Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '08

 
Kategori
Havacılık
Okunma Sayısı
1945
 

Bir Kente Adını Veren Şehit

Bir Kente Adını Veren Şehit
 

Şehit Pilot Yüzbaşı Fethi Bey


Baba adı : Abdurrahman

Doğum Yeri-Tarihi : Ayazpaşa-1887

Şahadet yeri- Tarihi : Cehennem Vadisi-27.02.1914

Son Görev yeri :

Sicil Numarası : 901-04

Medeni Hali:

Eş ve Çocuklarının Adı :

Gömülü Olduğu Yer : Suriye/Şam



Şehit Pilot Yüzbaşı M. Fethi Bey’in künyesinde, bunlar yazıyor.

Bu isim ve künyesindeki bilgiler, çoğumuza hiç de tanıdık gelmedi. Değil mi?

Pilot Yüzbaşı M. Fethi Bey, Havacılık Tarihimizdeki ilk Şehit Pilotumuzdur.

1901 yılında girdiği Deniz Çarkçı Lisesinden sonra girdiği Deniz Harp Okulunu 1908 yılında bitirmiş ve Çarkçı Üsteğmen olarak Osmanlı Donanması’na katılmıştır.

Hamidiye Kruvazörü’nde motor çarkçılığı görevinden sonra, silah tamir fabrikasına atanmış, daha sonra uçak makinisti yetiştirilmek üzere, 3 Temmuz 1912 tarihinde İngiltere’ye gönderilmiştir.

Üsteğmen Mehmet Fethi Bey’in, uçuculuk yetenekleri anlaşılınca; uçak makinisti eğitiminden pilotaj eğitimine alınmıştır. Eğitimini tamamlayamadan, çıkan Balkan Savaşı nedeniyle yurda dönmüş ve eğitimini tamamlamamış olmasına rağmen, Kıtâat-ı Fenniye Müfettiş-i Umumiliği’ne (Fen Kıta’ları Genel Müfettişliği) pilot olarak atanmıştır.

Balkan Savaşı’nda Pilot olarak görev almış ve Havacılık Tarihimizin ilk sekiz savaş pilotundan biri olmuştur. Şubat 1913 tarihinde ilk gece uçuşu, uçaklarda ilk bombanın kullanılması ve düşman hatları üzerine ilk uçaktan bomba atılmasını Bulgar hatları üzerine bomba atarak O gerçekleştirmiştir.

29 Aralık 1913 tarihinde Verdine, 1 Ocak 1914 tarihinde de Bonier isimli Fransız pilotlar; Paris’ten havalanarak, büyük güçlüklerle Kahire’ye ulaşmışlar, bu yolculuk nedeniyle Fransız havacılığı büyük bir saygınlık kazanmıştı.

Harbiye Nazırı Enver Paşa, Balkan Savaşı’nda yenik düşen Osmanlı İmparatorluğu’nun gücünü yeniden göstermek, Fransız Havacılığı’nın sağladığı saygınlığın, Türk Havacılarına da duyulmasını sağlamak ve imparatorluk için de bir öz güven yaratılması amacı ile benzer bir yolculuk planladı.

Bu yolculuk için, eldeki çok az sayıda uçaktan Beleriot-11B tipi “Muavenet-i Milliye” isimli keşif uçağı ve Deperdussin tipi “Prens Celaletttin” isimli uçaklar seçildi.

8 Şubat 1914 günü İstanbul/Yeşilköy’den kalkan iki uçaklık bu filoda, Pilot Yüzbaşı Fethi Bey ve Rasıt Yüzbaşı Sadık Bey ile Pilot Teğmen Nuri Bey ve Rasıt Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey görev aldılar.

Hedef; İstanbul-Kahire.

Uzaklık; kuş uçuşu 2500Km.

Normal hava koşullarında ortalama saatte 100 Km. hız yapabilen bu uçaklarla, İstanbul’dan Kahire’ye gitmek; en az 25 saat havada kalmayı gerektiriyor.

Muavenet-i Milliye Uçağı’nda; Pilot Yüzbaşı Fethi ve Rasıt Yüzbaşı Sadık Bey, Prens Celalettin Uçağı’nda; Pilot Teğmen Nuri Bey ve Rasıt Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey, 8 Şubat 1914 günü İstanbul’dan hareket ederler.

Prens Celalettin uçağı havada arızalanır ve İstanbul’a dönmek zorunda kalır.( Bu uçak da Kahire yolculuğuna daha sonra devam eder. 11 Mart 1914 günü Kudüs’e gitmek için Beyrut’tan havalanır ve Yafa’da olumsuz hava koşulları nedeni ile düşer. Pilot Teğmen Nuri Bey Şehit olur. Rasıt Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey kurtulur.)

Muavenet-i Milliye uçağı aynı gün Eskişehir’e ulaşır.

10 Şubat 1914 günü Eskişehir-Afyon-Konya etapları geçildi.

11 Şubat 1914 günü Konya’dan hareket edildi ve Toros dağları aşılarak ( bu ülkemizin ilk irtifa rekorudur. İlk defa 4000 metrenin üzerine çıkılmıştır.) Tarsus’a inildi.

12 Şubat, Tarsus-Adana, 13 Şubat, Adana- Halep, 15 Şubat, Halep-Humus-Beyrut, 19 Şubat Beyrut’tan havalanan uçağımız, karbiratör arızası nedeni ile zorunlu iniş yapmak durumunda kalır. (İniş sırasında pervane ve tekerlekler kırılır.)

24 Şubat Beyrut’tan hareket edilir. Aynı gün Şam’a ulaşılır. Muavetnet-i Milliye uçağının son kalkış meydanı, 27 Şubat Günü Şam Merce meydanı olur. Kudüs’e gitmek üzere Şam’dan havalanan Kahraman Pilot ve Rasıtımız, teknik nedenlerle, Semre bucağı sınırları içinde bulunan Teberiye Gölü yakınlarına düşerler.

Türk Havacılığı’nın ilk Şehitlerinin Cenazeleri 28 Şubat 1914’te Şama gönderilir ve Şam’da Bulunan Emeviye Camii’ndeki Selahaddin Eyyübi Türbesi’nin avlusunda hazırlanan mezarlarına defnedilir. 14 Mart 1914’te Yafa’da şehit olan bir başka Kahire yolcusu pilotumuz Teğmen Nuri Bey’in de mezarı aynı yerdedir.

Türk Ulusu bu hava şehitlerini aradan geçen yıllara karşın unutmamıştır. Muğla’nın turistik ilçesi Fethiye, İsmini Şehit Pilot Yüzbaşı Fethi Bey’den almıştır. Behçet Kemal Çağların şu dörtlüğünü anımsayanlarımız olacaktır;

“Aslan uçtu”diye söylenir methi;
Bu kutsal toprağın çocuğu Fethi
Kahrolur darbanla elbet her zaman
Olursa bakış yan ve maksat eyri;
Bak; Fethiye oldu sayende Meyri,
Kartalım; gölgende hürdür bu vatan.


Unutmayın1:THK Yangın Uçağı Kampanyası için, tüm operatörlerden yangın yazıp, 3919'a genderin. Bedeli 6 YTL.dir. Ülkemize katkısı, çocuklarımızın emaneti ormanlarımızın yangından korunmasıdır.

Unutmayın2: Bir Cumhuriyet Kurumu olan THK’na üye olun. Rejime ve Cumhuriyete sahip çıkmanın bir yolu da, rejimin ve Cumhuriyetin Kurumları’na sahip çıkmaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

tadında ve gerçeklerle donatılan çalışmanızdan ötürü sizleri kutlarım, görsellerle çok detay verilen bu emek dolu bloglarınızın devamını dilerim. Selamlar...

Yalnıztürk 
 20.09.2008 0:11
Cevap :
sayın fahrettin Çitil, Değerli Öğretmenim. Çok teşekkür ederim. Saygılarımla..  21.09.2008 20:49
 

sosyal tarih alanında yazmış olduğun bilgi, belge ve resimlerle desteklenen böyle güzel bir yazı için seni kutluyor, yazılarını heyecanla bekliyorum selam ve sevgilerle turgay

turgay çavusoglu 
 15.09.2008 22:15
Cevap :
Sayın Turgay Çavuşoğlu, Sevgili Kardeşim, senin gibi bir sınıf arkadaşım olunca; bana taklit etmek düşüyor. Senin kadar üretken olamasam da, bir şeyler yapma çabası içindeyim. Çok teşekkür ederim. Saygılarımla..  15.09.2008 22:38
 

Ülkemdeki binlerce ÇILGIN TÜRK'lerden birisiniz ben ve ailem için. Taş plağa okunan şarkının sözleri çok güzel, dinlemeyi çok isterdim. Bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Selam ve sevgiler.

kadirr 
 13.09.2008 17:31
Cevap :
Sayın Kadir Demirel, Değerli Dostum, her birimiz bir Çılgın Türk'üz. Kişisel çıkarlarımızı elimizin tersi ile itip, bu ülkenin, bu ulusun, laik cumhuriyetin yılmaz savunucuları olan her birimiz bir çılgın Türk'üz. O şarkıyı bende dinlemedim. Sizin için araştıracağım. Saygılarımla..  14.09.2008 11:52
 

O yüzden duygulanarak okudum hikayeyi. Türk havacılık tarihinde gerek orduda, gerek sivil havacılıkta öyle hazin hikayeler mevcut ki, kitaplara sığmaz kaptanım. Eşimin babası da 8 Mart 1962 senesinin yağmurlu bir gecesi Toros'ları aşamayarak Fokker F-27 ile Medetsiz tepesine çakılmış. Bilirsiniz orayı, medet umulmayan bir tepedir. Üç gün sonra ulaşmışlar uçağa ama nafile... Askeriyeden gelme idealist bir plotmuş. Ordudayken 1952'lerde T-33A-1-LO'ları getirmiş Amerika'dan. "Deli Nejat"mış lakabı. Aslında izinli gecesiymiş o gece, uçmayacakmış. Evinden aramışlar. 8 kişilik önemli bir grubun ulaşması gerekiyormuş mutlaka Adana'ya. "Ben uçarım ne var bu havada?" demiş. Ne yürekli oluyorlar değil mi havacılar? O yürekliliği sonu olmuş o gece ve minicik oğlunu öksüz bırakıp uçuvermiş özgürlüğe 2 kader arkadaşı ve mutlaka gitmek zorunda olan 8 yolcu ile birlikte...

MARTILAR ÖZGÜRDÜR 
 13.09.2008 17:28
Cevap :
Sayın MARTILAR ÖZGÜRDÜR, tüm havacı şehitlerimizin ve Şehit Havacı Kayınpederiniz Nejat Beyin ruhları şad olsun. Bedeli yaşamları da olsa, "görev" deyince akan suların durduğu, canları pahasına göreve koşan o kahramanlar ve bu günün sahte kahramanları. İkinci guruba girenlerin tek dertleri kişisel gönençlerini artırmak, ceplerini doldurmak. Bir de alımlı-çalımlı yürümek. Bu yürüyüşlere de günümüzde "karizma" demek moda oldu. Sevsinler. krazima, karizmatik lider olmak bir tek yürümekle oluyormuş. Yıllardır yanlış öğrenmişiz. rahnetli Kayınpederiniz minicik oğluna bir gemi almadı. Ona onurlu bir isim bıraktı. Bir şehidin oğlu olmak onurunu ve babasız büyümenin hüznünü... Saygılarımla..  14.09.2008 11:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 182
Toplam yorum
: 1287
Toplam mesaj
: 348
Ort. okunma sayısı
: 2317
Kayıt tarihi
: 29.01.07
 
 

10 Kasım 1954 tarihinde doğdum. Sosyal Hizmet Uzmanıyım. Pilotum. (ultralight licence no:151)..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster