Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
326
 

Bir kitap, bir film ve bir gazete haberi

Yıllar önce bir kitap okumuştum, adı: PANİK. Yazarı: Paul Erdman ( İnkılap Kitabevi )

Kitapta; Dünya finans piyasalarındaki gerçekler, IMF ile (borcu olan ya da borç isteyen) ülkelerin ilişkileri, altın ve petrol fiyatlarıyla nasıl oynandığı, ünlü terörist Çakal Carlos’ un bu piyasaları yönlendirmeye çalışanlar tarafından (Büyük paralar karşılığında) nasıl kullanıldığı, ve en önemlisi ise Amerika ve Rusya’nın ortak menfaatleri söz konusu olduğunda nasıl birlikte hareket ettikleri öyle gerçekçi bir dille anlatılıyor ki! Hatta kitabın bir yerinde ( Sayfa 67 ) Papa Suikasti’nden, M.A.Ağca ve Oral Çelik’ ten de bahsediyor. Çok ilginç! Oral Çelik’ in bir dönem Çakal Carlos’la birlikte iş yaptığını da yazıyor.

Kitabın sonuna geldiğinizde ise adeta donup kalıyorsunuz! Türkiye’ nin ve pek çok gelişmekte olan (veya az gelişmiş) ülkenin nasıl “Söğüşlendiğini” tüm çıplaklığıyla fark ediyor ve dehşete düşüyor insan. Ve ben de aynen öyle hissetmiştim…

Kitabın sonunda Raisa Gorbaçov kocası Rusya Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov’a eski bir Rus atasözü söylüyor. Ve o da kitapta anlatılmak istenilenleri çok güzel özetliyor: Pyka Pyky Moet. “ Bir eli yıkayan diğeridir.”

Geçen hafta ise bir film izledim, adı: ULUSLARARASI ( The Internatıonal ).

Filmin başrollerinde Clive Owen ve Naomi Watts var. ( Filmin sonlarına doğru İstanbul’ da geçen final sahnelerinde Türk oyuncu Haluk Bilginer’ in de bir rolü var.)

Filmin sonuna geldiğimde hissettiklerim ise, seneler önce o kitabı okuduğumda hissettiklerimden hiç de farklı değildi.

Filmde, dünya bankacılık sektörünün, silah satışı yapan şirketlerin ve finans piyasalarındaki büyük oyuncuların zayıf ülkeleri avuçlarının içine almak için neler yaptıkları tüm çıplaklığıyla anlatılıyor.

Filmin konusu kısaca şöyle: Lois Salinger adlı bir İnterpol ajanı, kirli işler çeviren bir bankanın peşine düşer. Bankanın pis işlerini ortaya çıkarma konusunda kararlı olan Salinger, bu amaçla New York, Berlin ve onu İstanbul’a kadar getiren bir takibe başlar. Salinger, örgütün dünya çapında terör ve savaşa kaynak sağlamak için cinayeti dahi göze alabileceğini fark ederek hayatını büyük bir tehlikeye atar.

Bana göre filmi özetleyen en önemli sahnede, (Bankanın bir ülkede devrim yaptırmak için) silah almak istediği İtalyan işadamı, kahramanlarımıza dehşet verici gerçeği şöyle açıklıyor: Silah satışındaki amaç kar değil, bu kontrol meselesi. Amaçları savaşları kontrol etmek değildir. Savaşların ürettiği borçları kontrol etmektir. Savaşların asıl getirisi yarattığı borçlanmalardır.Borçları kontrol eden, her şeyi kontrol eder. Bunu endişe verici buluyorsunuz değil mi? Ama bankacılığın özünde olan şey budur işte; gerek birey olarak, gerek ulus olarak hepimizi borçlandırıp köleler yapmaktır.

Filmin afişi üç kelimeyle her şeyi anlatıyor: “Paranız onlara ait. Hayatınız onların elinde. Her şey onların kontrolü altında…”

Önceki gün okuduğum gazete haberinde ise Libya lideri Muammer Kaddafi’ nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşma dikkatimi çekti.

Genellikle bizi kızdıran Kaddafi bu defa alkışı hak edecek çok önemli bir açıklama yapmış. Daha doğrusu “üç maymunu” oynayan BM üyelerinin gözlerinin içine baka baka gerçekleri haykırmış…

Kaddafi yaptığı konuşmada; BM nin kurulduğu 1945 yılından bu yana 65 kadar savaşı önlemede başarısız olduğunu, BM nin beş daimi üyenin (ABD, RUSYA, ÇİN, İNGİLTERE ve FRANSA) hakimiyetinde olduğunu, bu ülkelerin veto haklarının eşitsizlik ve haksızlık olduğunu belirtmiş, “ Veto, BM şartnamesine aykırıdır. BM Güvenlik Konseyi bize güvenlik yerine terör ve yaptırım sağlıyor. Şartnamede büyük veya küçük bütün ülkeler eşittir der.” İfadesini kullanmış. Ayrıca büyük güçleri 1945’ ten beri kendi çıkarları için dünyada sayısız çatışma çıkartmakla suçlamış.

Bir kitap, bir film ve bir gazete haberi…

Biraz dikkatli bakmak gerekiyor bazen etrafa…

Boşuna dememişler: Şeytan ayrıntıda gizlidir

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 912
Kayıt tarihi
: 24.10.09
 
 

Okumayı, yazmayı, izlemeyi, değerlendirmeyi, kısaca hayatın farkında olarak yaşamayı seven bir kişil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster