Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1338
 

Bir mandalina ağacı...

Bir mandalina ağacı...
 

Deli deli esiyor. Sıcak odanın içinde kitabımı bir yana bırakıp dışarıdaki sesleri dinliyorum. Birşeyler devriliyor, birşeyler kırılıp kopuyor. Ağaçlar... Dış kapıya çıkıyorum. Dalı kopan hiç bir ağaç yok. Seviniyorum. Mandalina, portakal, dut hepsi yerli yerinde. Rüzgara direnmeden usul usul sarsılıyorlar.

Rüzgar kapının önüne yığmış yaprakları, sarı yeşil. Neden bilmem gözlerimi alamıyorum. Bir yabancının getirdiği kucak dolusu bir hediye gibi öylece duruyorlar. "Şimdi" diye geçiyor aklımdan "Çıksam kapının önüne ben de, mandalina ağaçları gibi, dut ağaçları gibi direnmesem rüzgara. Atsa beni uzak bir yere. Kararı ona bıraksam. Düşünmesem nereye diye. Ve düştüğümde sormasam "neden burası?" diye..."

Hayata direndiğimizden mi kopuyor dallarımız? Ağaçlar gibi olamadığımızdan mı? Hayatın doğasına o küçük aklımızla kafa tutmaya girişip ipleri elimize almaya çalıştığımızdan mı? Tüm bunlardan mı kopuyor dallarımız? Şu ağaçlara bak. Güneşe de eyvallah diyor rüzgara da yağmura da. Ne gelirse kalbiyle kabulleniyor. Kopan dalının yerine yenisi geleceğini biliyor. Belki bir gün o koca gövdenin yıkılıp gideceğini de biliyordur kimbilir? Umurunda mı? Değil. Yaşayıp gidiyor. Ya bizler... Bizler öyle miyiz ya? Cennetin ortasında mutlaka ahlanıp vahlanacak birşeyler bulmakta ustayız. Öylece bir ağaç gibi duramıyoruz hayatın ortasında. Rüzgarın o derin sarsıntılarına yumuşak hareketlerle karşı koyamıyoruz. Bir yaprağımız düşse umutsuzluk bataklığında boğuluyoruz.

Kapının önünde durmuş bunları düşünürken soğuktan titrediğimi farkediyorum. Mandalina ağacının gövdesine dokunup, saygıyla eğiliyorum önünde. "Bir mandalina ağacı bile olamadım" diyorum. "Bir mandalina ağacı bile..."

Fotoğraf: http://www.deviantart.com/print/1379442/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Diğer canlılar hayata dirense de direnmese de onu olduğu gibi kabul ederken biz didikleyip duruyoruz işte.Sevindiğimize seviniyor,üzüldüğümüze üzülüyor,direncimize direniyor, ya da yaptığımızın tersini hissedip iyice kahroluyoruz.Bu meta-yaşam hem iyi hem de kötü.Nereden baktığımıza bağlı olarak da modumuz değişiyor.Ne güzeldi, Çok sevgiler Fulyacım:))

ni 
 09.12.2007 15:32
Cevap :
Bu didikleyen olma hali ve bu halin getirdiği bu gereksiz huzursuzluk gün geçtikçe tüm ağaçlara, çiçeklere, bulutlara, toprağa hayranlığımı artırıyor. Bu hayatı tümüyle kabulleniş yapılabilir değil galiba... Ah ne kötü... Çok çok sevgimle sana...  09.12.2007 18:12
 

Sevgili Fulya, epey oldu görüşmeyeli. duyguların aynı yoğunlukta. İstermisin bu güzel yazına küçük bir şiirimle eşlik edeyim; Gün vardır her şey kendiliğinden oluşur/ tam da istediğimiz gibi /Gün vardır yazgımızı biz çizeriz deneyimlerimizle/Gün vardır istediği gibi akar/ istediği yöne doğru akar/ ve biz sürükleniriz peşi sıra çaresiz... Yaşamına güzel günlerin akması dileğiyle gözlerinden öperim. Sevgi ve saygılarımla. Enfal Törün

Enfal Törün 
 07.12.2007 15:02
Cevap :
Sevgili Enfal Bey, Çok çok teşekkür ederim bu güzel şiir, bu güzel yorum ve iyi dilekler için. En içten sevgimle ve saygımla size...  07.12.2007 15:13
 

Dallarımızı koparıyor Fullam. Oysa ki direnmeyip o rüzgarla zarar görmeden salınmayı bir öğrensek, o zaman her şey bizler için çok daha kolay olacak sanıyorum. Seni sevgimle kucaklıyorum...

Yeşim Özdemir 
 07.12.2007 11:32
Cevap :
Üzülme be Yeşom kopan dallarımızın yerine yeni tazecik filizler gelecek. Ama biraz ağaçlardan ders almamız gerek :) Çok çok öpüyorum seni...  07.12.2007 11:41
 

Tam da o rüzgarın içinde bilinmeyene sürükleniyordum yazınızı okumadan önce nerde bırakırsa bıraksın fark etmeyecek beni. Ama inadına sarılmak lazım köklerimizi bulup en derinlerden tutunmak ve çınar gibi yılılmadan.. sevgiler

Meral Yağcıoğlu 
 06.12.2007 13:51
Cevap :
O kökleri sağlam tutarak ama hayatın rüzgarına çok da direnç göstermeden yaşamak gibisi var mı? dilerim o ağaçlar gibi karışırız hayatın içine... Çok çok sevgilerimle...  06.12.2007 14:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1054
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster