Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '20

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
62
 

BİR KARDEŞ JESTİ

Güneşli bir yaz günü. Pencere kenarına yanaştırdığım sandalyeye oturmuş dışarıyı izliyordum. Sokak cıvıl cıvıl.Top oynayan çocuklar, el ele gezen aşıklar, zarif gösterişli hanımlar…

Üzerime ölü toprağı serpilmişcesine hayatı ıskalamış, bir şeyleri kaçırmış gibi hissediyorum kendimi. Harekete geçmek isteyip de bir türlü ilk adımı atamamanın verdiği bezginlikle hantallaşmış bir haldeydim. Eylemsiz kalarak başladığım zaman öldürme işlemine sandalyeden kalkıp yatağıma uzanarak sırtüstü bir vaziyette devam ettim. Kısa bir süre sonra kız kardeşim her zamanki nazik tavrıyla odanın kapısını vurup içeri girdi.Bezgin halimi fark etmiş olacak ki televizyonda gündüz sineması kuşağında ilgimi çekebilecek bir film olduğunu haber verdi.

Kız kardeşim benden dört yaş küçüktü ama benden daha olgun bir insan.Kafamın karışık, enerjimin düşük olduğu böyle zamanlarda bezginlik hırkasını üzerimden çıkardığı çok olmuştur.

Kardeşimin tavsiyesini dinleyip filmi izlemek için salona gittim.Televizyonda Yılmaz Güney ve Filiz Akın’ın başrollerini paylaştığı Umutsuzlar filmini beraber izlemeye başladık.Filmde, gangster Fırat ile Dansçı Çiğdem’in umutsuz aşkı şiirsel bir dille anlatılıyordu. Filiz Akın’ın göz kamaştıran güzelliği, Yılmaz Güney’in karizmatik duruşu, sürükleyici olay örgüsü, sade, abartısız ve samimi oyunculuklarla nitelikli bir yapıt izlemenin keyfini çıkarıyorduk.

On yaşındayken Kan Sporu filminde Van Damme’nin karnına Hindistan cevizi atıldığı sahneden etkilenip midesine doğru yastık attığım kardeşim bana böyle bir jest yapma nezaketini göstermişti. İyi olacak hastanın ayağına gelen doktor misali yakalandığım bezginlik hastalığı yan etkisiz bir biçimde tedavi edilmişti.

Filmin bitimine yakın babam eve geldi. Bazı kişisel işlerini tamamlamanın verdiği bir rahatlık vardı yüzünde. Bizimle birlikte bir süre filmi izledi.Hafızasını biraz yokladıktan sonra filmi üniversite yıllarında izlediğini;’’Rahmetli Yılmaz Güney’in bakışı yetiyordu vallahi ‘’ diyerek hayranlığını samimi bir biçimde belirtti.

Bir sinema emekçisi ölümünden yaklaşık otuz yıl sonra adından övgüyle söz ettirmekle kalmayıp iki kuşağı birden etkiliyor ve miskin bir insanı harekete geçirebiliyorsa kim ne derse desin o insan dünya çapında bir sanat insanıdır.

Fikirleri, dünya görüşü, özel hayatı çok tartışılmış ve eserleriyle ölümsüz olmayı başarmış sinema emekçisi ayrıca Fatih Akın, Nuri Bilge Ceylan , Zeki Demirkubuz gibi nice önemli yönetmene örnek olmuş bir değerdir ülkemiz için.O nedenledir ki Yılmaz Güney’in filmlerini izlemeyi herkese samimiyetle tavsiye ediyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 60
Kayıt tarihi
: 25.02.19
 
 

     TCDD'de makine mühendisiyim. Sanatın iyileştirici gücüne inanan bir insanım.    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster