Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '08

 
Kategori
Evcil Hayvanlar
Okunma Sayısı
3495
 

Bir kedi hikayesi

Bir kedi hikayesi
 

Hep isterdim bir kedim olmasını. Annem istemediği için alamazdım eve. Üniversitede başka bir şehirde yaşadım. Bir dönercinin önünden geçerken gördüm onu. Patilerini altına almış yatıyordu masum masum. Küçücüktü, sarı beyaz tüyleri kirlenmiş, burnunun üstünde kabuk bağlamış bir yarası vardı. Elime aldım, hiç sesi çıkmadı, korkmadı. O kadar tepkisizdi ki hasta olduğunu düşündüm. Kucağıma aldım ve o an karar verdim eve götürmeye. Kucağıma alıp eve kadar götürdüm. Eve geldiğimizde tedirgin oldu, korktu masanın altına saklandı. Ama çok durgundu. Ev arkadaşımla yıkadık, süt verdik. O gece uzun uzun düşündüm. Ya benimle kalacaktı yıllar boyunca, ya da yarın sabahtan bırakacaktım. Uslu uslu uyudu bütün gece mırıl mırıl. Benim de kedim olacaktı artık. Kararımı verdim bırakmayacaktım.

Ertesi gün sırt çantama koyduk ve doğru veterinere. Aşılarını yaptırdık. O kadar masumdu ki. Ben o kadar mutluydum ki.

O küçücük öğrenci evinde artık 3 kişi olmuştuk. Kaloriferleri gürül gürül yanan sıcacık bir evdi. Ve kedim çok mutluydu. Bütün gün kaloriferin üstünde camdan dışarı bakar, mırlaya mırlaya uyur, arada balkona gelen kuşlara çenesini oynata oynata söylenirdi. Hiç üzmedi beni. Hiçbir gün pişman olmadım onu aldığıma. Aksine ona her baktığımda “Allahım kedimi hiç ayırma benden. Ona bir şey olmasın” diye dua ederdim içimden. Uyurken yanına yatar izlerdim uzun uzun. Tüylerini okşardım, daha da artardı mırlaması. Çok güzel bir kediydi. Benim canımdı, biricik dostumdu. Dünyanın en güzel bakan kedisiydi. Benim masum bebeğimdi.

Memlekete gidip gelirken 12 saat tren yolculuğu yapardık kucak kucağa. 12 saat boyunca oturduğum koltuktan kalkamasam da hiç şikayet etmedim. Otobüse bagajda aldıkları için trenle gidip gelirdim.

Bir kediyle yaşamanın ne demek olduğunu, evinde kedi olmayan anlayamaz. Köpek gibi zor da değildir bakımı. Dolaştırmanız gerekmez ve doğuştan temiz bir hayvandır. Evde yalnız kaldığında bağırmaz da. Kedi yaşadığı evi kendi evi olarak görür, sizse onun misafiri. Canının istediğini yapar kedi, emir almaz asla. Zorla hiçbir şey yaptıramazsınız. Belki bu yüzdendir insanların nankör demeleri.

Bir kediyi uyurken izlediniz mi hiç? Dünyanın en güzel uyuyan canlısıdır bence. Bakarken uykunuz gelir. Öyle bırakır ki kendini bulunduğu yere. Öyle huzur verir ki mırıltısı.

Kağıttan top yapardım ona. Futbol oynar gibi atar koşardı peşinden. Ta ki koltuğun ya da yatağın altına kaçırana kadar. Patisini uzatır almaya çalışırdı, ulaşamayacağını anlayınca da oturur beklerdi sabırla, sesini bile çıkarmadan. Bilirdi benim yardım edeceğimi. Gözümün içine bakardı.

Kedim beni bırakalı 1 sene oldu. 1 sene uzun bir zaman ama şu satırları yazarken bile gözlerim doluyor. Onunla uyumayı, oynamayı, mırıltısını özledim. Bana sıcacık bakan gözlerini özledim. Benim minik süt kuzum, seni çok özledim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Seninle aynı hisleri paylaşıyoruz.bende tüm hayvanları severim ama kedilerin bir başka yeri vardır hayatımda. bir zaman lar benimde çok akıllı bir kedim vardı. dünyanın en sevimli yaratıkları ilerde evime tekrar kedi almak isterim inşallah allah nasip eder.

serap yilmaz 
 30.08.2008 17:23
Cevap :
yorumun için teşekkür ederim.  30.08.2008 22:57
 

Hayvanseverler çoğalırsa, bu dünya sanırım biraz daha yaşanır bir hale gelir. Geçen yıl plajda, orada denize girenlere aldırmayan iki gerzek balık tutmaya çalışırken, bir Caretta Caretta'nın misinalara dolanıp ölmesine neden olmuştu. Ertesi gün gazetelerden öğrenmiştim hayvanın öldüğünü. Orada kolumuza bacağımıza iğnenin batmasını umursamayanlar için, vahşi doğanın bu yaşlı çocuğu tabii ki önemli değildi, ertesi hafta gene aynı plajdaydılar. Annem de ben de kedilerimizin yokluğunu hasretle anarken, başkaları yüzümüze tuhaf tuhaf baktı genelde. Bu sevgiyi kimse anlayamaz, bu acıyı herkes kolay kolay paylaşamaz. Umarım Allah başka acı yaşatmaz!..

Kitarobit 
 02.07.2008 17:55
Cevap :
Teşekkür ederim.Allah herkesin yüreğine hayvan sevgisi versin.  03.07.2008 8:53
 

Kendimi bildim bileli hiçbir hayvana elimi süremedim. Çünki o miniğin sıcaklığı kalp atışı içimi bir tuhaf eder...İlkokul sıralarında evimizde kedi vardı ona yakalşamazdım ama uzaktan severdim sadece yaklaşamazdım bendeki hayvan fobisi herhalde..O yıllarda Düzceden İstanbula doktora gitmiştik, zannediyorum bir hafta kalmıştık. Yemeğini suyunu koymuştuk ama dödüğümüzde onu ölmüş olarak bulduk. Ne kadar vicdan azabı çekmiştim. Aklıma onunla daha sıcak bir ilişki kuramamam takılmıştı vicdanımı rahatsız etmişti yazınızın başlığını okuyunca o geldi aklıma...Ve takıldımmmm, hüzünlendim. Bağlanınca güzel bağlananlardansınız satırları okurken çocuklarım ve bebeklik çağları geldi aklıma kedinizin yeri başka ama çocuklarınız oluncada o duyguları yaşayacaksınız. (Büyüyüp 2 ayaklı minik canavarlara dönüşmeden önce :) )

RMZSM Meliha Karaoğlu 
 01.04.2008 15:42
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Kediniz için de çok üzüldüm.Büyük bir vicdan azabı olsa gerek. 2 ayaklı minik canavarlara gelince, o farklı bir duygudur eminim. Saygılar..  01.04.2008 16:04
 

Önce başın sağolsun, onu kimbilir ne kadar özlüyorsundur. çok güzel anlatmışsın. maalesef yaşamları biz insanlara göre kısa. gittiklerinde de üzülüyor insan. benim de kedim var, aklıma bile getirmek istemiyorum, gideceğini, ne yapalım hayat... selamlar

Nev 
 28.03.2008 14:59
Cevap :
Çok teşekkür ederim.  28.03.2008 15:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1218
Kayıt tarihi
: 08.01.08
 
 

İzmir'de yaşıyorum. Hayvanları çok seviyorum. Düşüncelerimi yazmanın ve bunları paylaşmanın keyif..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster