Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '15

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
459
 

Bir kahvaltı... Katılanlar... Yaşananlar... Ve ötesi...

Bir kahvaltı... Katılanlar... Yaşananlar... Ve ötesi...
 

Kahvaltı bahane, dostlarla buluşmak şahane...


İzmir’den Ayşen’im (Ay Şen) geldi. Epeydir planlıyordu, geldi gelecek derken çok şükür kavuştuk birbirimize. Onunla aynı evi paylaşmaktan çok ama çok mutlu oluyorum. Ben İzmir’e ona gittiğimde de kendi evimdeymiş gibi hissediyorum. Onun da aynı hisleri bende duyduğunu biliyorum.  Sayılı günler çabuk geçiyor, birbirimize doyamadan ayrılık günü gelip çatıyor. Bu yüzden keşke aynı şehirde olsaydık deyip hayıflanıyoruz…

Ayşen’e "İstanbullu arkadaşlar seni görmek ister" deyip bir kahvaltı planladım. Tek tek görüşmelerimiz oluyordu ama uzun zamandır bir araya gelememiştik topluca. Tarih belirlerken lodos fırtınasından haberimiz yoktu. Bu yüzden ve hastalık vs değişik sebeplerden gelemeyenler oldu. Tarihi herkesin müsait olduğu güne ayarlayalım diyoruz ama mutlaka hesaba katılmamış bir şeyler çıkıyor ortaya. Örneğin: Merve’ye (Merve Ballı) şirketi aniden eğitim koymuş, o kadar istemesine rağmen gelemedi. Ruksan her toplantıma gelmiştir, geleceğim dedi ama hastalandı. Hızır Kabil beyin onursal başkanı olduğu derneğin toplantısını atlaması mümkün değildi. Vs. vs.

Velhasıl biz lodosa rağmen, İstanbul trafiğine rağmen yine yeniden buluştuk ve tadı damağımızda kalarak ayrıldık. Allah ömür verdiği müddetçe yine yeniden buluşacağız…

Ayşen ile saat tam 10.00’da Red&Black Cafe'ye gittiğimizde Esma Kahraman ve Şükran Okyay oradaydılar. Şükran’cımla zaten normal hayatımızda görüşüyoruz, araşıyoruz, tatillere çıkıyoruz.  

Esma ile uzun yıllar öncesinden İzmir’de iken  yazışmışlığımız vardı. Ama yüz yüze tanışmamıştık. Perşembe günü Ayşen, O ve ben Kadıköy Hilton’da kahve içip sohbet ettik. Pek bi kaynaştık ve Cumartesi kahvaltı için sözleştik. Esma trafik korkusundan 8.30’da gelmişti, "keşke haber etseydin de eve gelseydin" dedim ama olan olmuştu. Bundan böyle sıkça görüşmeye karar verdik.

Sırayla arkadaşlar gelmeye başladılar. Feyzan’cım taa Bakırköylerden kalkıp geldi bu lodosta, nasıl da özlemişim canım benim. En son Bakırköy’deki sergisinde ziyaret etmiştim. Onunla sohbet etmeyi çok seviyorum, hatta bir yurt dışı tatili planladık birlikte.

Özlem (beenmaya) gelemedi, ah onun bu işleri yok mu, hele ay sonu olduğunda Özlem’i ara ki bulasın. Zaten ben Özlem’i doğru dürüst göremiyorum ama anneciği Hatice ve kardeşi Özhan’la özlemimi giderebiliyorum. Sağolsunlar hep gelirler, geldiler de,  pek severiz birbirimizi. Kedileri Merlin’i sevmek için gece kalmalı gideceğim, umarım ve de dilerim Özlem şirkette sabahlamaz o gece ve ben onu da görürüm.  

Meral’cim de her zaman yanıbaşımdadır, her toplantıya ya yalnız, ya da Kuloğlu Ömer beyle gelirler. Ömer beyin yeni kitabının telaşı vardı, 10-15 dakika oturup kalkacaktı ama gidemedi,kaldı bizimle. Onlarla da görüşmelerimiz toplantı dışında da devam ediyor. Baba kız sıcacıklar…

Milliyet Blog dışından canım arkadaşım Belgin’i de davet etmiştim, Ayşen’le de tanışırlar. Sağolsun taa Emirgan’lardan kalkıp geldi, pek de iyi oldu.

Veee toplantımıza en son Ahmet Balcı teşrif etti. Benim bildiğim Balcı en erken gelirdi ama işte aksilikler oluyor bazen. Olsun bir geldi pir geldi, hoş geldi sefalar getirdi, masamıza neşe kattı, sohbetine doyum olmadı.  Ve centilmenliğini yaparak gitti.

Bu yıl farklı bir mekan olsun deyip tercih ettiğim Red&Black Cafe'nin servisinden, sunumundan, menüsünün kabarıklığı ve lezzetinden çok memnun kaldık. Menüye göre fiyat da uygun olup, hizmetine de 10 numara verince tekrar tercihimiz olmasına karar verdik. Mekana bu anlamda teşekkür ediyorum. 

Ortak görüşümüz biz bir arada olmaktan büyük keyif alıyoruz. O halde yine, yeniden bir arada olmalara…

Tüm arkadaşlarım, iyi ki geldiniz. Hayata tutunmaya çalıştığım bu günlerde bana moral oldunuz.

Şen olan çehremi görüp de sakın

Sanmayın ki ruhum pek bahtiyardır…

Dudağımda gördüğünüz her gülümsemenin

İçinde bir yığın “GÖZYAŞI” vardır…

 

Sema Şener 01.02.2015 Üsküdar

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sema Ablacığım orada olup o enerjiyi almayı nasıl istedim bilemezsin. Ama hep hesapta olmayan birşeyler olacak ya illa.Allahtan Fransız Sokağı'na gittik ve gördüm sizleri. İyi ki varsınız, cansınız...

Merve Ballı Acar 
 13.02.2015 15:09
Cevap :
Merve'cim zaten birlikte konuşup istemiştik bu toplantıyı Fransız Sokağı'ndaki buluşmamızda... Ama dediğin gibi son anda çıkıveren işle ilgili durumlar olabiliyor. Kısmet değilmiş sağlık olsun, görüştük ama yine özleştik değil mi canım... Biz yine araşır buluşuruz bitanem seni, ablanı çok seviyorum biliyorsun... Sevgimle...  22.02.2015 21:20
 

Gerçekten kıskanılası bir toplantı olmuş...Anlattıklarınızın yaşandığına inanmak zor, insanlar taa nerelerden koşa koşa gelmişler. Gelememiş olsak bile ruhumuz kalbimiz oradaydı.Bir köşede oturmuş, dostlara gülümsüyordum.

Kerim Korkut 
 07.02.2015 8:08
Cevap :
Maalesef kesin olarak gelecek kişiler hastalık, hava şartları yüzünden gelemediler. Böyle engeller çıkabiliyor, teşekkürler yorumunuz için...  10.02.2015 11:32
 

Yoruma geç kaldım ama inan ki nette sorun yaşıyorum geldiğimden beri. Hem assolistler en son gelirmiş değil mi? :)))))))))))) Seviyorum seni güzel kadın...

Ay Şen 
 04.02.2015 0:55
Cevap :
:))) Ben de seni seviyorum... Ah bu internet sorunları... :(((  04.02.2015 7:36
 

Semoşum canım, bir tanem...O güzel yüreğinde yine her zamanki gibi beni ağırlamaktan ve zamanını bana ayırmaktan asla beis duymadın. Sana ne desem, ne söylesem yetmiyor ki kelimeler canım, can arkadaşım.Hüzün yüklü yüreğin artık hiç üzülmesin. Gözlerinde yaş olmasın hiç bir zaman. Ben biliyorum neler hissettiğini, gülerken bile ne denli acı yaşayıp, gülüşünün yüzünde nasıl donduğunu. Hayatı değiştirmek elimizde olsaydı eğer, neler neler yapardık! Olmuyor işte :( Kaderini yaşıyor insanlar, istese de istemese de...Canım seninle geçirdiğim saatlerin, senin özlemini yaşıyor ve her şey için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum sevgili arkadaşım. Yine yeniden buluşabilmek ve bu kez İzmir'i hallaç pamuğu gibi atmak için bekliyorum bir tanem, en kısa zamanda. Gönül dolusu sevgimle, kocaman öpüyorum seni.

Ay Şen 
 04.02.2015 0:53
Cevap :
Canim benim uzun zamandır gelişini bekliyordum, iyi ki geldin. Sana yazdığım yorumda da belirttiğim gibi keşke hep yakınımda olsaydın, hani derler ya gönüller bir olsun. Tamam gönlümüz zaten bir ama benim bu dönemimde hem ruhsal hem bedensel yakınlığa ihtiyacım olduğundan bu yakınmalarım... Evimde kaldığın zaman zarfında "yalnızlığımı paylaştın, hüznümü, neşemi paylaştın" birlikte güzeldik, çünkü sen de ben gibi kalendersin, dertsizsin, Alev'ciğimin Berlin'de kaldığım dönemde bana söylediği bir söz vardı: "Hafif bir kadınsın, taşınması kolaysın" demişti. Sen de aynen öylesin işte. Ne yazık ki yapacak bir şey yok ama ben umutluyum belki bir gün gelirsin buralara çünkü isteğin var ama gerçekleştirmek zaman istiyor. İzmir'i özledim, geleceğim inşallah, seni, Alev'i, Özden'i ziyaret etmek istiyorum, dediğin gibi hallaç pamuğu gibi attırırız İzmir'i, Kemeraltını, Karşıyaka'yı... İnşallah en yakın zamanda buluşmak dileğim ve sevgimle kucaklıyorum...   04.02.2015 7:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 203
Toplam yorum
: 2287
Toplam mesaj
: 423
Ort. okunma sayısı
: 2001
Kayıt tarihi
: 23.10.06
 
 

İnsanların yapmaktan mutlu oldukları hobileri vardır. Benim de en severek yaptığım, hayatımda yen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster