Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
386
 

Bir kentte esir olmak!

Bir kentte esir olmak!
 

İstanbullular yarın kendi şehirlerinde tutsak olacak!


Önceki yıllarda yaşanan gerilim, bu 1 Mayıs öncesinde daha da tırmandırıldı.

1 Mayıs 2008 günü Anadolu yakasından Avrupa yakasına ulaşmak mümkün olamayacak.

Kadıköy'den Beşiktaş, Karaköy ve Kabataş'a vapur ve motor servisleri Valilik emriyle "ikinci bir emre kadar" iptal edildi.

Finiküler sistem çalışmayacak.

Yarın ben dahil milyonlarca İstanbullu'nun kent içi ulaşım özgürlüğü Valilik emriyle "yok ediliyor".

Yarın ben dahil milyonlarca İstanbullu'nun "çalışma özgürlüğü" Valilik emriyle yok ediliyor.

Yarın ben dahil milyonlarca İstanbullu'nun "eğitim ve okuluna gidebilme özgürlüğü" Valilik emriyle yok ediliyor.

Yarın ben dahil milyonlarca İstanbullu, ulaşım özgürlüğünün valilik emriyle yok edilmesi sonucu milyarlarca liralık zarara uğrayacak. Borsa ve banka çalışanları işlerine zamanında gidemeyeceği için işlemler yapılamayacak veya gecikmeli yapılacak.

İstanbul Valisi, sendikalarla inatlaşma uğruna Kentte "ilan edilmemiş sokağa çıkma yasağı" uyguluyor.

İstanbul Valisi daha bugünden başlayarak beni, çalışanlarımı, iş yaptığım insanları terörize ediyor, sinirlerimizi ve konsantrasyonumuzu bozarak milyarlarca liralık zarara neden oluyor.

Valinin görevi bir kentin güvenliğini sağlamaktır. Kenti terörize ederek, ulaşımı, çalışma ve eğitim özgürlüklerini yok etmek değildir...

Eğer Valilik görevindeyseniz, hem kentin güvenliğini sağlamak ama hem de benim gibi milyonlarca insanın huzur içinde işine gücüne gidebilmesini sağlamak zorundasınız.

Eğer Valilik görevindeyseniz, kentin güvenliğini sağlarken benim ve milyonlarca İstanbullunun maddi zarara uğramasına da engel olmak zorundasınız.

Ulaşımı engelle, eğitimi engelle, işe gitme hakkını engelle ondan sonra da "kentin güvenliğini sağlıyorum" de! Bu olacak şey değildir!

Bugün 30 Nisan 2008...

İş yerimde elemanlarım büyük bir gerilim içerisinde. Avrupa yakasında oturan elemanlarım işe gelemeyecek. Anadolu yakasındakiler de "1 Mayıs'ta İstanbul'da sokağa çıkılmaz" diyerek yarın için izin istediler. Bu nedenle yarın ofisi kapatarak "zorunlu tatil" yapacağız.

Ben Anadolu yakasında oturuyorum. 75 yaşındaki babam ve 65 yaşındaki annem ise Avrupa yakasındalar. Yarın kent çapındaki "ilan edilmemiş" sokağa çıkma yasağı nedeniyle 75 yaşındaki babamın, 65 yaşındaki annemin günlük ihtiyaçlarını karşılayamayacağım.Onlar da korkularından yarın gün boyu sokağa çıkamayacaklar. İkisinden birine bir zarar gelirse bunun bedelini kim, nasıl ödeyecek?

Bu sefer suskun kalmayacağım...

Vergisini ödeyen, yanında insan çalıştıran, işinde gücünde yaşayan biri olarak bu kez hakkımı arayacağım.

İstanbul Valisi Muammer Güler hakkında suç duyurusunda bulunuyorum.

Valinin her 1 Mayıs'ta İstanbul'a yaşattığı bu rezalete derhal bir son verilmesini talep ediyorum.

İstanbul Valiliği hakkında;

İdari uygulamaları nedeniyle iş yerimde çalışamaz duruma getirildiğim, elemanlarıma izin vermek zorunda kaldığım, ofisimi açamayacağım, borsa ve banka işlemlerimde telafisi mümkün olmayan gecikme ve zarara uğrayacağım için maddi;

Yaşadığım sinir bozukluğu, özgür bir TC yurttaşı olarak ulaşım ve çalışma özgürlüğümün haksız biçimde kısıtlanması nedeniyle de manevi tazminat davası açacağım!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

blogları tarayarak geldim. en somut ve gerekli duruşlardan birisi sizin ki çok haklısınız. Kolay gelsin saygılarımla..

Salih ERDAGI 
 01.05.2008 14:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 49
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 668
Kayıt tarihi
: 19.07.06
 
 

İÜ İletişim Fakültesi'nde lisans ve yüksek lisansımı tamamladım. Milliyet Gazetesi'nde "Varoşlar", "..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster