Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Temmuz '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
654
 

Bir mezhebin güdümünde; din devletine doğru...

 

Öncelikle hiçbir mezhepten yana olmadığımı belirteyim...

Hele hele fanatizme bulaşmış, insan sevgisinden yoksun, insanları öldürenlerin, yakanların mezhebinden hiç değilim...

Ülkemiz ne yazık ki tekrar mezhepsel gruplaşmaların, çatışmaların içine yavaş yavaş yönlendiriliyor gibi...

Sünni mezhep resmi mezhep haline getirilirken, ülkenin eğitim kurumları başta olmak üzere tüm kurumlar da bu yönde hizmet üretmeye başladılar...

Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesini oluşturan laiklik ilkesi, mezhep farkı gözetmeden tüm halkımızı yurttaşlık bağıyla kucaklayan bir anlayışı geliştirmeyi amaçlıyordu...

Laiklik, hiçbir mezhebin yanında ve karşısında değildir... Laik Cumhuriyet anlayışının temelinde de; Devlet mezhepsel ayrımcılık yapamaz... Hiçbir mezhebe taraf olamaz veya hiçbir mezhebi dışlayamaz...

Geldiğimiz getirildiğimiz bu noktada eğitim kurumları din ağırlıklı olarak; bir mezhebin anlayışına yönelik olarak değiştirilmektedir...4+4+4 Eğitim yasasının temel amacının da bu olduğu biliniyordu... Nitekim ülke genelinde 5 Bin ilköğretim okulu İmam-Hatip okullarının orta kısmına dönüştürüleceği söyleniyor... Bu, şu anlama geliyor: AKP kendi görüş, düşünce, inanç ve amaçlarına göre ülkeyi bir mezhebin yörüngesine oturtarak bir din devleti oluşturmaya çalışıyor... Bunu ne ile yapıyor... Halkımızın her kesimden aldığı bütçeyle yapıyor... Her öğrenciyi, İmam Hatipli yapmaya çalışan anlayış yıllar önce, bunun işaretini vermişti...Hafızamızı şöyle bir yoklayalım..   

*Benim dört çocuğum var, hepsi de İmam Hatip’te okuyor. Bir o kadar çocuğum olsa, yine İmam Hatip’te okuturum.
*İmam Hatipler Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek!
İmam hatipler ölü yıkayıcı yetiştirmek niyetiyle kurulmuş okullar. Bakın şimdi hangi hedefe doğru gidiyor?

 *Sekiz yıllık kesintisiz eğitim kediye yavrusunu boğdurma formülüdür. Bunu yapmamızın imkânı yoktur. İlk önce kendi insanımıza büyük ihanettir. Tasarı meclise gelmesi halinde parti olarak hükümetten çekilmemiz daha yerinde olacaktır.

*Hem laik hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın ya laik, ikisi bir arada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil ikisi bir arada olmaz.

*Türkiye’de yaşayanların %99’u Elhamdülillah Müslüman olduğunu söylüyor.
O zaman %99’un “Elhamdülillah Şeriatçıyım” demesi lazım. Ben elhamdülillah şeriatçıyım.
Şeriat İslam demektir. Allah’ın kuralları demektir”

Yukarıdaki sözlerin kime ait olduğunu sanırım hatırladınız...

Beş bin ilköğretim okulu, imam-Hatip okullarının orta kısmına dönüştürülüyor...4+4+4 ‘ün ne anlama geldiği şimdi daha iyi anlaşılıyor... Tekirdağ örneğinde olduğu gibi şimdi tüm öğrenciler İmam- Hatiplere yönlendirilmeye çalışılıyor... Bunun için promosyon bile yapılacağı söyleniyor...

Bir zamanlar arka bahçeleri olarak gördükleri İmam- Hatipleri kullanarak bir Din Devleti kurmaya çalışıyorlar... Milli Eğitim Bakanı Dinçer'in, geçmişteki söylemleri bu konuda bize epey bilgi veriyor... 

Tek mezhebin hizmetindeki Diyanet’e şimdi Milli Eğitim Bakanlığı da katılmış gibi gözüküyor...

Geldiğimiz noktada görünen manzara bu...

Çoğumuz bu manzaranın farkında değiliz... Birçoğumuz da umursamıyor... Bize bir şey olmaz diyenlerde var...

Görünen köy kılavuz istemiyor, atı alan da Üsküdar’a doğru  yaklaşıyor...

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Laikliği hakim kılamazsak, netice; iç savaş! Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 09.07.2012 19:20
Cevap :
Merhaba, Laiklik bu ülkemizin çimentosudur...Atatürk laiklik ilkesini getirirken en önemli amacı toplumsal barışı sağlamaktı...Laikliğin birleştiriciliğine inanıyordu...Geldiğimiz, getirildiğimiz nokta ise ne yazık ki çok tehlikeli... Teşekkür ederim...  10.07.2012 18:12
 

Erdoğan bey: Hiç bir mezhepten yana değilsiniz ama belli ki bir mezheptensiniz. Yalnızca, "insanları öldürenlerin, yakanların mezhebinden" değilsiniz. Fikirlerinizi beğenmesem de (cevap hakkım saklı kalmak üzere) saygıyla karşılamak zorundayım. Ancak Sıvas bahanesiyle, nerdeyse her her birinizin sünnilere, "yezitler, yakanlar, öldürenler" demesi doğrusu sabrımı zorluyor. Derin yapının oyuna getirip cinayet işlettiği bir kaç aptal yüzünden milyonlarca masum insanı canilikle itham etmenizi şiddetle kınıyorum. Ayıptır. Eğer bu sizi rahatlatıyorsa, aynı toprağı paylaştığınız ülkedaşlarınıza sövüp saymaya, onlara karşı kin pompalamaya devam edin. Ama sakın Sıvas'tan 3 gün sonra, bir akşam namazı vakti (Başbağlar'da) kurşuna dizilerek katledilen 37 sünniyi aklınıza getirmeyin. Sakın ola bunları aynı mihrakın işletmiş olabileceğini falan düşünmeyin. Yoksa ezberiniz bozulur. Kin biriktirerek barışa katkıda bulunamazsınız.

Hüseyin Atacan 
 06.07.2012 16:29
Cevap :
Hüseyin Bey merhaba, yorumunuzu ilgiyle okudum...İnsana kıyan, yakan, insanı yok sayan anlayışa, inanç veya sizin tanımınızla derin devlete ve onun uzantılarına karşı duran bir anlayışı savunuyorum...Beynim hiç bir mezhebin emrinde de değildir...İnsan merkezli sevgiden barıştan yana bir anlayışın ve hoşgörünün içinde olmaya çalışıyorum...Kök, köken anlayışı benim umurumda değildir... İnsani açıdan bakmaya çalışıyorum...Bu bakış açımda bir fanatizm ve düşmanlık yoktur...İnsan yakmanın savunulur bir yönü yoktur...Anadolu'da bir mezhebi resmileştirmek için; Yavuz Sultan Selimle başlayan, Kuyucu Murat Paşayla tam bir kıyıma dönüşen sürecin uzantılarının günümüzde de devam ettiğini söylemek yanlış olmaz...Mezhepler benim umurumda değil...Benim karşı duruşum Mezhepsel anlayışların tahakkümüne, baskısına karşı duymaktır... Katkılarınız için teşekkürler eder, esenlikler dilerim...  08.07.2012 10:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1402
Toplam yorum
: 1906
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1032
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster