Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
670
 

Bir kedim bile var

Bir kedim bile var
 

Kedicik


Dünya ne kadar yaşanası bir yer olsa da, yaşam kimi zaman son derece acımasız olabiliyor, özellikle de birileri için. Acımak başkasının duyduğu acı karşısında, sizi kuşatan duygu karmaşasından ve benliğinizin gösterdiği sabırsızlıktan olduğunca çabuk kurtulmak için ortaya çıkarılmış, aslında bir savunma dürtüsü, gevşek bir duygudur. Onun için acımak sözcüğünü ötedenberi nedense sevemedim. Gizli, istenmese de bir üstbakış içerir, çünkü karşınızda bir acınacak vardır. Asıl  olan duygusal değil yaratıcı olan bir davranış biçimi sergilemektir. Bu ne istediğini bilen ve gücün sonuna dek dayanmasını başaran bir duygudur. Adına "merhamet" denir. Bu sözcüğü daha çok seviyorum. Çünkü aynı zamanda bir iletişimin, bir karşılıklı paylaşımın daha bir sıcak ifadesidir merhamet. Acımak ise tek yönlüdür.

Onu görür görmez işte bu yüzden bende uyandırdığı ilk duygu merhamet oldu. Her zaman olduğu gibi iki gün aralıklarla bahçedeki çiçekleri suluyordum. Uzaktan, akşamsefalarının sık gölgeliğinden yerini tam saptayamadığım cılız, zor duyulur ağlamaklı bir miyavlama sesi geldi. Belli ki çok küçük bir kediciğe aitti. Arayıp bulduğumda gölgeliklere sığınmış, ıslanmış, gözleri kapalı, sırtı dışında karnı ve ayakları henüz tüylenmemiş henüz iki üç günlük bir kedi yavrusu çaresizlik içinde yatıyordu. Alıp eve getirip olduğunca kurulayıp temizledikten sonra, bir plastik enjektör yardımıyla su ve biraz süt vererek, daha doğrusu vermeye çalışarak ısıtmak ilk iş oldu. Belli ki annesi tarafından terk edilmiş yaşama yenik başlayan yavrulardan biriydi.

Bulmasam kuşkusuz ya açlık veya susuzluktan ölür, ya da diğer kediler tarafından veya bir köpek tarafından yenirdi. Yaşama annesiz olarak tutunma zorluğu karşısında, canlı olarak bulunmuş olmasıda az da olsa bir şans olmalıydı. Aslında içimi ezen bir sorumluluk yüklenmiştim. Bir ceviz içi kadar küçük kafası, belli ki biraz büyürse güzel, sarman bir kedi olacağını gösteren sarı refleli tüyleri, on onbeş santimi anca bulan uzunluğu, yüz gram bile olmayan ağırlığı, minyatür patileri ve arka ayakları ile türünün şansız ve çaresiz bir örneğiydi. Hemen internetten bu küçüklükteki bir kedi yavrusunun nasıl bakılacağı yönündeki bilgileri edindim. Üç saat ara ile sulandırılmış süt ve çişini yapması için anal bölgesine ıslak pamukla masaj yapılması ve vücut ısılarını henüz yeterince üretemedikleri için sıcak tutulmaları öneriliyordu. Uyandığında enjektörle iki üç santimetreküp sütünü verip denilenleri yapmaya başladım. Gecenin bir saati ilk çişni yaptırmayı başarınca yaşayacağına dair ilk ışıkta yanmış oldu. Avucumun içinde uyutup bir koli kutusunda hazırladığımız yerine, içine ılık su doldurulup üzerine çorap geçirilmiş bir şişenin anne karnı sıcaklığı sandığı yerine yatırdık. Annesiz gecelerinin ilkinde uyumaya daldı. Acaba yaşayacak mıydı?

Sabah endişeyle kontrole gittiğimde belli belirsiz nefes alıp vermeleriyle uyuyor görmek sevincimi çoğalttı.İlk iki üç günü böylece atlattıktan sonra kedicik yaşamın eteklerine incecik, iğne gibi tırnaklarını inatla geçirmeyi başardı. Ayakta bile duramıyor , devriliyor, gözleri hala kapalı avuçlarımın ve kalbimin sıcaklığında, avuçlarımı anne karnını iteklemenin doğal refleksi içinde incecik tırnaklarıyla çizkler içinde bırakarak uykuya mırıltılar içinde dalıyor ve sonra kutudaki yerini alıyor. Sonraki günler edindiğim bir kedi biberonundan beslenme görüntülerini izlemek son derece keyif vericiydi. Ritmik emme karakterleriyle ve ön patileriyle paylaşmak istemezmiş gibi kavradığı biberondan daha rahat beslenir oldu. Onuncu gün gözleri açıldı, vücudunun çıplak alanları sarman tüyleri ile kaplandı, ayakta durmak bir yana salonda bir uçtan bir uca titrek adımlarla gidip gelir oldu. Bu arada ilk kakasını yaptı, oburlaştı, büyüyor. Geceleri pet şişedeki suyun sıcaklığını anne sıcaklığı sanarak uyuyor. Ve biliyorumki bizim sıcaklığımızı da duyumsayarak.

Uzun meslek yaşamımda bir yaşamın bir insanın gözlerinde titrek mum alevi gibi sönüp gittiğine acı içinde çok şahit oldum. Şimdi bir kedide de olsa bıçak sırtı bir yaşam savaşından galip ayrılıyor olmak içimi sevinçle dolduruyor. Rastlantılar olmadan, ilgileniliyor olmadan, sevgi olmadan, merhamet olmadan nice sönüp giden çocuk ve insan yaşamlarına kaydı düşüncelerim. Yoksulluktan, bakımsızlıktan, açlıktan, doktora ulaşamamaktan nice yitip giden yaşam öykülerine. Oysa bunların giderilmesi hiç de zor değil. Ama eksik olan birşeyler var, sanırım en önemlisi de sevgi eksikliği. Yoksa yalnızca oturur seyredermiydik Gazze'deki bombaların parçaladığı çocuk vücutlarını.

Kedicik bana bu gönül uzaklığı, bu sevgi kuraklığı yaşanan bu iki yüzlü dünyada, tüm canlıların içinde yaşayabileceği tek bir iklimin, sevgi iklimi olduğunu bir kez daha hatırlattı. Şimdi ellerim tırmık içinde, ama olsun mutluyum. 

Bir kedim bile var.... 

Akın YAZICI

16/7/2014    Erdek

Şahin ÖZŞAHİN, Ohannes bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Akın Bey, "Merhamet!.." bazen marazı olsa da, sanırım insan olmanın erdemi. Sevgi esenlikler diliyorum. Affınıza sığınarak. http://blog.milliyet.com.tr/dun-cesme-ilica-da-buyukanne-ve-ben/Blog/?BlogNo=379933

Şahin ÖZŞAHİN 
 11.05.2015 9:39
Cevap :
Haklısınız;"merhametten maraz doğar" diye sahiplenilen bir deyişimiz var. Ama bana kendine yontmak gibi gelir. Belirttiğiniz gibi merhamet insan olmanın bir gereği olmalı. Büyükanne ile ilgili her iki yazınızı da okudum, sağolun. Saygı ve sevgilerimle...  11.05.2015 11:28
 

Sizi de kutlarım. Duyarlı olduğunuz için kutlarım.

Solohan 
 10.05.2015 1:22
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla...  10.05.2015 11:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 190
Toplam yorum
: 437
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 383
Kayıt tarihi
: 07.05.14
 
 

1965 Ankara Üniversitesi Tıp fakültesinden asker hekim olarak mezun oldum. Gülhane Askeri Tıp Aka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster