Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '06

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
2959
 

Bir Kemal Sunal filmi olsa da izlesek!

Bir Kemal Sunal filmi olsa da izlesek!
 

Pek çoğumuz bazı akşamlar bu sözleri söyleriz; "Bir Kemal Sunal filmi olsa da izlesek". Özellikle 1970–1980 hatta 1990 kuşağı daha fazla düşkündür onun filmlerine. Her karesini ezbere bilir. Bazı filmlerinde söylediği sözler bugün dahi espri konusu yapılır.

Kemal Sunal aklımıza gelince önce o bütün yüzünü kaplayan içten, geniş gülümsemesini hatırlarız. Eşeği Kadife'yi ve bir de Emine’sini

Yüzümüze bir tebessüm yayılır; içimize bir hüzün.

Kemal Sunal öleli 6 yıl oldu ama hâlâ bizleri güldürmeye, gülerken de düşündürmeye devam ediyor. Filmleri tez konusu oldu. Psikologlar filmlerinin bugün bile tekrar tekrar seyredilmesinin sebebini araştırır oldular.

Neden bu yeri doldurulamaz sanatçının filmleri tekrar tekrar izleniyor?
Neden bir sonraki karesinde neler olacağını bile bile bu filmleri izliyoruz?

Nedeni bizce çok basit:
Bugün pek çoğunu kaybettiğimiz değerlerimizi bu filmlerde arıyoruz.
İnsanlığımızı, dostluğumuzu, komşuluğumuzu, arkadaşlığımızı arıyoruz.
Mahalleliyi, bakkalı, kasabı, manavı, mahallenin delikanlısını, genç kızını,
Adile Teyze'yi, Ha Babam Sınıfı'nı, Kel Mahmut’u,
Paylaşmayı, sevgiyi, saygıyı, birlikte ağlamayı, birlikte gülmeyi,
Onurlu yoksulluğu, gururlu fedakârlığı,
Oya oya, nakış nakış işlenen, çabuk tüketilmeyen tertemiz aşkları arıyoruz.
Tabii bir de saflığı.
Ama ne yazık ki artık bulamıyoruz!

Sevgileri tükettik, saygıyı ise hiç görmüyoruz!
Yoksulluk onursuzluk oldu, fedakârlığın adı ise enayilik!
Paylaşmanın adı savurganlık, dostluk ve arkadaşlığın ki ise menfaat!
Saflığın adı ise aptallık.
Bakkalın, manavın, kasabın yerini süper, hiper ve gross marketler aldı.

Gülmeyi unuttuk, güldürmeyi de…
Ağlamaya gelince yalnız ağlıyoruz. Gözyaşlarımızı silecek bir dostumuz yok!
Kapılarımız hep kapalı, tabaklarımız ise boş. İçini doldurup götüreceğimiz bir can komşumuz yok!
Misafir odalarımızı tarihe gömdük, şimdi salonlarda oturuyoruz!
Tertemiz aşkların adı ise düzeyli (!) birliktelik oldu.
Mahallemizin genç kızını ve delikanlısını ise hiç görmüyoruz…
Mahallelerimize ne mi oldu? Mahalle olmaktan çıktılar. Gelip geçenlerin kullandığı sıradan yollar oldu. Artık yaşamıyorlar!

İşte biz bütün bu kaybettiklerimizi Kemal Sunal ve diğer Türk filmlerinde yeniden yaşıyoruz.

Tamamen unutmamak için!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 502
Toplam yorum
: 632
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1092
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster