Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '10

 
Kategori
Uzay
Okunma Sayısı
2805
 

Bir milyar nohut ve Evren

Bir milyar nohut ve Evren
 

Net'ten kolaj...


EVRENDE KAÇ YILDIZ VAR?
Lise son sınıftayken matematik hocamız şöyle bir soru sormuştu: "Birden bir milyara kadar saymaya başlayın desem; ne kadar zamanda sayarsınız?" Ne yanıt verdiğimi anımsamıyorum; fakat en “abartılı” yanıtı arkamda oturan arkadaşımın verdiğini ve hocamızdan en büyük övgüyü de onun aldığını bugünkü gibi hatırlıyorum.
(Şimdi lütfen okumayı bırakıp gözlerinizi yumun ve siz de zihninizde bir hesap yapıp ortalama bir tahminde bulunun.)
.
Şaşırtıcı bulacağınızı tahmin ettiğim doğru yanıta sizi inandırmak için, oturup hesabı tekrar yaptım: Önce cep telefonumdaki süreölçeri çalıştırdım ve rakamları tam telaffuz ederek bir dakika boyunca saydım. 60 saniyede 120... Fakat sayı ilerledikçe, rakamları söylerken uzayacak zaman yüzünden sayının 60’ın altına düşeceğini de tahmin ettiğim için (örneğin; sekiz yüz seksen sekiz milyon, sekiz yüz seksen sekiz bin, sekiz yüz seksen iki, üç, dört vs); saniyede bir sayı saydığımı kabul ederek sonucu ona göre hesapladım:
.
60x60x24 = 86.400 günde,
86.400x365 = 31.536.000 yılda,
31.536.000x30 yıl = 946.080.000
Toplam süre = Yaklaşık 31,5 yıl...
.
Ne var ki 30 küsur yıl boyunca beslenmeden ve uyumadan bir robot gibi sadece sayı saymayacağımıza göre, günde 8 saatlik boş zamanımızı tamamen saymaya ayırdığımızı varsaydım; süre 94,5 yıla çıktı. 5,5 yaşında saymayı öğrendik diyelim; etti 100 yıl. Bu hesaba göre şöyle diyebiliriz: 1’den 1 milyara kadar saymaya ömrümüz yetmez! (Dünya ölçeğinde, insanların ortalama yaşam süresi = 74,5 yıl.)
.
Bu örneği, dilimize kolay gelen milyar rakamının büyüklüğünü vurgulamak için yazdım ki, Samanyolu’ndaki ve evrendeki yıldız sayılarını düşündüğümüzde evrenin devasa boyutlarını hayal edebilmemiz biraz daha kolaylaşsın.
.
Bunları yazarken bir başka somut örnek daha buldum! Mutfak dolabındaki 1 kiloluk kuru nohut paketini açıp teker teker saydım, 1527 çıktı. Nohutlar bana küçük görününce, rakamı 1500 kabul ettim. Ortalama 120 metrekare olan bir apartman dairesini yerden tavana kadar nohutla doldurmamız için kaç nohuda ihtiyaç var acaba, diye sordum ve o hesabı da şöyle yaptım:
.
120 metrekarelik bir daire -duvarları kaldırırsak- yaklaşık 100 metrekarelik bir tabana sahiptir. Duvarların yüksekliği 240 cm. ile 300 cm. arasında değişir. Ortalama 2,5 metre yükseklik olsun. Boy 20 metre, en 5 metre olsun... Bunları çarparsak, elde edeceğimiz rakam 250 metreküptür.
.
1 metreküp alana 700 kilogram = 1 milyon nohut sığdığını da hesapladım. Öyleyse; nasıl ki dört katlı bir binayı tabandan tavana kadar nohutla doldurduktan sonra, en üste çıkıp teker teker sokağa fırlatarak sayamazsak, 1 milyar nohudu da o biçimde saymaya ömrümüz yetmeyecektir!
.
Gelelim Güneş Sistemi’nin de içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisi’ne... (Galaksi = Yıldız kümesi... Yıldız = Güneş gibi parlayan/yanan devasa kütle... Dünya gibi küçücük sönmüş gezegenler yıldız değil, uydudurlar. Ay da bizim uydumuzdur.) Astro-fizikçilere göre Samanyolu’nda 400 milyara yakın yıldız var.
.
Şimdi de 400 milyarı hesaplayalım: Tüm yıldızları birer nohut kadar küçültürsek, Samanyolu’ndaki yıldızları doldurmak için 4 katlı 400 binaya ihtiyacımız olacaktır.
.
Bitmedi... Peki, evrende kaç tane yıldız kümesi/galaksi var? Okuduklarım içinde en mütevazı olanı 100 milyar sayısını veriyordu. Fakat bazı galaksilerde 200 milyar yıldız, bazılarında 300 veya 400 milyar yıldız olduğu da tahmin ediliyor. Peki; her galakside ortalama 250 milyar yıldız olduğunu varsayarsak, nohutları/yıldızları doldurmak için bize kaç daire gerekli?
Hesabı sürdürelim:4 katlı 400 bina x 250 milyar = 100 trilyon bina demektir!..
.
Bu sayı da şu anlama gelir: Dünyadaki tüm binaları ve tüm kapalı alanları nohutla doldurun ve şu anda üzerinde yaşadığımız dünyanın ikizi olan 3 bin dünya daha yaratın; hepsinin içindeki kapalı yerleri de nohutla doldurun... İşte evrende o kadar sayıda yıldız var, denebilir!!!
.
Bir de yıldızlar arasındaki ışık yılı (10 trilyon kilometre) ile ölçülen akıl almaz mesafeleri de hesaba katıp evrenin genişliğini düşleyin artık...
.
Ve son olarak da evrenimizin milyarlarca yıldır durmaksızın bir balon gibi şişerek genişlediğini de hayal edin edebilirseniz. Paralel evrenleri de artık hesaba katmayalım isterseniz. Kolay gelsin. :-)
.
Son söz: “Dünyadaki tüm sahillerde kaç katrilyon adet kum tanesi varsa; evrende çok daha fazla sayıda yıldız bulunabilir.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

1 tam 1000 anlama değer... derinlik sarhoşluğu bir kez sardı mı insanı öz'ü görmemek mümkün mü? sevgi ve saygı benden...

Carolina Isolabella Özgün 
 13.01.2011 12:32
Cevap :
Derinliğin büyüsü, sarhoşluğu, gizemi, Hakikati... Hepsi öz'e giden yollar, değil mi? İçinizdeki Öz'e selamla, saygıyla... MS  13.01.2011 12:39
 

İnsanın milyarlarca hücre ile dolu bütününü düşünürsek..., içimizdeki galaksiler, alemler, kainatlar, evrenler... oyy ne de fazla olur... sınırlı düşüncelerin sonsuzluğa ulaşması için iyi bir yöntem bu yazı... teşekkürler

Carolina Isolabella Özgün 
 13.01.2011 12:05
Cevap :
İç sesiniz ne kadar güçlü Sayın Özgün; bu bloğu salt bu dip notunuzun ana fikri için yazmıştım! Sınırlıyız, çok sınırlı; ama bunlar kendi kendimize koyduğumuz sınırlar. Hayal gücümüz ve ruhsal farkındalığımız ise sınır tanımıyor, bu blogla sınırları genişletmekti art niyetim. Ve bu niyeti ilk okuyan siz oldunuz. Minnettarım, bilincinize sağlık. Sizin de son bloğunuzdaki derinlik ve o "öz" beni çok etkilemişti. Şu cümlelerinizin gerçek derinliğini acaba kaç kişi anlayabiliyor bu dünyada: "Her ufak yükleniş bir adım sayılır yeni bir başlangıca. Hiç mi sebepsiz bir şey olmaz, hep neticeye mi doğar insan?!" İyi ki varsınız, teşekkürle, gıptayla, selamla, derin saygıyla...  13.01.2011 12:26
 

Yazınızdan, bilgilendiğim oranda, böylesi yazılardan sonra hep olduğu gibi, hüzünlendim de...Çünkü,insanoğlu olarak ne kadar aciz olduğumuzu düşündüm, buna bağlı olarak her tür kavganın,çekememezliğin, anlaşmazlığın ne denli anlamsız olduğunu da... İnaçla, bilim hiçbir zaman ters düşmüyor aslında.Kur'an-ı Kerim'de, evrenin genişlediğine dair ayetler var;1400 sene önce bilimin hangi düzeyde olduğu belli.Ama çoğumuz kendi dilimizden mealini,tefsirini okumadan, önyargılı olarak ahkam kesmeyi seviyoruz.Zaten Allah,Hz.Muhammed'e:"sen iknaya çalışma,biz isteseydik hepiniz inanırdınız,senin görevin sadece tebliğ "diyor.Herşeyin,nedenini biz bilemeyiz...Tekrar teşekkürler,değerli çalışmanız için.Saygı ve selamlar...

Nur Eşmeli 
 01.12.2010 19:47
Cevap :
Teşekkür ederim bu düşündüren dip notunuz için saygıdeğer hocam. Tabii cüsse olarak bir toz tanesi dahi değiliz tüm insanoğlu, hatta Güneş Sistemi olarak; ama iş düşünceye ve iradeye gelince, bence o kadar da küçümsenmeyecek varlıklarız. Madem Kuranıkerim'den söz açtınız, o hâlde Allah'ın bize kendi Küllî İrade'sinden bahşettiği Cüz'i İrade'den de söz edelim... O Yüce İrade o kadar büyük ki, onun cüzi olanı dahi bakınız bu büyüklükleri idrâk etme ve bazı ölçülerle anlatabilme yeteneğine sahip. Yeryüzünde 15 milyon canlı türü var, 6 bin dil ve 3 bin din var. "Hayır ve Şer" birlikte var, her şey zıddı ile kaim, değil mi?!. Yaklaşık 5 milyar insanın inandığı 5 büyük dini inceledim, Kuranıkerim'in 5 ayrı meali ve tefsiri ile çalıştım, her dine mensup insanlarla tanıştım, birinci ağızdan inançlarını öğrenmeye çalıştım. Benim anladığım Külli İrade çok çeşitliliği seviyor ve hiçbir inancın zorla, kılıçla kabul ettirilmesinden yana değil. Ve haklısınız sadece tebliğ görevi veriyor. Saygıyla..  01.12.2010 20:41
 

Farklı kulvarlarda öylesine ustaca dolanıyorsunuz ki, dağarcığımız evren gibi git gide genişliyor. Bu yazıyla deha olduğunuz anlaşıldı. İnşaatların önünden geçerken, nohut aklıma gelecek, gökyüzüne bakarken özdeyişiniz... Esen kalınız.

Ayten Dirier 
 26.11.2010 23:23
Cevap :
Estağfurullah Ayten Hanımcığım, Atatürk'ten bu yana bu ülkede deha çıkmadı bence... Bu gidişle 50 yıl daha çıkmaz, diye düşünüyorum. Karınca kararınca, yeteneklerimin ve olanaklarımın elverdiği ölçüde dünyanın belirli merkezlerinde geliştirilen bilimsel araştırmaları takip ediyor ve onlardan aldığım ilhamla zihnimde gelişen düşünceleri sizin gibi öğrenmeye âşık değerli insanlarla paylaşıyorum sadece... Siz benim yazılarımı okuduğunuzu hissettiriyorsunuz, ben sizin yazılarınızı okudukça sizin araştırmacı enerjinizden payıma düşeni alıyorum. Çok teşekkür ederim. Selamla, derin saygıyla... MS  27.11.2010 18:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 3492
Toplam mesaj
: 296
Ort. okunma sayısı
: 2767
Kayıt tarihi
: 05.05.07
 
 

İngilizce öğretmeniyim, çevirmenim, dilmaçım, araştırmacıyım. / Beş kitabım var: Beynin Kimliği, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster