bütünlüğünden, saygı ve sevgiden anladıkları işte bu. Bilmem ki ne demeli, böylesi insanlar uzak olsunlar bizden. Laf aramızda bende kuyruk muhabbetini sevmem ama kulak misafiri olmayıda severim:) Saygılar

newbahare 
 03.03.2010 17:05
Cevap :
Merhaba, bence de uzak dursunlar, böylesi şiddet eğilimli insanlardan uzak dururum. Aile terbiyesi, alt yapı da önemli tabii, kişilerin hareketlerinde. Herkes yaptığı hareketler ve konuşmalarla kendisini ifade eder, bi şekilde. Kuyruklardaki sohbetleri dinleyerek zaman ancak ilerliyor. Katkınız için çok teşekkür ederim:) Selamlarımla...  03.03.2010 21:26
 

Buna da "şiddetin yansıma kuramı" demek sanırım uygun olur. Örneğinizde pasif şiddet karşısında aktifini doğurmuş. Tersi de olabilir. Her türlü dozda şiddet şiddettir ve tehlike içerir. Yine gündelik yaşamın içinden hem nükteden hem de düşündürücü ve güzel bir blog daha üretmişsiniz sevgideğer Nilüfer hanım. Kutlarım. Kaleminiz hep daim olsun. Sevgiler ve dostça selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 26.02.2010 16:09
Cevap :
Şiddet o kadar çeşitli ki, sözel, fiziki, pasif,aktif her türlüsü. Şiddet kullandıkça dediğiniz gibi bulaşıcı bir hastalık gibi topluma yayılıyor. Özellikle medyada, şiddetin iyi birşey gibi gösterilmesi, gençlerin bunu olumlu olarak algılmasına yol açıyor. Sonuç: ruh sağlığı bozuk bir toplum. Beğeninizden çok mutlu oldum:) Katkınız için çok teşekkür ederim, selam, sevgilerimle...  26.02.2010 16:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 1381
Toplam mesaj
: 276
Ort. okunma sayısı
: 987
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster